Almanya’da sokağa güven sarsıldı

Almanya'nın Köln kentinde 2015/2016 yılbaşı kutlamaları sırasında yaşanan toplu taciz skandalının ardından güvenlik yasaların sıkılaştırılmasıyla birlikte kadınları koruma amacıyla taciz yasaları da Federal Meclise taşındı.

11 Ocak 2017 Çarşamba | Kadın

Almanya'nın Köln kentinde 2015/2016 yılbaşı kutlamaları sırasında yaşanan toplu taciz skandalının ardından güvenlik yasaların sıkılaştırılmasıyla birlikte kadınları koruma amacıyla taciz yasaları da Federal Meclise taşındı.

Ülkede taciz tartışmaları ile birlikte aşırı sağcı partilerin de büyümesine neden olan olay, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'dan olduğu öne sürülen bazı gençlerin, kadınları taciz hatta tecavüz etmesinden sonra başladı. Bu durumdan nemalanarak seçim kampanyaları sürdüren Almanya için Alternatif Partisi (AfD) gibi aşırı sağcı partiler, Almanya'da var olan ırkçılığı daha da büyüttü.

Toplu taciz olaylarından sonra binden fazla şikayete rağmen sadece üç kişi yargılandı. Hatta bunlardan biri tacizden değil, telefon hırsızlığından yargılanmıştı. Gerekçe olarak da "delil yetersizliği" gösterildi. Bu da kadınların güvenliklerine dair inançlarını yitirmelerine neden olmuş olmalı ki, bu yılki kutlamalara kadınların katılımı geçen yıla oranla daha azdı. 

Halbuki Almanya'da geçen yıl Temmuz'da "Nein heisst Nein" (Hayır  hayır demektir") adını taşıyan yeni bir yasa tasarısı kabul edilmişti. Yüzde yüz oyla Federal Parlamento'da kabul görülen bu yasaya göre cinsel tacize uğrayan kadınların faile "hayır" demesi, 5 yıla kadar ceza almalarına yetmeli. 

Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Berlin Meclis üyesi Dilek Kolat, yılbaşı öncesi bir kampanya başlatarak, 80 bin kart postalın dağıtılmasını hedefledi. Gastronomi ve kültür tesislerinde dağıtılan kart postallarda, "Hayır hayırdır" bağlığı ile "Bir kişinin iradesine karşı cinsel yaklaşımlar suçtur" notuna dikkat çekiliyor. Sözkonusu kart postallar Ocak sonuna kadar dağıtılacak. 

"Peki bu yasa ile kadınlar kendilerini daha güvende hissedecek mi" sorusu akıllara halen çakılı kaldı. 

Kadınların yüzde 58'i güvensiz hissediyor 

BILD gazetesi konuyu araştırmak için başvurduğu Emnid anketine dayanarak, kadınların yüzde 58'in açık alanlarda eskisinden daha az güvenli hissettiğini ortaya koydu. Kadınların yüzde 31'i bir değişiklik görmediğini, yüzde 10'u ise güvenliğin arttığını söylüyor. 

Kadınların artık kendi önlemlerini aldıklarını da kaydedilen haberde, yüzde 16'sının artık biber gazı taşıdığı belirtiliyor. Kadınların yarısı ise ıssız yerlere artık gitmiyor.

Almanya'da kadınların bu denli korku yaşadığı nedenin sadece Köln yılbaşı eğlencesinde meydana gelen toplu taciz olayı değil. Artan terör saldırı korkusu, mültecilerin artmasıyla birlikte son bir yılda çok sayıda kadınların katledildiği de eklenirse, kadınların önlem olarak daha az sokağa ve kalabalık ortamlara gitmemeyi tercih etmeleri gerekçe oluyor. 

Sözkonusu ankete göre kadınlar, İslam ülkelerinden mültecilerin ülkeye gelmesiyle kendilerini daha az güvende hissediyor. Bu da yukarıda sözü edilen aşırı sağcıların bundan nasıl nemalandığını gösteriyor. 

Taciz karşısında ne yapmalı?

Anti-Şiddet-Projesi’nde yer alan Berlin polisi Christian Zorn, açık alanlarda nasıl korunulacağına dair şu önerileri yapıyor: 

* Tehlikeden uzaklaşmak: Tehlikeli bulduğunuz kişilerden uzaklaşın. Yolunuzu değiştirin ve göz temasında bulunmayın. 

* Provokasyona gelmeyin: Faile laf söylemeyin. Bu kişiyi hiddetlendirir. Kibar bir üslup ile istemediğinizi belirtin.

* Yardım arayın: Mağdur da olsanız tanık da, olay anında sesinizi yükselterek etrafınızdakilerin dikkatini çekin. 

* Kahramanı oynamayın: Faili tutmaya çalışmayın. Bırakın kaçsın. Onun yerine onu tarif edebilmek için yüzüne ve kıyafetine dikkatlice bakın. 


HABER MERKEZİ


453

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA