Sîmir yol alan bir Kawa

Sîmir’ı yazdığında 10 yıldır zindandaydı. Büyük bir istek ve emekle yazdığı Sîmir’ın yayınlandığını görmeden 10 Ekim 2015’te Ankara’da 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiği katliam tarihinde, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

09 Ağustos 2017 Çarşamba | Kültür-Sanat


GÜLAZER AKIN* 


Şirnex (Şırnak) Berkevır’lı olan Ali Alp (Kawa) 15 yıllık bir Kürt savaşçısıydı. Askeri kanunla Kürt Özgürlük Hareketi’ne alındığında Gabar’da 13 yaşında bir çobandı. Gernas onu sürünün önünden alıp götürdüğünde ısrarla, “Yalnız gelmem, aşağıdaki çobanları da almazsanız adım atmam” deyip yönlerini diğer tarafa verdiklerinde saflara dahil olan üç çoban olmuştu. Durmadan ağlayan, annesini özleyen, geri dönmeyi düşünen Eliyê Şivan hastalandığında, yoldaşlarının yaptığı fedakarlıklara tanık olduktan sonra tüm zorlanmalara rağmen yönünü değiştirir, Kawa olur.


Çetin coğrafyanın çetin yaşamı

Açlığı, susuzluğu, soğuğu, şehadeti, ihaneti, kahramanlığı görerek yol alan, her şeyi o dağların doğuran bereketinden emerek büyüyen Kawa, kendisiyle çetin bir coğrafyanın çetin yaratımını örnekler bize. Sîmir’ı yazdığında 10 yıldır zindandaydı. Büyük bir sorumuluk, istek ve emekle yazdığı Sîmir’ın yayınlandığını görmeden 10 Ekim 2015’te Ankara’da 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiği katliam tarihinde, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Kawa, aynı zamanda bir gaziydi. İlk yarasını aldığında bir daha dilinin dönmeyeceğini düşünüyorduk. Bir akşam üstü ateşin etrafında toplanıp, şehit düşmüş diye acısını yüreğimize sürüp suskunlaştığımız bir anda düşe kalka, ağaçlara çarpa çarpa bize doğru geldiğinde tarih 1995 ve yer Xaçê Reş’ti.


Hayatın akışkanlığında

Yanına vardığımızda kan revan içindeydi. Sonraki zamanlarda yine yaralandı, sonra yine… En az 12 yerinden… Tüm yaşadıklarını, duygularını, düşüncelerini, üstesinden gelemediği, güç aldığı her şeyi Kürtçe ve tüm doğallığıyla anlatıyor. Acı ve komiklikleriyle hayatın kendi akışındaki tüm taşkınlıkları, terslikleri, yücelikleri, güzellikleri…Bu kitap sadece kendi anılarından oluşmuyor elbet. Görüp dokunduğu her yeri, dağı taşı, en önemlisi de Kürt özgürlük mücadelesinin sayısız kahramanını anlatıyor.


Diriliş ve direniş yolculuğu

Özgürlük savaşının savaşçılarını Simurg kuşu efsanesine benzeterek anlattığı diriliş, direniş ve yaratım yolculuğunda Garzan eyaletinde ölümsüzleşen sayısız kahramanı yaşanmışlıklarıyla anlatıyor. Serbestê Kıçî, Behremê Didêrî, Kemalê Spêrtî, Dr. Kendal, Xeyri, Merwan, Roza, Mızgîn, Rehime, Şerif, Yasin ve daha onlarcası…

Büyük bir belge niteliğini taşıyor ve hepsi de yaşanmışlıklardan damıtılarak satırlara akıyor. Bir çobanın, bir gerillanın, bir tutsağın ve bir şehidin dilinden, yüreğinden, yarasından dökülen satırlar okunmalı. Ali Alp’ın kaleme aldığı Sîmir, Aram Yayınları’ndan yeni çıktı.

* Gebze Kadın Kapalı Cezaevi



345

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA