Faşistlerin şizofrenisi

16 Mart 2017 Perşembe

METİN YEĞİN


Dünyanın Sokakları


Faşistlerin ağzından ‘faşizm’ kelimesinin çıkması bir şizofreni hali. Çift kişiliklerinden biri olan mağdur şahıs tarafı ihtiyacı olduğu mağduriyeti bulamayınca, ithal mağduriyet uydurdu.  Muhtemel yedek kulübe futbolcusundan çıkan ‘top sana gelmiyorsa sen topa git’ ilkesi ile nerede mağduriyet olabilecekse oraya gitmeye çalışılmalarını izledik hafta boyunca. Hani bizimkilerin ağızlarına doladıkları ‘kapı kapı dolaşıp oy topluyorlar’ lafı, sınırları aşıp başka memleketlerde mağduriyet devşirmeye dönüştü. Bunların hemen ardından şizofreni halinin ilk kişisi, katı kısmı, faşist birader kükreyip durdu ağzından tükürükler saçarak. Özellikle ‘Ş’leri söylerken, kendi eline işeme coşkusuyla ‘faşist, faşist’ diye mağduriyetten bir fasit daire meydana getirdiler.

Baştan aşağı komik bu durum, portakal kesip sıkmalarla zirve yaptı. Hayatım boyunca birçok şeyden utanabileceğimi düşündüm ama insanın kendi ülkesinin faşistlerinden utanabileceğini hiç düşünmemiştim. El alemin klasik faşistleri, ne bileyim, klasik müzik filan dinler, bunlar portakal kesiyor ve yine klasik bir faşist hali ile yanlış bayrak yakıyor. Evlilik programları gibi, insan kendini o koltukta oturuyormuş gibi hissedip utancından karnına kramplar giriyor.

Ayrıca bu faşizm hali bir de kişisel. Yani sadece kendine işliyor. Bakanları üzerinden hasredilmiş bir mağduriyet hali. Yani bu kadar yıldır Avrupa’da yaşayan herkes pasaportları, vizeleri, davetiyeleri filan her şeyleri olduğu halde saatlerce özellikle Almanya kapılarında sorguya tabii olurlar, geri çevrilirler, sınır dışı edilirler. Hiç böyle bir durumdan şikayetçi olan bir Türkiye hükümeti görevlisi gördünüz mü? Yok. Şizofren kişilikleri yüzünden kendilerini çok kalabalık ve tek başlarına halk zannediyorlar galiba. Pardon, millet. Kendilerini hayatın ve dünyanın merkezi zannettiklerinden, kendilerine demokrat bunlar...

Kürt illerinde yapılanları bunların faşizm kelimesi yanında anmayı zul sayıyorum tabii ki. 

Ama son bir şey eklemeliyim ki nalıncı keserinin paradoksal çaresizliği, yonta yonta içinden çıkanın gene odun olmasıdır.



715
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: