Zagroslar'da bin yıllık düğün

Hawraman’ın Taht köyünde miladi takvime göre her yılın 21 Ocak ile 20 Şubat arasında Rebendan ayı olarak adlandırılıyor ve bu ayın 10. gününde ise Pir Şalyar merasimine sahne oluyor.

19 Ocak 2017 Perşembe | Kültür-Sanat

Hawraman’ın Taht köyünde miladi takvime göre her yılın 21 Ocak ile 20 Şubat arasında Rebendan ayı olarak adlandırılıyor ve bu ayın 10. gününde ise Pir Şalyar merasimine sahne oluyor.

Zerdüştlerin merkezlerinden Taht, 3 bin nüfuslu bir köy. Pir Şalyar evi ve türbesi burada bulunuyor. Köy, derin bir vadide basamaklar halinde yükselen taş evleriyle adeta bir taş ülkesini andırıyor. Her evin damı aynı zamanda bir üstteki evin avlusunu oluşturuyor, sokaklar bu avlularla birbirine bağlanıyor.

Pir Şalyar, 11. yüzyılda Hawraman’da yaşamış, Zerdüşti bir âlim. Miladi takvime göre 21 Ocak - 20 Şubat arasına tekabül eden, Kürt takviminin Rebendan ayında anılır. Rebendan ayının onuncu günü ise Pir Şalyar merasimi yapılır. Merasim, aslında Pir Şalyar’ın düğününün Hawramanî Taht’ta hala ayakta duran ve kutsal sayılan evinin önünde canlandırılmasıdır.

Bin yıldır süren düğün

Düğünün bir hikâyesi vardır. Rivayete göre, Buhara kralı konuşma ve işitmede güçlük çeken dünyalar güzeli kızı Şah Bahar Hatun’u iyileştirmesi için Pir Şalyar'a gönderir. Eğer iyileşirse kızının Pir Şalyar'la evlenmesine de müsaade edecektir. Uzun süren tedavi sonucunda kız iyileşir ve Pir'le evlenir; fakat münzevi bir hayat yaşayan Pir'in düğün yapacak imkânı yoktur. Tüm Hawramanlılar bir araya gelir, saygı duydukları ve çok sevdikleri Pir için dillere destan bir düğün düzenlerler.

Bin yıldır gerçekleştirilen temsili düğün merasimi kış ve bahar dönemi olmak üzere üç hafta süren ritüellerle gerçekleştiriliyor. İlk hafta çocuklarla birlikte evlerden ceviz dağıtımı yapılıyor. İkinci hafta düğün yapılıyor, üçüncü hafta cuma günü ise Pir Şalyar'ın Taht’a köyündeki kabrine ziyaret gerçekleştiriliyor. 

Aynı gün buğday ve cevizden yapılan, güneşi simgeleyen sarı ekmekler Pir Şalyar'ın evine getirilip dağıtılıyor. Sadece temsili düğün merasimi Rebendan ayının ikinci haftası yapılıyor, diğer ritüeller bahar gelince tekrarlanıyor. Düğünün gerçekleştiği gün ise çevredeki tüm yerleşim yerlerinden köye dervişler, ziyaretçiler geliyor, yemekler yapılıyor; sonrasında ise evlerin önünde tefler çalınıp kol kola geçilip düğünün hayırlara vesile olması dileğiyle zikirler yapılıyor.

Kote kote...

Tüm bu merasim gün doğmadan başlıyor. Çocuk sesleriyle karanlık yavaş yavaş dağılmaya başlıyor. Küçük gruplar halinde çocuklar, ellerinde poşetleriyle önce evlerin kapılarını çalıyor ve yüksek sesle müjde anlamına gelen “Kote, Kote!” nidalarıyla evlerdeki insanları uyandırıyorlar. Pir Şalyar'ın düğünü böylelikle bütün evlere müjdeleniyor, müjdeyi alan ev sahipleri çocuklara karşılığında şeker, ceviz dağıtıyor. Gün aydınlanırken köylüler evlerinden çıkıp kimi büyük mescidin önünde, kimi damlarda kimi de Pir Şalyar'ın evinin avlusunda toplanıyor.

Rüstemzade ve Bakşi aileleri

Pir Şalyar'ın evinin dışında kurban töreni yapılırken evin içinde ise ateş yakılıp kazanlar yemek için hazır hale getiriliyor. Bir diğer ilginç nokta ise bundan bin yıl önce, Pir Şalyar'ın gerçek düğününün düzenlenmesinden sorumlu iki ailenin bu geleneği sürdürdüğü. Rüstemzade ve Bakşi ailelerinin şimdiki fertleri aynı heyecan ve sevinçle yemeği hazırlayıp, havas dedikleri seçkin kişiler de onlara yardım ediyorlar. Sonra “aşê tirş” denilen yemek hazırlanıyor ve ellerinde tencereler, kovalar ile bekleyen köylülere dağıtılıyor. Yemeğin dışında kurbanlıklardan kalan etler de yoksullara dağıtılıyor.

Pir Şalyar'ın evinin önü yapılacak zikir için temizlenip hazır ediliyor.  Köyün yaşlıları, yemek sonrası kıyafetlerini değiştirip keçeden yapılma, “feresi” dedikleri kalın ve kahverengi yeleklerini giyiyorlar ve “takile” denilen başlıklara “kiş” dedikleri sarıkları doluyorlar.

Ritim hiç susmuyor

Bir süre sonra ellerinde tef olan köylüler halka kurup ritim tutmaya başlıyorlar. Ritimle birlikte geride kalan genç-yaşlı tüm köylüler, dervişler, civar köylerden ve kentlerden Pir Şalyar’ı yâd etmeye gelenler kol kola girip tef çalan grubun çevresinde geniş bir halka kuruyor. Ardından zikir başlıyor. Pir Şalyar’ın evinin avlusundaki zikir halkası büyüdükçe büyüyor, diğer evlerin damlarına taşıp başka halkalar oluşuyor. Tef çalmaktan yorulanların yerini başkası alıyor ve böylelikle ritim hiç susmuyor.

 Pir Şalyar’ın temsili düğünü coşkulu bir merasimle tamamlanıyor. Bir sonraki yılın düğününe değin Taht köyü Zagros dağlarının ortasında sessizliğe gömülüyor. Köyün dışına doğru bir tepelikte yer alan mezarlıkta, rengârenk çaputlarla bezenmiş yeşil kubbeli kabirde uyuyan Pir Şalyar yine çok sevdiği dağlarla baş başa kalıp inzivaya çekiliyor... 


 KÜLTÜR SERVİSİ


2598

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA