Güneşimizi Karartamazsınız ruhu ile sahiplenme!

Hüseyin ALİ

07 Aralık 2017 Perşembe | Forum

Kürt Halk Önderi’ne yönelik uluslararası komplo 20. yılına girecek. İmralı esaretinin 20. yıla girmesine de az zaman kaldı. 19 yıldır İmralı esaretinde olmak, Kürtlere yönelik politikanın ne olduğunu anlatıyor. Kürtler İmralı sistemini çok iyi anlamadan ne Kürt sorununu anlayabilirler, ne de doğru özgürlük ve demokrasi mücadelesi verebilirler. 

Önder Apo en uzun süren Kürt özgürlük mücadelesine Önderlik yapmıştır. Kürt tarihindeki en büyük ve önemli ulusal, siyasal, toplumsal ve kültürel değişimler bu mücadeleyle gerçekleşmiştir. Bu önderliğin çabası ve mücadelesiyle Kürtler ulusal ve toplumsal olarak çok yeni değerler kazanmışlardır. Çağdaş değerler kazanmışlardır. Demokrasi bilinci ve kültürü bu mücadeleyle yaratılmıştır. Gençler bu mücadeleyle Kürt halkı için düşünür ve yaşar hale gelmişlerdir. Kürt kadınları bu Önderlikle sadece Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın en özgürlükçü kadın toplumu haline gelmişlerdir. Bu açıdan bu önderliğin esaret ve tecrit altında tutulmasının çok kapsamlı ulusal ve siyasal anlamı vardır. Kürtlerin ve demokrasi güçlerinin bu anlamı iyi kavramaları ve gereklerini yapmaları gerekir. 

Kürt Halk Önderi’nin İmralı’da esaret altında tutulması tüm Kürtlerin esaret altında tutulmasıdır. En başta da esaretin böyle anlaşılması gerekir. Kürt Halk Önderi’nin zindanda ölene kadar tutulmak istenmesi, Kürtler üzerindeki soykırım politikasının Önderleri üzerinde uygulanmasıdır. Daha doğrusu İmralı’daki politika ve uygulamalar Kürt halkı üzerinde soykırım politikası yürütüldüğünün kanıtıdır. Kürtlerin kendi üzerinde uygulanan politikanın ne olduğunu anlaması için İmralı’da uygulanan politikayı anlamaları yeterlidir. Tayyip Erdoğan’ın Kürt Halk Önderi için “ben iktidarda olduğum müddetçe İmralı’dan çıkamaz” demesi, AKP iktidarının Kürt politikasının soykırım karakterinde olduğunun kanıtıdır. Zaten Tayyip Erdoğan şu anda Kürt soykırımı konusunda en önde olan siyasi figürdür. Tayyip Erdoğan’dan daha fazla Kürt soykırımcısı bir kişi yoktur. Çünkü Erdoğan sadece söylemiyor, bu soykırım politikasını günlük yürütüyor. Bu politikayı da sadece Türkiye sınırları içindeki Kürtler üzerinde yürütmüyor; Kürtlerin bulunduğu her yerde bu politikanın uygulanmasını dayatıyor. 

Önderliğini sahiplenmeyen bir halk ne özgürlüğüne sahiplenir ne de varlığına. Önderler bir toplumun var olma gerçeğidir. Kürt Halk Önderi başka önderlerden yüz kat daha fazla Kürtlerin var olma gerçeğidir. Bu açıdan Önder Apo’ya sahiplenmeyen Kürt halkı varlığına bile sahip çıkamaz. Kuşkusuz Kürt halkı dünyada hiçbir halkın sahiplenmediği düzeyde önderlerine sahip çıkmıştır; sahip çıkmaktadır. Kürt halkı uluslararası komplo sırasında bulunduğu her yerde fedaice önderliğine sahip çıkmıştır. Onlarca Kürt insanı “Güneşimizi Karartamazsınız” sloganıyla Önder Apo etrafında ateş çemberi oluşturmuştur. Zaten bu sahiplenme nedeniyle uluslararası komploya karşı mücadele başarılı olmuştur. Önder Apo 19 yıl içinde daha fazla etkili olmuş, daha büyük Önder haline gelmiş, PKK eskisinden daha fazla büyümüştür. Bunu sağlatan, Kürt halkının Önder Apo’ya sahiplenmesi olmuştur. 

Önder Apo’ya bugün de sahiplenilmektedir. Halk Önder Apo’ya bağlıdır ve onu sahiplenmektedir. Ancak bu sahiplenmenin tarzı Önder Apo’yu özgürleştirecek düzeyde olmalıdır. Bu açıdan önderlere sahiplenmek, Güneşimizi Karartamazsınız direnişindeki sahiplenme ruhu ve kararlılığıyla olmalıdır. Bu direniş şehitleri, sahiplenmenin tarzını ve ölçüsünü ortaya koymuşlardır. Bu açıdan Önder Apo’ya sahiplenirken bu tarz ve ölçü göz önüne getirilmelidir. Bu çerçeveden yaklaşıldığında Önderliğe sahiplenme eylemleri daha etkili olması gerekmektedir. Gençler ve kadınların Önder Apo’ya sahiplenme eylemlerini daha etkili hale getirmeleri beklenir. Sadece Avrupa ya da Rojava’da sahiplenme yetmez; özellikle Bakurê Kurdîstan kadınları, gençleri ve halkı sahiplenmelidir. Çünkü en fazla da bu halka, gençlere ve kadınlara çok şey kazandırmıştır. Kaldı ki İmralı zindanı Türkiye’dedir. İmralı’da ağır tecrit uygulayan AKP iktidarıdır. Bakurê Kurdîstan’da HDP’liler, birçok aydın, demokratik kurum temsilcileri Kürt Halk Önderi için açıklama yapıyor. Önder Apo’nun barış ve demokrasinin gerçekleşmesinde rolünü ortaya koyuyorlar. Eğer tespit buysa ve buna inanılıyorsa o zaman tecridin kaldırılması, Kürt Halk Önderinin sağlık ve güvenliğinin güvenceye alınması ve özgür çalışır koşullara kavuşması için mücadele etmeleri gerekir. 

Doğrudur; Türkiye demokratikleşecekse, Kürt halkıyla Türkiye halklarının kardeşçe birliği gelişecekse bunu sağlatacak tek aktör Önder Apo’dur. O zaman tüm demokrasi güçlerinin Önder Apo üzerindeki tecridin kırılması ve özgür çalışır hale gelmesi için mücadele içine girmeleri gerekir. Sadece barışı ve demokrasiyi Kürt Halk Önderi getirir demek yetmez. O zaman bu önderliğin bu rolü oynayacak bir konumda olması için daha fazla mücadeleye gerek vardır. Türkiye’nin demokratikleşmesini, Kürt halkının özgürleşmesini, Türkiye’nin kalıcı barışa ve istikrara kavuşmasını isteyenlerin önünde böyle bir sorumluluk bulunmaktadır. 



72

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA