Türkiye’de kocaman bir toplumsal sorun var

08 Aralık 2017 Cuma

CAFER TAR

“Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi!“

17/25 Aralık operasyonunu yönetenler; operasyon boşa düşmesin, Türkiye kamuoyunda istenilen etkiyi yaratabilsin diye bolca görsel malzeme ve tapeler hazırlamışlardı, her şey hızla bir anda Türkiye kamuoyuna servis etmişlerdi.

Görüntüler ve ses kayıtları gerçekten şoke ediciydi; yatak odalarında para sayma makineleri, ayakkabı kutularında milyonlarca dolar bulunmuştu. Operasyonu kamuoyuna servis edilen ses kayıtları ile de desteklenmişti. 

Ses kayıtlarında kimler yoktu ki; o zaman başbakan olan şimdinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan ve yine o yılların İçişleri Bakanı Muammer Güler ve oğlu Barış Güler arasındaki konuşmalar Türkiye kamuoyunu derinden etkilemişti. 

Bu kadarını kimse beklemiyordu; rüşvet tamam da, bu kadarı da fazlaydı. İçerde muazzam bir yarılma oldu; iktidar medyası dahil kimse kamuoyuna sunulan deliler sahtedir diyemedi; en hızlı yandaş ancak ‘niye şimdi?’ diyebildi.   

Bu operasyonu yapanların en büyük zaafı bizzat kendileriydi. Gülen cemaatinin daha önce AKP ile birlikte yaptığı kirli komplolarla toplumda neredeyse mağdur etmediği hiç bir çevre kalmamıştı. Gülenciler Türkiye’de o kadar yanlış işlere imza atmıştı ki; bundan dolayı belki de şimdiye kadar yaptığı en doğru iş toplum tarafından yeterince sahiplenilmedi.

Gülen cemaati bu tarz yasadışı, kirli operasyonları ilk önce Kürt kurumlarına yapmış; sahte delillerle birçok Kürt kurumunu tasfiye etmeye çalışmış, binlerce Kürt siyasetçinin yıllarca suçsuz yere cezaevine girmesine neden olmuştu. Ergenekon ve Balyoz davalarında gerçek darbecilerin yanında birçok sıradan insan da tutuklanmış, böylece Türkiye’nin en önemli sorunu cemaat eliyle sulandırılmış ve etkisiz bir biçimde sonuçlanmıştı.

Gülen cemaatinin bizzat kendisi Türkiye için en büyük tehlike haline gelmişti; şimdilerde eski başbakan yardımcısı Bülent Arınç’ın iddiasının aksine “cemaat toplumda sevginin, muhabbetin değil; korkunun, komplonun!“ adresiydi.

AKP ve Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan bunu çok kısa bir süre içinde avantaja dönüştürmeyi başardı ve hızla karşı saldırıya geçti. Bunca delile rağmen Reza Zarrab dahil tutuklananlar iki ay sonra cezaevinden çıktılar. Toplumla alay ediliyordu sanki; ayakkabı kutularında yakalanan paralar mahkeme kararıyla faizi ile birlikte geri iade edildi.

Bir sonraki seçimde AKP bırakın oy kaybını neredeyse oylarını artıracaktı. 17/25 Aralık Erdoğan’ın uzun siyasal yaşamının belki de en önemli dönüm noktalarından birisi olmuştu. Erdoğan “buna rağmen bana bir şey olmuyor; Türk toplumunun ezici bir çoğunluğu oyunu hala bana vermeye devam ediyorsa, kendimi düzeltmeme gerek yoktur, ne yapıyorsam onu yapmaya devam edeyim!“ aymazlığında yoluna devam etti.

Bunun en önemli sorumlularından birisi yaptığı operasyonlarda her türlü hukuksuzluğa imza atan cemaattir. Neredeyse kendi dışında kimseye yaşam hakkı tanımamak üzerine organize olmuş Gülen cemaati bu tutumuyla AKP ve Erdoğan’a muazzam bir yaşam alanı açtı.

Yıllarca Cemaatle birlikte bütün bir topluma karşı yapılmadık zulüm bırakmamış Erdoğan; bu kez de toplumda var olan “cemaat karşıtılığını” oya dönüştürdü. Erdoğan ve çevresi yaptıkları onca; yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma işini, cemaat nefreti ve Kürt karşıtlığı ile kapatmaya çalışıyordu.

İnsanlara yapılan hırsızlık unutturulmaya çalışıldı; onca ayakkabı kutusu, para sayma makinası, tapeler ortada duruyorken, topluma “biz mi Gülen cemaati mi?” dayatması yapıldı. İşler bir süre sonra öyle bir hale gelmişti ki; hırsıza artık hırsız diyemez hale geldi insanlar. AKP’yi destekleyen kitlenin büyük bir kısmı da „çalıyorlar ama çalışıyorlar“ diyerek ranttan pay kapma yarışındaydı.

Alsında kimsenin söylemeye dili varmıyor ama, Türkiye’de sadece Erdoğan ve AKP sorunu yok; kocaman bir toplum sorunu var. Eğer bir şey yapmak istiyorsak işe buradan başlamalıyız. Ahlaki ve vicdani ölçüleri hasar almış bir toplumla hiç bir sorun çözülemez!



764
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: