Bournemouth’dan Rojava’ya: Kürdistan’ın Holmes’u

Jac Holmes, İngiltere’nin Bournemouth kentinde doğdu; Rojava’nın özgürlük mücadelesine kulak verip yola düştü. Şehit düşen arkadaşları Kosta ile Ryan’ın mirasını da devralan Holmes, söz veriyor: “Rojava tamamen özgürleşene kadar burada kalıp savaşacağım.”

07 Şubat 2017 Salı | Dizi

EREM KANSOY / LONDRA 


İngiltereli YPG savaşçısı Jac Holmes, ülkesindeki vatandaşlara seslenerek DAİŞ’in olduğu ülkelerde neler yaşandığıyla ilgili bilgi verdi; duyarlı olunması ve tehlike kapıya gelmeden aktif önlem alınması gerektiğine vurgu yaptı. Geçen hafta cenazesi İngiltere’ye gönderilen YPG savaşçısı Ryan Lock’un da arkadaşı olan Holmes, “Ryan muhteşem bir insandı” dedi.

Jac Holmes… İngiltere’nin Bournemouth kentinde dünyaya gelen 23 yaşında bir YPG savaşçısı. Holmes, hiç bilmediği topraklardaki insanların yaşam ve özgürlük mücadelesine katılıp destek olmak için yola çıktı. 

YPG’ye geçtiğimiz yılın Ocak ayında katılan Holmes, DAİŞ ile Til Nasir yakınlarında çıkan bir çatışmada yaralanmıştı. Kısa sürede direnciyle ayağa kalkan Holmes, DAİŞ’e karşı savaşmaya devam ediyor. Yaralandığı günlerde “Daily Mail” gazetesine verdiği kısa demeçte, “Rojava’da yaşananları ve bunun karşısında Britanya hükümetinin ve dünyanın sessizliğini her gün izlemekten rahatsızım” sözlerini dile getirmişti.

Reqa’nın kuzeyinde bulunan ve “Fırat’ın Gazabı Hamlesi”ne katılmak üzere hazırlık yapan Holmes, bölgeye yaptığı üçüncü seferinde. Tecrübeli İngiliz savaşçı, YPG’nin dünyaca tanınan simalarından. 

İngiltere’de çalıştığı işi ve yaşantısını, Rojava’ya insanlık adına yardım etmek için bırakıp YPG saflarında yerini alan Holmes, Kürtçe’yle rahatlıkla iletişim kurabiliyor.

Kendisi gibi İngiliz bir savaşçı olan Ryan Lock, 21 Aralık 2016’da, karanlığın merkezini, Reqa’yı özgürleştirmek için gerçekleştirilen “Fırat’ın Gazabı Hamlesi”nde şehit düştü. Cenazesi Rojava’dan İngiltere’ye yola çıkan İngiliz YPG’li ile Süleymaniye’den Rojava’ya geçmeden önce tanıştıklarını söyleyen Jac Holmes, arkadaşı için “Muhteşem bir insandı” dedi ve anlatmaya başladı: “Ryan, çevresi tarafından çok seviliyordu. İyi niyetli olarak bilinirdi… Ben de bunu onu ilk gördüğüm andan itibaren hissetmiştim. O da çoğumuz gibi DAİŞ‘e karşı savaşmak isteyenlerdendi. Onu asla unutmayacağız.”

Şehit arkadaşlarını ülkesine gönderirken tüm insanlığa örnek bir mücadele veren Holmes, “Rojava tamamen özgürleşene kadar kalıp savaşmaya devam edeceğim” sözünü verdi. YPG’ye katıldığından bu yana iki İngiliz arkadaşının şehit düştüğüne şahit olan YPG’li savaşçı Jac Holmes, sorularımızı yanıtladı. 


Kürlerle nasıl tanıştınız ve Rojava’daki mücadeleye nasıl katıldınız?

Suriye’deki sivil savaşı okuyor ve araştırıyordum; bu konuyu araştırırken elbette YPG ve Rojava’daki Kürtlerle de karşılaşıp öğreniyorsunuz. DAİŞ’e karşı yürütülen savaşta Kürtlerin yabancı savaşçılara da bünyesinde yer verdiğini öğrendim. Daha sonra YPG’ye katılmanın yollarını araştırdım ve katıldım. 


Savaşa katılmanızdaki motivasyon nedir?

Motivasyonum insanlığa yardım etmek ile şeytana karşı savaşmanın kombinasyonudur. 


Sizin gibi daha birçok İngiliz savaşçının bölgeye giderek mücadeleye katıldığı biliniyor. İngiltere’den YPG’ye katılan tüm bireyler adına, sadece DAİŞ ile savaşmak için bölgeye gidildiğini söylemeniz mümkün mü? Yoksa farklı alanlarda bulunanlar da var mı?

Burada bulunan arkadaşların çoğu DAİŞ’e karşı savaşmak için hazır bulunuyor. Ayrıca Rojava halkına yardım etmek, başlıca amaçlarımızdan. Burada Rojava Devrimi’ne yardımcı olan, destek olan ve savaşmayan, çeşitli projelerde görevler alan arkadaşlarımız da var. Hepimiz Rojava’nın ve Kürtlerin özgürlüğü için burdayız. DAİŞ’e karşı savaşmak bir insanlık onurudur. 


Rojava’dayken çevrenizdekilerle nasıl iletişim kuruyorsunuz?

Burada bulunduğum sürede Kürtçe öğrendim. Kürtçe’ye iyi düzeyde hakim değilim fakat iletişim kurabilecek, isteklerimi belirtebilecek ve yapılması gerekenleri anlayacak kadar öğrendim. 


İngiltere’deki yaşantıdan sonra Rojava deneyimi ciddi bir değişim olsa gerek. Rojava’da yaşadığınız zorluklardan bahseder misiniz?

Burada en büyük sorunum aslında dil ve kültür. Batı ile Ortadoğu arasında çok büyük bir kültürel fark var. Dolayısıyla ben burada farklı bir kültürden biri olarak değişik perspektiflerden olayları değerlendirip kültürümdeki farklılıkları iyi ayırt ederek buradaki kurallara ve insanlara saygı içinde olmalıyım. Bu aslında alışmak zorunda olduğumuz bir durum. 

Bir diğer karşılaştığım zorluk ise yemek problemi. Burada evde yediğiniz kadar yemek bulamıyor ve yiyemiyorsunuz. Sürekli farklı çeşitlerde de yiyecekler bulmanız mümkün değil. Açıkcası burada karşılaştığımız en büyük sıkıntılardan biri de yemek sorunu. Yemeklerimizde her zaman kutu fasulye, pirinç, makarna, ekmek ve çorba mevcut. 


Önümüzdeki Reqa operasyonuna hazırlıklar ne aşamada?

YPG birçok alanda mevzilenmiş durumda ve karadan güçlü bir operasyon yürütüyor. Biz şehirden 20-25 kilometre uzaktayız ve şu ana kadar şehrin etrafındaki birçok arazi ve köy YPG’nin kontrolüne geçmiş durumda. Operasyonun doğu bölümü kısa süre sonra başlayacak. Belki de önümüzdeki birkaç gün içerisinde… Doğu bölümünden şehre daha fazla yaklaştığımız zaman artık YPG’nin bir sonraki planını göreceğiz.

 

İngiliz devleti, gönüllü İngiliz YPG’lilere karşı nasıl bir tutum içerisinde?

Hepimiz defalarca gözaltına alındık ve sorgulandık. Ben 4 kez gözaltına alındım ve İngiliz polisi tarafından sorgulandım. Bizim ne yaptığımızı, hatta hakkımızda her şeyi biliyorlar. Aslında onların tercihi, bizim Rojava’da olmamamız yönünde. Fakat yaptığımız şey yasadışı değil ve bunu yapmakta özgürüz. O yüzden buradayız, Kürtlerleyiz.


Rojava’da YPG ile dayanışma içinde olan farklı ordular içinden insanlar bulunduğunu duyuyoruz. Bu doğruysa, sizin karşınıza hiç başka ülkelerin ordu mensuplarından YPG ile dayanışma içinde olan çıktı mı?

Burada şu anda birçok özel NATO gücü var ve YPG ile birlikte savaşı koordine ediyorlar. Gerektiğinde YPG’nin operasyonlarına destek veriyorlar. Ben burada Amerikan ve Fransız ordusunun mensuplarıyla tanıştım. Almanların burada olduğunu duydum. Kanada ve İngiliz orduları içinden de bazılarının YPG bünyesinde, burada bulunduklarını biliyorum. 


Rojava’ya her gidiş gelişinizde yaşadıklarınızdan hiç unutamayacağınız bir anınızı anlatır mısınız?

Asla unutamayacağım şey, 2015’in Ocak ayında bir çatışma sırasında vurulmuş olmamdı. Elbette bunun dışında daha unutamayacağım birçok şey var. Hemen hemen katıldığım her operasyonda yıllar sonra anlatabileceğim bir anım olmuştur. 

Özellikle benim için burada tanıdığım insanlar da çok önemli; onları da hiçbir zaman unutmam. Birlikte savaştığımız arkadaşlarımız, Kürt, Arap ve Batılı arkadaşlarım ve elbette burada geçirdiğim zaman içinde savaşta kaybettiğim şehit düşen arkadaşlarım… Hiçbirini asla unutmayacağım. Buradaki herkesin ve her yaşanmışlığın aslında hayatımda çok önemli yeri olmuştur.


Yine bir YPG’li İngiliz gönüllü savaşçının cenazesi ülkesine geri dönmek üzere yola çıktı. İngiltere’ye ilk gelen İngiliz YPG’li şehid Kostas Eric Scurfield olmuştu. Kostas da sizin arkadaşınızdı. Kendisiyle ile ilgili bize neler söylemek istersiniz?

Kosta çok iyi kalpli bir insandı. Aynı zamanda iyi bir savaşçıydı. Ben şimdiye kadar Kosta kadar temiz ve iyi kalpli birine denk gelmedim. Onun hakkında tek bir kötü birşey söyleyecek biriyle de tanışmadım. O gerçekten güçlü bir savaşçıydı ve tanıyan herkes çok özlüyor.

 YPG içinde ciddi sayıda yabancı savaşçı olduğunu düşünüyorum. Bize yabancı savaşçıların birlikleri ve rakamları ile ilgili yaklaşık rakamlar vermeniz mümkün mü?

Söyleyebileceğim şudur ki, son yıllarda YPG’ye 500 civarında yabancı gönüllü katıldı. Aktif olarak devamlılık gösteren gönüllüler ise 100 civarında. Bu arkadaşlarımızın da çoğu Kürt birlikleri altında savaşıyor. Tabi YPG içerisinde ayrıca yabancı taburlar da var fakat sayıları çok az. 


Rojava’nın hangi bölgelerinde savaştınız, operasyonlara katıldınız?

Cizîre Kantonu’nun her yerinde bulundum. Til Hamis, Til Temîr, Abdul Aziz, Al-Hul ve Reqa’nın kuzeyinde başlatılan operasyonun ilk bölümünde bulundum.


Türkiye ile İngiltere arasındaki milyonluk silah ticaretleri hakkında ne söylemek istersiniz?

Ben düşünüyorum da, bence İngiliz hükümeti ve özellikle Theresa May, insanlık adına koca bir iğrenç bahaneden ibaret. Tek düşündükleri ve onlar için tek önemli şey paradır. Onlar şu anda veya ilerideki İngiltere’nin durumuyla alakalı değil, sadece para için adımlar atıyorlar. May ve İngiltere, Ortadoğu’da uzun vadeli bir barış ya da huzurun, bir sistemin oluşması için asla uğraşmayacaktır. Sadece ve sadece gözlerini bürüyen para onlar için önemli. Bu parazitlere oy veren ve bu kirli anlaşmaları yapacak çıkarcı insanları seçen insanlar, gelecekleri için ve kendi çocuklarının geleceği için ne kadar büyük bir mantıksızlık yaptıklarını oturup düşünmelidir. 


İngiliz halkına şu anda Rojava’dan bir YPG’li olarak mesajınız nedir?

İngiliz halkı şunu iyi bilmelidir: DAİŞ sadece Suriye’de ve Irak’ta bulunan bir sorun değildir. DAİŞ dünya üstündeki her bir birey için problemdir. Neler olduğuyla alakalı olarak farkında olmalıyız, tehlike kapımıza gelmeden derhal aktif önlem almalıyız. Bununla ilgili İngiliz halkı da aktif olmalıdır. Yaklaşan tehlikeyi önceden görmeleri gerekiyor.


Kürt gençlerine mesajınız nedir?

Kürt gençlerine şunu söylemek isterim: Dünyanın neresinde olursanız olun, her zaman bir Kürt olun ve Kürt gibi yaşayın. Kürtçe’ye çok iyi hakim olmanız gerekiyor. Kimliğiniz ve kültürünüzle alakalı bilinçli ve aktif olmalısınız. Ben herkesin burada gelip savaşmasını gerekli bulmuyorum, çünkü yaşadığınız yerlerde de yapılması gereken çok şey var. Örneğin maddi kaynak toplanması çok önemli. Ayrıca mücadeleyi yaymak, duyurmak da çok önemli. Savaşmak isteyenler içinse, yapmamaları için bir sebep söyleyemem, isteyenler savaşabilir. Fakat belirtmeliyim ki savaş koşulları oldukça zordur.




3681

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA