Erdoğan karşıtlarını kendinde buluşturdu

oezserikali@bluewin.ch | 21 Mart 2017 Salı

ALİ ÖZŞERİK

İsviçre Gündemi



İsviçre’de Erdoğan karşıtlığı ülkenin en temel gündemi oldu. Durum öyle bir hal aldı ki, Kürtler ya da Türkiyeli Erdoğan karşıtları bile İsviçrelilerin hızına yetişemiyor. Ülkenin sağcısı da, sosyal demokratı da, radikal solcusu da Erdoğan karşıtlığında hemfikir. İsviçre’de birbirine karşıt bütün kesimlerin Erdoğan karşıtlığında buluşması uzun süredir rastlanmayan bir olgu idi. Bütün ulusal ve yerel TV kanalları ile gazetelerin manşetleri Erdoğan faşizmi, diktatörlüğü ve tehlikesini işliyor. Yanı başlarında yıllardır Erdoğan tehlikesine, faşizmine, gericiliğine dikkat çeken Kürtleri gerçek anlamda yeni fark ediyorlar. Duyarsızlıkları, körlükleri, çıkar ilişkilerine kurban ettikleri Kürtlerin binlerce yürüyüşle, mitingle, toplantı ile uyardıkları faşizm tehlikesi kapılarına dayandığında bağırmaya başlıyorlar. 

"Hiç olmazsa bağırmaya başladılar" tek teselli oluyor. Onların verdiği cesaretle yıkılan kentlerini, köylerini, katledilen insanlarını, darmadağan edilen kültür ve tarihlerini yine de sineye çekiyorlar.

"Erdoğan Faşizminin büyümesinde sorumlusunuz, hiç olmazsa şimdi üzerinize düşeni yapın ve faşizmin iyice kurumsallaşmaması için bize omuz verin diyorlar“. 

Mesajlar şimdilik yerine ulaşmış gözüküyor. Basel’in uluslararası ünü olan karnavalinde Erdoğan diktatörlüğüne "Hayır“ pankartı, Hitlervari posteri taşınabiliyor, İsviçre gazeteleri, Türkçe "Erdoğan diktatörlüğüne hayır deyin“ manşetiyle çıkabiliyor, MHP’li faşistlerin, AKP’li Osmanlı Ocakları’nın ve AKP’li bakanların İsviçre etkinlikleri açık bir dille reddediliyorsa, Antifa "bozkurtlara geçit vermeyeceğiz“ barikatları kurabiliyorsa, Türkiye’nin Erdoğan iktidarı ile İsviçre kamuoyunda bir daha dikiş tutturması imkansız hale gelmiş demektir. 

AKP, İsviçre’de Avrupalı ​​Türk Demokratlar’a (UETD) dayanmaktadır. Çıkar ilişkilerinin, parasal ilişkilerin cirit attığı derneğin İsviçre’de zerre kadar saygınlığı bulunmamaktadır. Kürtlerin üzerine araba süren bu dernek militanları, ajanlık faaliyetlerinin merkezinde Türk elçiliğiyle yer almaktadır. Son dönemlerde yapılmak istenen ama İsviçre tarafından yasaklanan ırkçı etkinlikleri MHP’li faşistlerle iç içe geçen bu dernek organize etmektedir.

 İsviçre’de yaşayan Türkler bile de Erdoğan’ın ırkçı faşist politikalarının kendilerine zarar verdiğinin farkında. Türk adı, Türk bayrağı faşizm ve Erdoğan’ı simgeler duruma dönüşmüş durumda. Kimileri Hayır platformlarında bu politikalara karşı durmayı tercih ederken, kimileri utangaçlığına gömülmüş durumda. 

İsviçre’de Tages Anzeiger gazetesi tarafından yapılan bir ankette, Erdoğan yanlılarının İsviçre’de referandum etkinliklerinin yasaklanmasına destek hayli yüksek. Türkiye’ye tatile gitmek istemeyenlerin oranı ise yüzde 95’ler civarında. Gazetelerde Erdoğan diktatörlüğünün, Avrupa’ya yönelik ırkçı söylemleri, Türk bozkurtlarıyla girdiği kirli ittifak, papa cinayeti, Kürt katliamları, anti demokratik uygulamalar, DAİŞ’e verdiği destek vb onlarca konu hakkında kamuoyuna bilgi veriliyor. Önemli yazarlar Türkiye’de faşizme dikkat çekerek, Erdoğan’ın engellenmesi çağrısı yapıyorlar. 

Özetle İsviçre’nin temel gündemi de Erdoğan faşizmi. Herkes faşizme karşı birlik olmuş durumda. Anayasa Mahkemesi bile yabancı devlet adamlarına hakaret içeren İsviçre anayasasının 296. maddesinin Erdoğan için işletilemeyeceğine karar verdi. 

İsviçre’de AKP yanlılarının bütün etkinlikleri ve faaliyetleri yasaklandı ve iptal edildi. Buna aykırı davranmaya cesaret edecekleri bırakalım polis, halk bile engelleyecek konuma gelmiş bulunuyor. 



740
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: