YPG’ye nefret değer bulmadı

AKP basınının son derece önem verdiği, Erdoğan’ın ise “Ziyarette virgül değil, nokta koyacağız” dediği, Trump-Erdoğan görüşmesi önceki akşam gerçekleşti. Uluslararası basın ve diplomasi çevreleri Erdoğan’ın 20 dakikalık görüşmede bir şey elde edemediğine dikkat çekti.

18 Mayıs 2017 Perşembe | Dünya

AKP medyası ve çevresinin 4 aydan beri üzerinde durduğu, uzun bir hazırlığın yapıldığı Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi beklendiği gibi geçmedi. 4 aylık sabırsız bekleyiş, 20 dakikalık görüşme ile sonuçlandı, bu süre içinde tercümanın kullandığı süre çıkarıldığında Erdoğan ve Trump’a, ‘her iki ülke arasındaki derin tarihi ilişkileri’nin ele alınmasının yanı sıra gündeme ilişkin sorunlar da ele alındı. 

BBC’nin ‘İki lider anlaşamamak konusunda anlaştı’ şeklinde şeklinde haberini verdiği görüşmenin satır başları şu şekilde verilebilir:

* Türk tarafı Kuzey Suriye’de DAİŞ terörizme amansız bir mücadele veren ve bu konuda dünya kamuoyunun takdirini kazanan PYD, YPG/YPJ’nin ‘terörist’ ilan edilmesi, Trump’un Reqa hamlesi çerçevesinde QSD güçlerine ağır silahların verilmesini öngören tasarıdan vazgeçmesini istiyordu. 

Görüşmede, Erdoğan bu konuyu gündeme getirmesine rağmen sonuç alamadı. 

* Türk devletinin bu ziyaret sırasında bir başka beklentisi ABD’yi YPG/YPJ konusunda ikna edemese Şengal, Medya Savunma Alanları ve Kuzey Kürdistan’daki saldırılarda ABD’nin daha fazla desteğini almaktı. Bu konuda görüşmenin ardından kamuoyuna yansıyan bir durum yok ancak bununla birlikte Kürtlerin bu yönlü kaygıları da yok değil. 

* Fetullah Gülen’in iadesi ve İran’a yönelik ambargonun delinmesinde AKP ile işbirliği yapan ve şu anda ABD’de tutuklu bulunan Rıza Zarrab’ın serbest bırakılması Türk tarafının talepleri arasında bulunuyordu. Görüşme sonrası bu konuda bir açıklama yapılmadı.

* Görüşme sonrası basın açıklamasında Erdoğan’ın YPG için söylediklerinin Trump’u kızdırmayacak şekilde tercüme edilmesi, bir başka tuhaflık olarak gündeme geldi. 

Kore’yi yad etti 

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Donald Trump’ın 2016 Kasım ayında ABD başkanı seçilmesinin ardından Erdoğan ile yüz yüze yaptığı ilk görüşmede, masada öncelikli olarak YPG’nin silahlandırılması kararı ve Gülen’in iadesi konusu vardı.

Oval Ofis’te medya mensuplarına görüntü verdiği anlarda Trump’ın sarf ettiği “Uzun ve zorlu bir görüşme olacak” sözlerinden sonra görüşme sadece 20 dakika sürdü.

Görüşme sonrası Erdoğan ve Trump kısa bir basın açıklaması yaptı. Trump, basın mensuplarının sorularını almadı.

Trump konuşmasında, Türkiye-ABD arasındaki tarihsel ilişkilere dikkat çekti. Kore Savaşı’nda Türk askerlerinin Amerikan askerlerinin yanında yer aldığını hatırlatan Trump “Kore’deki savaştaki cesaretleri, bizim askerlerimizin unutmadığı şeylerdendir. McCarty, Türk askerlerinin şerefini ve cesaretini takdir etmiştir ve dünyanın en iyi askerlerden olduğunu söylemişti” dedi.

“Türkiye son yıllarda korkunç terör saldırılarına da maruz kaldı“ diyen Trump, Türkiye’ye bu konuda destek verdiklerini belirtirken, PKK’ye karşı Türk devletini desteklediklerini ifade etti.

Trump ayrıca, Suriye ve Ortadoğu’da barış çabalarını konuştuklarını ifade ederken, Suriye’den şiddetin azaltılması ve barışçıl çözüm çabalarını desteklediklerini söyledi.

Trump, Türkiye’nin askeri ekipman siparişi verdiğini dile getirerek, hızlı şekilde teslimat yapacaklarına dikkat çekti. Trump, görüşme başlamadan önce de gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “YPG konusunda konuşacak mısınız” sorusuna cevap vermedi.

Trump korkusu ile gelen farklı tercüme

Trump’a ABD Başkanı seçimlerinden dolayı tebrik eden Erdoğan ise ABD’nin YPG ile ilerlettiği askeri ilişki konusunu “YPG’nin muhatap alınması uygun değildir” sözleriyle eleştirdi. NATO, BM, G-20 gibi oluşumlarda ABD’nin Türkiye ile ortaklığına dikkat çeken Erdoğan, “Ortak geleceğimizi tehdit eden terör örgütlerine karşı ayrım yapmadan mücadele etmekte kararlıyız.

Bölgemizin geleceğinde terör örgütlerine yer yoktur. Özellikle YPG/PYD terör örgütünün hangi ülke tarafından olursa olsun muhatap olarak alınması bu konuda küresel düzeyde verilen mutabakata kesinlikle uygun değildir“ diyerek Kürtlere olan nefretini bir kez daha ortaya koydu. 

Ancak bu esnada Trump’un Erdoğan’ın bu sözlerine gülümsediği görüldü. 

Basın toplantısında bir diğer dikkati çeken nokta ise Trump’un hoşuna gidecek şekilde tercümenin yapılmasıydı. 

Erdoğan’ın ”Terör örgütleri ile ilkeli ve kararlı mücadele konusunda geçmişte yaşanan hataları telafi edecek adımların devamının geleceğini ümit ediyoruz” ifadesi, İngilizceye ”Prensip dahilinde terörist örgütlere karşı bütün dünyada yapılan mücadelede, biz geçmişte yaptığımız hataları tekrarlayamayacağız, bu yolda beraberce çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde çevrildi. 

Bu sözlerden, Türk devletinin hatalarını kabul ettiği ve özeleştirisel yaklaştığını anlayan ABD Başkanı Trump’ın  memnun bir şekilde kafasını salladığı görüldü. 

Erdoğan’ın yine 8. dakikadan hemen sonra, ”YPG ve PYD terör örgütlerinin hangi ülke olursa olsun muhatap alınması bu konuda küresel düzeyde olan mutabakata kesinlikle uygun değildir” diyerek, PYD ve YPG’ye açıkça terör örgütü dediği görülüyor. Erdoğan’ın ’Terör örgütü’ sözleri ise tercümede İngilizce çevrilmedi. Ayrıca, ’Muhatap alınması’ kelimeleri  tercümede ‘düşünülmesi’ anlamına gelen ‘consideration’ kelimesi ile kullanıldı. 

‘Anlaşma sağlamadığımda anlaştık’

Analistler de Erdoğan’ın bu geziyle istediğini alamadığı görüşünde. Erdoğan- Trump görüşmesini BBC Türkçe’ye yorumlayan Birleşik Devletler Alman Marshall Vakfı’nın Ankara Ofisi Direktörü Özgür Ünlühisarcıklı her iki ülkenin “Mutabık olmamak konusunda mutabakat sağladığını“ gösterdiğini söyledi.

Erdoğan’dan önce giden heyetlerin görüşmelerinin de önemli olduğunu belirten Ünlühisarcıklı, “Sonuç olarak Trump hiçbir şey söylemedi. Türk-Amerikan ilişkilerinin geçmişinden bahsetti. Türkiye ile ilgili güzel şeyler söyledi. Buna mukabil Türk tarafının dile getirdiği konularla ilgili hiçbir şey söylemedi” ifadesini kullandı. 

Ünlühisarcıklı devamla değerlendirmeleri şöyle: “Erdoğan Türkiye’nin bütün taleplerini tek tek ve uzun uzun ve net şekilde sıralarken bunlarla ilgili Trump yönetimini hiç suçlamadı. Geleceğe dönük beklentisini dile getirdi. Ben bunu şöyle okuyorum: Türkiye’nin beklentileri sabit. Trump bunları yerine getirmiyor ama Türkiye de Trump yönetiminin bunları yerine getirmemesine çok sert tepki göstermiyor.”

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin tarihinden uzun uzun bahseden Trump’ın “PKK ve IŞİD ile mücadele” dışında güncel konulara değinmemesini Ünlühisarcıklı, “Bunlarla ilgili Türkiye’ye verebileceği hiç iyi haber yoktu” şeklinde değerlendirdi.

BBC Türkçe’ye demeç veren Kültür Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Bora Bayraktar da “Bence esas görüşmeyi yapmadan önce bu basın toplantısını yaparak, heyetler arası görüşmede olası bir anlaşmazlık veya gelişebilecek olumsuz bir durumu basın toplantısına yansıtmamayı tercih ettiler. Kontrollü basın toplantısı gerçekleşti” şeklinde değerlendirdi.

Bayraktar, ABD’nin YPG’nin silahlandırılması kararının ardından Türkiye’yi sakinleştirmenin peşinde olduğunu, önümüzdeki dönemde ise Türk-ABD ilişkilerini, “Sıkıntılı, inişli - çıkışlı, krizli bir evre” olacağını belirtti.


20 dakika için  17 derece

Türkiye’de karşısına geçtiği yargı mensuplarına düğmesiz ve iliksiz cüppelerini ilikleten Erdoğan’ın eli, Trump karşısında içgüdüsel olarak ceketinin düğmesine gitti. Sosyal medya kullanıcıları, Erdoğan’ın ‘17 derece eğildiğini’ tespit etti, fotoğraf alay konusu oldu.


Perde arkası, açıklamalardan daha önemli

Türk devletinin Rojava konusundaki tezlerini kabul ettirememiş gibi göründüğü görüşme ardından Şengal’e, Medya Savunma Alanları’na ve Kuzey’deki Kürtlere yönelik saldırganlığının nasıl seyredeceği merak konusu.

Devletler arası diplomasinin spot ışıkları altında gerçekleşmeyeceğini diplomasi uzmanları söylüyor. Görüşmelerdeki çok az şeyin kamuoyuna manipüle edilmiş bir şekilde verilmesi, bu tür görüşmelerden sonra sıkça başvurulan yöntem. 

Görüşme öncesi Türk Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın ABD’ye gitmiş ve bir hafta temaslarda bulunmuştu. Trump’un görüşme sonrası basın açıklamasında ise Türkiye’nin istediği askeri ekipman siparişlerinin kısa sürede gerçekleşeceğini söylemesi, Kürdistan Özgürlük Mücadelesi karşısında her iki ülkenin ortaklığının süreceğini gösteriyor. 


HABER MERKEZİ 




1329

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA