Krizler: Yerel mi? Evrensel mi?

03 Ağustos 2017 Perşembe

NAZMİ GÜR


2017 yazı sıcak geçiyor! Dünya’nın dört bir yanından çatışma ve savaş haberleri geliyor. Yetmezmiş gibi, dünyayı topyekün bir savaşın içine çekebilecek krizlerin varlığı ve giderek derinleşme eğilimi gösteren evrensel ölçekli kutuplaşma, bizi yeni bir dünya savaşının eşiğine getirmiş bulunuyor.

Geçen hafta Kuzey Kore Cumhuriyetinin yeni bir balistik füze denemesine daha tanıklık etti dünya. Kıtalararası balistik füze denemesi Kuzey Kore için bir zafer gibi görünsede uluslararası alanda şiddetli bir tepkiye neden oldu. Bunun üzerine ABD sert kınama açıklamaları yapmakla beraber bu kez bölgedeki müttefikleri ile askeri gövde gösterisi yapmaktan kaçınmadı. Kuzey Kore konusunda da Pekin’i suçlamaktan geri durmadı.

Çin’in yanıtı ise İç Moğolistan’da düzenlediği Çin Halk Kurtuluş Ordusunun 90. kuruluş yılı kutlamalarında adeta bir gövde gösterisi ile vermiş oldu. 

Güneydoğu Asya’da tansiyon yükselirken Güney Amerika kıtasından ise yeni kriz haberleri gelmeye başladı. 

Global ısınma yetmezmiş gibi şimdide global savaş tehdidi dünyayı sarmış durumda.

Ortadoğu da ise sular durulmuyor. Katar krizi ABD’nin devreye girmesi ile yumuşama eğiliminde olsa bile, Yemen’deki savaş tüm hızı ile sürüyor. Irak ve Suriye bildiğiniz gibi... Musul DAİŞ‘ten kurtarıldı ancak tüm ülkedeki belirsizlik durumu devam ediyor. Güney Kürdistan’ın bağımsızlık referandumu kararı bu belirsizlikten bir çıkış hamlesi gibi görünsede, yeni krizlere yol açacağı konusunda uluslararası alanda kimi kaygılara yol açmış durumda.

Rakka operasyonunda SDG zafere çok yakın. Musul’dan sonra Rakka’nın DAİŞ’ten alınması hem Irak’ta ve hem de Suriye’de dengeleri değiştirecektir. Kimi bölge devletlerinin bu gerçeği görerek oyunbozanlık yapması bu gerçeği değiştiremeyecektir. Krize oynamak ve krizi derinleştirme, çatışma ve savaştan çıkar ummak bu güçlerin beklentilerini boşa çıkaracaktır. Suriye’de saflar giderek netleşmekte. 

ABD’nin DAİŞ ile Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk, geçtiğimiz günlerde Washington Dc’de yapılan Suriye konulu bir toplantıda İdlib konusundaki görüşleri Ankara’da ciddi tepkiye yol açtı. Washington’da yükselen kaygılar aslında DAİŞ’e karşı kurulan Uluslararası Koalisyonu oluşturan tüm müttefiklerinde temel kaygısı. Aynı kaygının İran ve Rusya Federasyonu tarafındanda paylaşıldığını söylemek gerek. El Kaide ve diğer radikal grupların yoğunlaştığı İdlib, önümüzdeki günlerde ve aylarda dünyanın gündeminde olacak.

Suriye’de taşlar, ancak DAİŞ ve El Kaide gibi örgütlerin tehdit olmaktan çıkarıldıkları zaman, yerine oturacaktır. SDG kontrol ettiği tüm alanlarda, demokratik-federatif bir Suriye’nin temellerini tüm zorluklara rağmen örüyor. Demokratik Suriye Meclisinin aldığı seçim kararı bu projenin bir adımı olarak görmek gerekir. 

Dünyada olup bitenler bir yönüyle mutlaka bizi de etkiliyor. Bu nedenle dünyada olup bitenleri yakından izlemek gerekiyor. Rakka’nın özgürleştirilmesi ile Suriye’de çözüme bir adım daha yaklaşılmış olacak. SDG öncülüğünde hayata geçirilecek demokratik çözüm projesi Suriye’nin yeniden kurulmasında iyi bir model olarak dünyanın takdirini hak ediyor.

Dünya ısınırken Kürtlerin barışı ve demokrasiyi gündemlerine almaları kuşkusuz dünya barışına da en büyük katkıyı sağlayacaktır. Halkların özgür geleceği ancak savaşlara ve krizlere karşı demokratik direnişlerine bağlıdır.



853
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: