Faşizme karşı 14 Temmuz ruhuyla durma zamanıdır

Zeki AKIL

15 Temmuz 2017 Cumartesi | Forum

14 Temmuz Ölüm Orucu’nun üzerinden 25 yıl geçti. Tarihimize yön veren ve bizi direniş kültürü içinde şekillendiren kahramanlarımızı büyük bir saygı ve minnetle anıyoruz. 14 Temmuz’u yine direniş ve devrim coşkusu içinde karşılıyoruz. 12 Eylül faşist cuntası nasıl ki, Kürt halkını tarihten silmek ve öncülerini ortadan kaldırmak istediyse bugün de Erdoğan öncülüğünde faşist güruh aynı amaçlı saldırıları sürdürüyorlar. Halkımıza karşı komplo ve soykırım oyunlarını oynamaya devam ediyorlar.

Erdoğan 15 Temmuz darbe girişimini Allah’ın vergisi olarak ifade etti. Bunu fırsat bilerek karşı darbeler serisini pratikleştirdi. OHAL rejimine geçti. Faşist rejimi oturtmak için Bahçeli ile gizli anlaşmalar yaparak Kürt düşmanlığı temelinde birleştiler. Türkiye`de demokrasi güçlerinin ve Kürt halkının başına çorap örmeye devam ediyorlar. Türkiye’yi mevcut baskıcı, faşist yasalar ve anayasayla bile yönetmez hale geldiler. Bunun için Erdoğan’ı Hitler gibi yetkilerle donatacak kumpaslara gittiler. Dört dörtlük ırkçı ve soykırımcı bir yönetimi hâkim kılmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

14 Temmuz ölüm orucu Kürdistan özgürlük hareketine her koşulda direniş ruhu verdi. Zorluk, karanlık ve ihanet hangi boyutlarda olursa olsun, koşullar ne kadar aleyhte olursa olsun direnilebileceğini gösterdi. Bu direniş zemini ve mirası üzerinde 19 Temmuz Rojava Devrimi’ne ulaşıldı. Özgüce dayalı, yenilmez bir irade olarak bugün Kürdistan’ın dört parçasında yükselen bir devrim ve örgütlenen bir halk yaratıldı. Türk ırkçılarının feveran içinde beka sorunumuz var diye saldırganlaşmaları şimdiye kadar işledikleri tüm suçlar ve katliamlara rağmen sonuç alamamalarından kaynaklanmaktadır. 

Erdoğan devletin tüm güçlerini ve olanaklarını ele geçirdiği halde kendisini güvende hissetmiyor. Karanlık oyunlara ve büyük suçlara bulaştı. JİTEM gibi gizli silahlı örgütler kurmaya, Hüda-Par gibi güçleri Hizbi-kontra gibi kullanmak için hazırlıyor. Elindeki istihbarat örgütleri, korucu ordusu, dev gibi bir ordu, polis güçleri yetmiyor. Suriye’ye soktuğu işgal güçleri eliyle Türkmen, Arap vb birçok çevreden, silahlı çetelerden devşirdiği güçleri Kürtlerin üzerine salmak için fitne fesat içinde. Türkiye içinde de devleti ve basını kullanarak 15 Temmuz darbesine karşı sözde direnmiş, halkı demokrasi için harekete geçirmeye çalışıyor. Faşist zihniyeti ve iktidarı için halkın bilincini çarpıtmaya, faşizme kitle tabanı yaratmaya çalışıyor. Erdoğan halkların düşmanlığından ve 14 Temmuz direniş ruhuna karşıtlığından başka hiçbir şey yapmıyor. Erdoğan ne yaparsa yapsın, hangi yalan ve demagojiye başvurursa vursun, faşist ve ırkçı olmaktan başka bir sıfatı elde edemeyecektir. Maskesi düşmüş ve karakteri deşifre edilmiştir.

14 Temmuz 1982’de hangi zihniyet ve tehlike ile karşı karşıya kaldıysak şimdi de aynısıyla karşı karşıyayız. Aradan 35 yıl geçmiş. Dünya ve Ortadoğu’da büyük değişiklikler olmuş. Türkiye’de hükümet olanların adı değişmiş ama niyetleri ve icraatlarında bir değişiklik olmamıştır. Değişim savaşı ve şiddeti daha fazla yayma ve daha etkili ölüm kusan silah tekniklerini elde etme şeklinde olmuştur.

14 Temmuz direnişi faşist cuntaya unutulmaz bir yenilgi tattırdı. 15 Ağustos gerilla atılımıyla yenilmez bir Kürt gerçekliği ortaya çıkardı. Bugün Erdoğan’ın öncülük ettiği faşist ve soykırımcı rejim yine büyük bir direnişle karşılaşacaktır. Kürt halkının, başta da gençliğinin 14 Temmuz ruhuyla ayağa kalkacağı kesindir. Faşist şeflerin akıbetleri biliniyor. Hitler, Musolini ve diğerlerinin sonunun ne olduğunu herkes biliyor. Kenan Evren bile son günlerinde yargılanmaktan kurtulamadı. Erdoğan’dan ve faşist yönetiminden hesap sorma onuru Kürt halkına ait olacaktır. Bu açıdan Kürdistan gençliği devrime öncülük etmek için görev başına diyoruz. Anti faşist mücadelede gençlik önde olmak zorundadır. Gençlik zorbalığa ve adaletsizliğe kayıtsız kalamaz. 

Ali Çiçek gençliğin sembolü olarak öne çıktı. Genç yaşında tarihi bir eylemin içinde oldu ve direniş tarihimize geçti. 14 Temmuz Ölüm Orucu’nun en genç eylemcisi olarak faşizmin üstüne yürüdü. Hayri Durmuş onu Kürdistan’ın Kızıl Yıldızı olarak tanımladı. Hep yükseklerde parlayan ve yön gösteren bir öncü olarak rolünü oynamaya devam edecektir. Yenilmez 14 Temmuz ruhuyla faşizmin üstüne yürüme ve Ali’leşme zamanıdır! 



568

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA