Hayatlarını örüyorlar...

Söğüt dalları ve kamışlara elleriyle hayat veren Romanlar, asırlardır bıkmadan usanmadan ördükleri ürünlerle hayata tutunuyor.

08 Temmuz 2017 Cumartesi | Toplum-Yaşam

Söğüt dalları ve kamışlara elleriyle hayat veren Romanlar, asırlardır bıkmadan usanmadan ördükleri ürünlerle hayata tutunuyor. 

Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Ilıcabaşı mahallesinde nüfusları 2 bin 500’ü bulan Roman yurttaşlar, Menderes Nehri kenarlarında topladıkları söğüt dalı ve kamışlar ile yaşamlarını sürdürüyor. Topladıkları söğüt dalları ve kamışları bir kazak gibi örerek ortaya çıkardıkları ürünlerle hayata tutunan Romanlar, ev aksesuarlarının yanı sıra sepet, şezlong, sandalye, çanta ve koltuk üretiyor. Tüm işlerinin ana unsurunu oluşturan “örme” işlemi ile yapan Romanlar, yol kenarında oturarak sabahtan akşama kadar hummalı bir şekilde çalışıyor. Otları desteler halinde tellerin üzerine yerleştirerek bir birine monte eden Romanlar, kamelya ve çatı üzerine yerleştirilecek büyüklükte hazırlanan hasırlar, balya haline getirilip kökleri kesildikten sonra hazır hale getiriyor.


Mahallenin tek işi

Yeşeren otları Antalya’dan Aydın’a getirdiğini belirten Abdül Aydeniz, Roman çocuklara sanat öğrettiklerini belirtti. Roman çocuklarının öğrenmiş oldukları meslekle hem aile bütçesine katkı sağladığını hem de harçlıklarını çıkardıklarını dile getiren Aydeniz, “Bu mahallemiz tamamen sepetçilik ve hasırcılıktan geçiniyor. Aydın’da bulunan Romanların hemen hemen hepsi bu hasırcılık işi ile meşgul. Hasırlarımız bütün bölgelere gider. Bunların hepsi tamamen el yapımı. Bu işi yaparken kollarımız yoruluyor zorlanıyor. Kadınlardan çocuklara kadar severek herkes bu işi yapıyor yine de. Bir şeyler üretildiği zaman hepimiz mutlu oluyoruz. Bizde geleneksel bir meslek. Aç kalmıyoruz. Sanat yapıyoruz ve mutluyuz” dedi. 


Doğadan esinlenilen bir sanat

Bu işi yapmak isteyen herkese işi öğrettiklerini vurgulayan Aydeniz, “Yapamayacağımız hiçbir ürün yok. Maket ev, bina, normal masa, sehpa, sandalye ve koltuk ne istenirse yapıyoruz. Siz hayal edin biz yapalım diyoruz. Bütün tatil bölgelerinde bulunan sahillere şemsiye yapıyoruz. Halkımızın biraz daha bu işlere merak salıp bize destek olmasını istiyoruz. Sipariş üzerine topraklardan kendi ellerimiz ile çömlek bile yapıyoruz. Aslında doğada gördüğümüz her şeyden sanatımızı oluşturmaya çalışıyoruz. Bundan sonra da elimizden geldiğince her şeyi süslemeye devam edeceğiz. Bu işte en çok kadınlar çalışıyor genelde en güzel işlemeler kadın eli ile yapılıyor” şeklinde konuştu.


Kadın elini değince güzelleşiyor

Kendisini bildiğinden beri sepet ördüğünü belirten 65 yaşındaki Hayriye Göçmen de, yorulmasına rağmen işini sevdiğini söyledi. Göçmen, “Ben sanatımı yaparak geçimimi sağlıyorum ve çocuklarıma torunlarıma bakıyorum. Yıllardan beri hiç bıkmadan usanmadan çalıştım didindim. Ailem de bu işi yapardı ben de onlardan öğrendim. Kadının elinin değdiği her iş güzelleşir. Kadın her işin ve sanatın en güzelini yapar biz de bunu herkese gösteriyoruz. Torunlarım da bu işi yapıyor ve yapmaya devam edeceğiz” dedi. 


 DİHABER/ADANA


230

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA