Suruç şehitlerinin ışığı

15 Temmuz 2017 Cumartesi

ZİYA ULUSOY

“Öfkede benden fırtına 

sevgide deniz”diler, 

“temmuz gibi sıcak 

ve bereketli

temmuz gibi 

uçsuz bucaksız”dılar.

(Hasan Hüseyin)


Sosyalist şairimizin dizeleri uyarlanarak ifade edilirse Suruç şehitlerini güzel anlatıyor. 

Dayanışma ezilenlerin inceliğidir. Enternasyonalizm dayanışmanın kutup yıldızıdır. 

Suruç’ta yitirdiğimiz yoldaşlar enternasyonalisttiler. Halkların kardeşliğinin sade inançlıları ve yapıcılarıydılar. 

Emperyalist-milliyetçi-dinsel kanlı boğazlaşma girdabında, enternasyonalistler, yeniden yeni bir dünya kurmanın öncüleri olarak geleceğin bugünkü aydınlığıdır. Suruç şehitleri, yıldönümünde Rojava Devrimi’yle, Kobanê halkıyla, çocuklarıyla dayanışmada, yapıcılık üstlendiler. 

Erdoğan faşizmi, ideolojik bakımdan yoldaşları hedef almakla kalmadı. Kendisini inşa etmede halkların demokratik güçlerinde yıldırıcı devlet terörüyle şok ve dehşet yaratmak istedi. En elverişli alet olarak himayesindeki IŞİD’li katilleri bombacı olarak kullandı. Amed mitingi, Suruç ve 10 Ekim barış mitingi, Kobanê katliamlarını peşpeşe yaptı. 

Böylece 7 Haziran’da Erdoğan faşizmini engelleme mücadelesinin önemli kitlesel desteği olan HDP seçim başarısında somutlanan halkların demokratik hamlesinin açtığı yolu katliamlar zinciriyle kapatmaya girişti. 

Karşıdevrimin değişik renkteki temsilcileri tam da halkların demokratik baharına gidecek yolu kapattığı için Erdoğan faşizmine destek oldular. MHP, BBP, VP, Saadet ve ordu-polis şefleri yanı sıra Kılıçdaroğlu ve Barzani yanlısı Bakûr’lu güçlerin Erdoğan faşizmini desteklemesinin nedeni de halkların baharına açılan yolu kapatmadaki kolektif çıkarlarıydı. 15 Temmuz faşist it dalaşıyla çatlamış devleti kurtarmak için Yenikapı MC’sinde birlik de daha çok bu nedenle oluşacaktı. Ve Erdoğan’a yeniden cansuyu verecekti. 

Erdoğan, bu destek sayesinde Suruçvari katliamlarına, Cizre, Silopi, Sur gibi Kürt kentlerini yerle bir eden ve vahşet bodrumları yaşatan soykırımcı savaşı, HDP’li vekilleri F tipi zindana atmayı, kitlesel hapsi ve akademide-kamuda kitlesel tasfiyeyi ekleyebildi. Rojava Devrimi’ne karşı Cerablus-Bab işgalini, Şengal’de savaş girişimini bu sayede ve şovenizm çılgınlığını yükseltmek için girişti.

Fakat yine de başaramadı. Kürt gençliğinin kahramanca direnişi, KÖH’nin feda ruhlu savaşçılığı, enternasyonalist Devrimci Hareketin direnişi, Erdoğan faşizminin zaferini engelledi. Rojava Devrimi’nin zaferleri Erdoğan’ın işgalciliğine korku saldı.

Erdoğan’ın hileyle sonucunu değiştirdiği 16 Nisan’da Hayır kitleselliği bu direnişlerin hazırladığı zemin üzerinde oldu. Zindan’da HDP eşbaşkanlarına, Gülmen-Özakça öncü direnişine sempati ve destek önceleyen direniş üzerine eklendi. 

Burjuva sömürgeci karşıdevrim, çıkarları nedeniyle birliğini uzun süre devam ettiremedi. Erdoğan, destek aldığı ve Kürt düşmanlığında birleştiği CHP vekiline de dokununca, ensesinde kılıç sallayınca Kılıçdaroğlu aniden yürüme kararı almak zorunda kaldı. Maltepe mitinginde büyük kitlesellik esasen halkların Erdoğan faşizmine demokratik öfkesinin “barışçı” yol bulduğunda kendisini gösterdiğinin kanıtıdır. 

Fakat CHP’nin misyonu dünküyle biraz farklı ama paralel doğrultuda olacak. 16 Niasan’daki gibi sönümlendiricilik olacak. Erdoğan faşizmine karşı parlamenter normalleşme “manifestosu”yla, sokaktan uzak tutmayla, işgali ve Kürde karşı savaşı destekleme şovenizmiyle demokratik geniş potansiyeli oyalayıp sönümlendirme misyonunu oynayacak. Emekçi sol güçlerin genişçe bir bölümünün CHP’yle dirsek teması ve cephe içinde Erdoğan faşizminden kurtulma yönelimine girmesi, ödenen bedellerin heba edilmesi anlamına gelir. 

Tam tersine Gezi/Haziran’ın, devrimci direnişin, barikat savaşının, 7 Haziran’ın, Rojava Devrimi’nin yolu, Suruçvari ve diğer katliamlarda yitirdiğimiz yoldaşlara bağlılığın yolu, Erdoğan faşizmini yenilgiye götürecek, bir daha ASLA’yı gerçekleştirecek halkların iktidarının yolu olmalı. Bütün devrimci demokratik güçler bu yolda Erdoğan faşizmine karşı tek barikatta, tek cephede toplanmalı. Suruç’ta yitirdiğimiz yoldaşların enternasyonalist anısı bu yola ışık tutuyor. 



435
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: