Hoş gelmek boş dönmek!

esonzamanci@gmail.com | 16 Şubat 2017 Perşembe

ELİF SONZAMANCI

Almanya Gündemi

Türkiye referanduma, Almanya ise eyalet ve genel seçimlere giderken iki ülkenin gündemi hareketlenmeye başladı. Merkel’in çok konuşulan Türkiye ziyareti sonrası, şimdi de haliyle çok konuşulacak iki ziyaret gündemde. Birincisi hem Almanya’da ‘Evet’ kampanyasının startını verecek, hem de Münih Güvenlik Zirvesi’ne katılacak olan Başbakan Binali Yıldırım, diğeri; skandala dönüşen MİT faaliyetleri hala gündemdeyken MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ziyareti. 

***

Referandum tarihinin 16 Nisan olarak netleşmesinin ardından oy kullanma tarihleri de belli oldu. Buna göre Almanya’da 27 Mart-9 Nisan tarihleri arasında oy kullanılacak. Tarihin belli olmasının ardından Binali Yıldırım, koşar adımlarla 18 Şubat’ta Oberhausen König-Pilsener Arena’da Evet kampanyasının startını verecek. Etkinliğin ismi de ‘Memleket Sevdalıları Evet Diyor’. Kuşkusuz Binali Yıldırım’ın memleket sevdalılarına (!) hitabını sadece seçim çalışmaları olarak değerlendirmemek gerekiyor. 

Almanya’da uzun bir süreden bu yana devam eden bir AKP örgütlenmesi olduğunu, bu örgütlenmenin özellikle Kürt düşmanlığı eksenli yol aldığını artık bilmeyen kalmadı. Mülteci krizi baş gösterdiğinden bu yana, koltuğunun altında neredeyse tamamı Kürtlere yönelik 4 bin 500 isimli dosya ile dolaşan Erdoğan, sık sık Almanya’ya bu dosyalarla ilgili yargı sürecinin başlatılması dayatmasında bulundu. (Aynı uyarı sık sık bakanlar tarafından da kopyalanıyor.) Bildiğiniz üzere MİT’in Almanya’daki gizli (artık ortada) faaliyetleri uzun bir süredir konuşuluyor. Türkiye ile ilişkilerin haleti ruhiyesine göre zaman zaman gündeme gelen ve kaybolan bu bilgi artık ne sürpriz, ne de gizli bilgi statüsünde. 

MİT’in Almanya’da 6 bin ajandan oluşan bir ağı olduğu da resmi olarak yansımıştı, fakat rakamların bununla sınırlı olmadığı aşikar. Diplomat pasaportu alarak ajanlık faaliyeti yürütenlerin yanında, sivil ajan ağını (Osmanen Germania örneğinde olduğu gibi) geliştiren AKP, Türkiye’de de facto yürüttüğü sistemi, yine de facto olarak Almanya’ya taşımak istiyor. Bu sistemin temel hedeflerinden biri de Kürt düşmanlığı üzerinden bir zemin yaratmak. Almanya’daki Diyanet’in kolu DİTİB bünyesinde faaliyet gösteren imamların ajanlık yaptığının ortaya çıkması ile beraber AKP’nin her kademesini ajanlık faaliyeti için kullandığı belgelenmiş oldu. Her ne kadar casusluk faaliyeti ortaya çıkan imamlar Türkiye’ye geri çağrılsa da bu ağın söz konusu imamların sayısı ile sınırlı olmadığı malum. İşte Türkiye ve Almanya’nın özellikle istihbarat gündemi bu kadar iç içe geçmişken, Fidan’ın bu sürpriz olmayan ziyareti yeni antlaşmalara da delalet ediyor. Türkiye’nin Almanya’dan ne istediği, görüşmelerde hangi temel gündemleri merkeze aldığı malum. 

Tam da bu cümleleri yazarken, Spiegel’de Kuzey Ren- Vestfalya ve Rheinland-Pfalz eyaletlerinde casuslukla suçlanan imamların dairelerinde arama yapıldığı haberini okudum. Fidan’ın ziyareti gündemdeyken yapılan bu arama elbette ses getirici. Fakat nasıl sonuçlanacağını zamanla göreceğiz. Almanya sık sık Türkiye’ye elindeki bazı bilgileri ucundan gösterip, yine aynı yöntemle resmi kanaldan harekete geçiyor. Hatırlarsanız BND’nin raporunda Türkiye'nin İslamcı grupların merkezi eylem platformu haline geldiği, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm Ortadoğu’da islamcı militan örgütlere destek verdiği basına sızmıştı. İçişleri ve Dışişleri Bakanları durumu red-kabul olgusuyla değerlendirerek kafaları karıştırmış, daha sonra da unutulmaya bırakılmıştı. Yine MİT ajanı Gergerlioğlu’nun yakalandıktan sonra sürpriz tahliyesi de Almanya’nın ortaya çıkarma, anlaşma, unutturma politikasının yansıması. Almanya’nın elbette bu misafirlerine hoş geldiniz demesi ev sahibi nezaketinden, ama boş göndermek de toplumsal huzur için elzem.

***

Bu arada hatırlatalım; 18 Şubat tarihinde Oberhausen’da Binali Yıldırım’ın katılacağı mitinge karşı "Hayır" diyenler de sesini yükseltecek. Karşı mitinge Alman sol kurumları ve Sol Parti’nin yanında, Avrupa’da Hayır Platformu da destek veriyor. Eylem Cumartesi saat 11.00’da Oberhausen Haupbahnof önünde yapılacak. 



848
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: