15 Ağustos ruhuyla faşizmle hesaplaşmalı

Zeki AKIL

12 Ağustos 2017 Cumartesi | Forum


15 Ağustos tarihsel çıkışının üzerinden 33 yıl geçti. Bu tarihi bize armağan eden başta Önder Apo, büyük komutan Agit ve kan, emek verenleri saygı ve minnetle anıyoruz. 15 Ağustos’la başlayan ve bir şiir, roman gibi devam eden Kürdistan devrimini durdurmaya ve tasfiye etmeye kimsenin gücü yetmedi. Bu atılımın altında beyin ve yürek gücünün müthiş yoğunlaşması ve devrimin kırılmaz iradesi vardı.

Kenan Evren öncülüğündeki askeri faşist yönetim 15 Ağustos atılımını bastırmak için tüm gücünü kullanmıştı. Cunta tüm muhalefeti silip süpürmüş, halkı teslim almış, onlardan habersiz kuş uçmaz olmuştu. Kendilerinden o kadar emindiler ki, Ağustos atılımıyla şaşırıp kalmış, kimyaları bozulmuştu. PKK kimsenin hayal bile etmediği, bırakalım cesaret etmeye rüyasını bile göremediği, yanından geçmediği gerilla savaşını başlatmıştı. Koşullar inanılmaz oranda cuntanın lehine işlemişti. Ancak Önder Apo devrimin iradesinin ortaya koymaktan çekinmemişti.

Kenan Evren’in durduramadığı 15 Ağustos direnişini şimdi faşist AKP ve Erdoğan bastırmaya çalışıyor. O karanlık ortamda, çok az olanak ve insanla başlayan direnişi bunca deneyim ve güce ulaşmış haliyle Erdoğan nasıl bastıracak? Bu 33 yıl boyunca hiç yenilgiye ve kesintiye uğramayan direnişi bastırmaları açık ki, o kadar kolay olmayacak. 1980’lerde kendilerine daha fazla şans tanıyorlardı. Ortadoğu’daki ulus devletler hala güçlü ve ayaktaydılar. Şimdi Irak ve Suriye çökmüş durumda. Bölge ve dünya koşulları değişmiş. En önemlisi de Kürtler artık eski Kürtler değiller. Kürtler dört parçada örgütlenmiş ve eskiye göre büyük deneyim ve olanaklara kavuşmuş durumdalar.

Türkiye faşist ve ırkçı karakteriyle dünyada artık giderek tecrit oluyor. DAİŞ kafalı Erdoğan Kürt düşmanlığında 1920’leri aratmıyor. Kenan Evren’e rahmet okutur hale geldi. Erdoğan gırtlağına kadar suça bulaşmış ve Türkiye’nin en ırkçı kesimlerine sığınmış halde. Temel İttifakları MHP, Ergenekon, Doğu Perinçek ve Sedat Pekerler olmuş. Evren, Doğan Güreş ve Tansu Çiller onların başaramadığı ezme ve yok etmeyi strateji olarak önüne koymuştur.

İttihat ve Terakki, Ermenileri soykırıma tabi tuttu. Cumhuriyeti kuranlar bu çizgiyi temel alıp yollarına devam ettiler. Anadolu’daki Yahudiler, Rumlar, Asuriler ve diğer azınlıklar temizlendiler. 1920’lerden günümüze kadar da soykırım politikaları aralıksız Kürtler üzerinde sürdürüldü. Kültürel soykırım hiç aksatılmadan uygulandı. Şimdi Ortadoğu yeniden yapılandırılırken Türkiye’yi yöneten faşist ve ırkçı zihniyet 1920’lerde olduğu gibi Kürtleri yok ederek cumhuriyeti selamete çıkarmak istiyorlar. Cumhuriyetin selameti için halkların kurban edilmesi alışkanlığından bir türlü vazgeçmediler.

15 Ağustos tam da bu soykırımcı ve hakları kurban etme zihniyetine ve pratiğine karşı bir isyandı. Bu isyana anlam verme, ırkçı ve tekçi zihniyeti terk etme yerine Erdoğan tam da Hitlervari bir havada ortalıkta boy göstermeye başladı. Kürtlerin soykırıma karşı çıkmaları ve meşru savunmaya geçmeleri en doğal haklarıydı. 15 Ağustos’un tarihsel önemi bu açıdan da görülmeli. Cumhuriyet katliamlar ve halkların inkârı üzerine kuruldu. Bugüne kadar kimse bunun hesabını devleti yönetenlerden soramadı. Türk yöneticileri bunun lüksünü yaşadılar. Faşist ve ırkçılar utanmaz ve arlanmazlar. Hep gücü esas alırlar. Karşılarında güç olmadı mı, hiçbir ahlaki ve insani ilkeyi dikkate almazlar. Bu açıdan 15 Ağustos’a ve önderlerine karşı sınır tanımaz bir düşmanlık ve kinle dolular. Soykırımı sonuca götürmek için acele ediyorlar ve her şeyi yapıyorlar.

Kürt halkı tekçi ve ırkçı ulus devlet anlayışına boyun eğmeyecektir. AKP ve MHP’nin tüm saldırılarına karşı duracaktır. Agit önderliğinde çok sınırlı bir güçle hesap sorma cesareti gösterdiler. Şimdi Agit’in ardılları binlerle direniş alanlarına akın etmiş durumda. Kürdistan gençliği halkını ve varlığını koruyacaktır. Irkçılık insanlık suçudur. Buna karşı direnmeyenler, sessiz kalanlar da suç ortaklarıdırlar. Kürdistan halkı, Türkiye’nin demokrasi güçleri faşizmden hesap soracaklardır.

15 Ağustos’u 34. yılında hesap sorma ve faşizmi alaşağı etme temelinde karşılamak gerekiyor. Eruh ve Şemdinli’yi çoğaltma zamanlarındayız.


336

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA