‘Kadınların direnişi o Saray’ı mühürleyecek’

“Kadınlar birlikte ‘hayır’ diyor” diyerek Türkiye’nin dört bir yanında eş zamanlı eylem yapan kadınlar, referandum öncesinde son sözlerini söyledi: Tek adam rejimini durdurmak elimizde, hayır!

15 Nisan 2017 Cumartesi | Kadın

Kadınlar, referanduma az bir süre kala Türkiye’nin dört bir yanında eş zamanlı olarak “Kadınlar hep birlikte Hayır diyor” şiarıyla sokaklara çıktı. Polisin engellemelerine rağmen İstanbullu kadınlar Kadıköy’de, Ankaralı kadınlar Sakarya Caddesi’nde, İzmirli kadınlar Kemeraltı Çarşısı girişinde, Adanalı kadınlar Ceyhan İlçesinde bulunan HDP Bölge Temsilciliği önünde bir araya gelerek, tek adam rejimine karşı son sözü söylediler: “Hayır” 

Tüm kadınlara şu çağrı yapıldı: “Gelin neye ‘evet’ diyeceğimize bizim adımıza hep bizden daha iyi bildiğini düşünen bir takım adamlar değil, biz karar verelim. Hayatlarımıza, haklarımıza ve yarınlarımıza sahip çıkmak için kadınlar birlikte hayır diyelim!”

“Kadınlar birlikte hayır diyor” pankartıyla yürüyen kadınlar bir yandan Tek Adam rejimine meydan okudu bir yandan da “hayır” diyen diğer kadınları eylemlerine desteğe çağırdı.

Yürüyüşler sırasında vekilliği ve parti üyeliği hukuksuzca düşürülen HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’a ve tüm mahpus kadınlara selam gönderen kadınlar, “hayır” gerekçelerini tek adam rejiminin ve hızlı karar alma mekanizması bahanesinin kadınlar açısından olası sonuçlarını sıralayarak anlattı.

Erkek Meclis’in erkek bakanlar kurulu

Kadınların hayatlarının halihazırda zaten yüzde 82’i erkeklerden oluşan bir meclis ve neredeyse tamamı erkek olan bir Bakanlar Kurulu’nun karar verdiğini belirten kadınlar, şimdi ise önlerine konanın bütün yetkiyi tek bir erkeğin insafına bırakmak olduğunun altını çizdi.

Hızlı icraat dedikleri tecavüzcüleri aklamak

“Çift başlılığı kaldırmak”, “hızlı karar hızlı icraat” gibi sözlerle toplumun ikna edilmeye çalışıldığını söyleyen kadınlar eğer icraatlar hızlı işleseydi sonuçlarının ne olacağını tek tek anlattı:

* Tecavüzcüleri evlilikle aklamayı hedefleyen yasa tasarısı bir gecede, biz sokağa çıkamadan Meclis’ten geçirilebilirdi.

Cinsel istismarcılar affedilmiş, kürtaj ve doğum kontrol gibi bizlerin bedenine ve hayatına dair konularda karar hakkı elimizden alınmış olurdu.

* Gittiğimiz mahkemelerde hak savunmak imkânsızlaşacak, kapılar yüzümüze kapanacak.

* Kadına yönelik şiddetle önemli kazanımlar olan İstanbul Sözleşmesi gibi uluslararası anlaşmalar Cumhurbaşkanı tarafından istediğinde feshedilebilecek.

* Cumhurbaşkanı Bakanlar Kurulu’na bile gerek olmadan kararname yoluyla şiddete karşı mücadele eden derneklerimizi istediği gibi kapatmaya devam edebilecek.

* Bütçe teklifini Meclis değil tek bir adam, yani Cumhurbaşkanı oluşturacak. Bütçe derken geleceğimizi en büyük yatırımını savaşa yapan Cumhurbaşkanı belirleyecek.

Anayasa değişikliğini engelleyecek gücümüz var

Ülke nüfusunun yarısı, yani 40 milyon kadın olduklarını tekrar hatırlatan kadınlar “Erkeklerin ve erkek egemen düzenin hayatımızdaki tahakkümünü arttıracak, sesimizi kısacak bu anayasa değişikliğini engelleyecek gücümüz var” dedi.

Tüm kadınlara haklarını, kazanımlarını ve hayatlarını hiçbir adamın eline bırakmama çağrısı yapan kadınlar, “Gelin neye ‘evet’ diyeceğimize bizim adımıza düşünen bir takım adamlar değil, biz karar verelim. Hayatlarımıza, haklarımıza, yarınlarımıza sahip çıkmak için hayır diyelim!” diyerek açıklamalarını sonlandırdı. 




 HABER MERKEZİ


434

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA