Rezalet halen tartışılıyor

Erdoğan'ın talimatlarıyla Washington'da Kürtlere yönelik saldırıya tepkiler sürüyor. Senatörlerin "Türk Büyükelçisi kovulmalı" talebinin ardından Büyükelçi, ABD Dışişleri Bakanlığı'na çağrılarak kamuoyunun duyduğu rahatsızlık aktarıldı. Senatörler Erdoğan’a bir mektup da yazdı.

20 Mayıs 2017 Cumartesi | Dünya

Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan'ın Washington ziyaretinde, akıllarda kalan Erdoğan'ın korumalarının Türk Büyükelçiliği önünde barışcıl gösteride bulunan Kürtlere yönelik saldırısıydı. Erdoğan’ın aylardan beri hayalini kurduğu görüşme, korumaların ortaya koyduğu vahşetin gölgesinde kaldı.  

Görüntü kayıtlarıyla bizzat Erdoğan'ın talimatı ve izlemesiyle gerçekleşen saldırısı sonrası Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, ABD Dışişleri Bakanlığı'na çağrılarak Amerikan tarafınını rahatsızlıkları aktarıldı. 

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Thomas Shannon ile görüşen Kılıç'a, Washington'da yaşanan olaylardan dolayı duyduğu endişenin aktarıldığı belirtildi.

Erdoğan'ın ziyareti sırasında Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği konutunun önünde bir grup Kürt ellerinde 'Demirtaş'a özgürlük' dövizleriyle barışcıl gösteride bulunmuş, Erdoğan'ın korumalarının saldırısı üzerine de 11 kişi yaralanmış,  saldırganlardan 2 kişi gözaltına alınmıştı. 

ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington polisinin yanı sıra çok sayıda Cumhuriyetçi ve Demokrat Partili senatör saldırıyı kanayan açıklamalar yapmıştı. 

En sert eleştiri ise Cumhuriyetçi Parti Senatörü John McCain'den gelmişti. McCain "Burası Türkiye değil, burası üçüncü dünya ülkesi değil. Bu haydutluğun özrü olmaz" demişti. McCain, Türk Büyükelçisi'nin de sınırdışı edilmesi gerektiğini söylemişti. 

Senato’dan Erdoğan’a mektup

Amerikan medyası, Erdoğan yandaşları ile korumalarının, PKK yanlısı grupla tutuştuğu kavgaya geniş yer verirken, Demokrat Partili Senatör Dianne Feinstein ve Cumhuriyetçi Partili John McCain, Erdoğan’a ortak bir mektup göndererek, barışçıl protestoculara şiddetle saldıran görevlilerin sorumlu tutulmaları yönünde çağrıda bulundu.

Senatörler, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’ın konutu önünde yaşanan olayların ABD yasaları ve düşünce özgürlüğü kapsamında kabul edilemez olduğunu belirtti ve "Ne yazık ki, bu olaylar hükümetin basın, etnik azınlık gruplar ve muhaliflere nasıl davrandığını yansıtıyor" görüşünü savundu. 

California’dan Demokrat Parti Milletvekili Ed Royce da, ADB Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Adalet Bakanı Jeff Sessions’a yolladığı mektupla, Erdoğan’ın korumaları hakkında yasal işlem başlatılmasını istedi. 

Talimatı Erdoğan verdi

Öte yandan 'Demirtaş'a özgürlük' dövizleri taşıyan  protestoculara yönelik saldırının Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda yapıldığı ortaya çıktı. 

Erdoğan'ın olan biteni makam aracından izlerken korumasıyla yaptığı konuşma sonrası protestoculara yönelik bir saldırının gerçekleştiği görülüyor. Videonun ses analizini yapan uzmanlar ise 'saldırı talimatını' Erdoğan'ın verdiğini söylüyor.

ABD basınında Erdoğan'ın Donald Trump'ı ziyaretinden daha fazla ses getiren olayla ilgili ortaya çıkan yeni bir video ve videonun ses analizi ise Erdoğan'ın olan biteni aracından izlediği ve saldırı emrini verdiğine de işaret ediyor.

Washington'daki ABD Kamu Televizyonu olarak bilinen Amerikanın Sesi tarafından yayınlanan videoda Erdoğan'ın Washington'daki Büyükelçilik konutuna geldiği, korumalar ve kalabalık ile protestocuların karşı karşıya olduğu ama kavganın henüz başlamadığı görülüyor.

O sırada protestocuların sloganları yükselirken, Erdoğan'ın da yakın koruması ile konuşmaya devam ettiği videoya yansıyor.

Videonun bir kısmında ise korumanın aldığı talimatı diğer korumalara bildirdiği ve bunun ardından protestoculara saldırı düzenlendiği görülüyor. Videonun ses analizini The Daily Caller'a yapan profesyonel ses editörü Salih Ferad, bazı ses teknikleri kullanarak yaptığı analizinde Erdoğan'ın korumalarına 'Saldırın' talimatı verdiğini belirtiyor.

Ferad ayrıca, Erdoğan'ın korumalarıyla yaptığı konuşmanın hemen ardından korumanın 'Dalın diyor, Servet abi dalın diyor' sözlerinin de duyulabileceğini söylüyor.

Saldırı Türkiye’yi yalnızlığa itecek

Öte yandan Alman basını da Erdoğan'ın Trump'tan istediğini alamadığını haberlerinde işledi. Die Tageszeitung'da yazan Jürgen Gottschlich 'Tamamen reddedildi' başlıklı yazı yazdı. Gottschlich’in, Washington’daki saldırıya ilişkin değerlendirmesi ise şöyle:"Görüşmeden elde somut olarak kalan, Erdoğan'ın korumaları tarafından Türkiye Konsolosluğu önünde Erdoğan'ı protesto eden Kürtlerin hastanelik edilecek kadar dövülmeleri görüntüleri oldu. Gelecek hafta Çarşamba günü Erdoğan dünya turnesinin sonunda Brüksel'de AB'li liderler Junker ve Tusk ile bir araya gelecek. Belki Türkiye Cumhurbaşkanı o zamana kadar siyasi gerçekliği yeniden geri kazanmış olur ve en azından Brüksel'de kurtarılması gerekenleri kurtarabilir. Zira dünya liderliği konusunda diretmeye devam ederse, Türkiye'yi sonsuza kadar yalnızlığa itecektir."

Erdoğan’ı küplere bindirdi

Alman Landeszeitung gazetesi ise yorumunda, Türk tarafının Washington’daki vahşeti ile Erdoğan’ın Trump’ı ikna edememesi arasında paralellik kurmuş. Yorumda şu ifadeler oldukça çekici:"Kendisini Sultan olarak hisseden Erdoğan'ın, kendisini dünyanın kaderini tayin eden lider olarak gören Trump'a, Pentagon'un en modern silahlarla donatmakta olduğu YPG'nin sadece cihatçılara karşı etkili bir güç değil, gelecekte bir Kürt devletini Türkiye'ye karşı savunacak bir Kürt ordusunun temelini oluşturacak bir oluşum olduğunu izah edememiş olması O'nu küplere bindiriyor. Ufku küçük palavrası bol adam, hayalleri büyük palavrası nispeten az olan adamın sözlerine inanmak istemediği için de Erdoğan'ın korumaları Beyaz Saray'ın hemen yanı başında gösteri özgürlüğünden ne anladıklarını gözler önüne serdi."   


HABER MERKEZİ 


427

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA