Yapma!

09 Mart 2017 Perşembe

UMUR HOZATLI


Şengal’in Kürt-Êzîdî kanı kokan üstü verimsiz altı devletler savaşına gebe zenginlikteki kıraç topraklarında kardeş katlini önlemek için tek bir kurşun atmadan kendilerini senin zırhlı savaş arabalarının önüne siper eden o iki gencecik Kürt gerillayı öldürttün ya, iflah olmazsın artık.

O iki gerillanın senin saldırgan savaş arabalarını durdurmaya çalıştığı görüntüleri izle, ama lütfen izle, vicdanın sızlamazsa ve o görüntülerden hemen sonra sırtlarından kalleşçe vurulmalarının gereğini yapmazsan milyonlarca vicdanı öldürür, milyonlarca Kürt’ü kendine düşman edersin, etme.    

Şengal Savunması’na saldıran o zırhlı arabaların tıpkı DAİŞ’in Şengal’e giren katliam arabaları gibiydiler, ama farkları vardı, “DAİŞ beş arabayla Şengal’e girdiğinde 700 peşmerge dağa kaçtı”, fısıltı haber böyleydi, fakat gerçek böyle değildi, “çatışmayın dağa çekilin” emrini kimin verdiğini en azından bir kaç kişi biliyoruz, şimdi zamanı değil diye birliğimiz için söylemiyoruz, gel sen dinle beni, söyletme.  

Rojava konusundaki öfkeni anlıyorum, adamların şişirme raporlarla yanılttı seni, Amerika da YPG’ye destek verince yalnız hissetin kendini ve Ankara’ya döndün, kuzey borularından akan petrol sesi eşliğinde hazırladığınız plan işliyor şimdi, birlikte oluşturduğunuz “Rojava Peşmergeleri”nin kontr-görevleri Şengal’de başladı ama dahası var, asıl mesele de o “dahası” kısmında, yazmak istemiyorum şimdi, gel vazgeç, yazdırma.  

Ankara “Osmanlı Ocağı”dır, Zilan’dan tut Dersim’e kadar Kürt katlinin otağıdır, taht için, çıkarları için kundaktaki evlatlarını-kardeşlerini dahi öldüren dehşet bir silsilenin zehir çeşmesidir, su diye zehir içirip arkalarını döner oynarlar, Ankara’da su içme, oynatma; senin içtiğin Ankara zehri, onların içtiği Kürt’ün kanı olur, gel etme.

Kürt barışının kıymetini bilmeyen şehirlerdeki öfkeli radikallerin aksine biz sağduyulu “birakûjî” karşıtları yakın tarihimizin acılarıyla aynı yatakta yatıyoruz. 90’ların ikinci yarısıydı, KDP-YNK “birakûjî” savaşında sadece aynı ulustan insanlar birbirini öldürmedi, bilirsin; kardeş kardeşi, kuzen kuzeni, baba oğulu, oğul babayı öldürdü. Neden? Kürt’ün özgürlük mücadelesine katkısı olduğu için mi? Hayır. Yine birilerinin petrol ve güç savaşı tuzağına düştüğünüz için, düşmeyin artık, etmeyin.     

Yine o dönem dağları inleten KDP-PKK savaşında ulusal kardeşler birbirini öldürdü, hem öldürdü hem ağladılar; bir peşmerge beni Gare Dağı’na götürdü, çatıştıkları yeri gösterdi, gerillaların mevzisine attığı el bombasından sonra nasıl ağladığını yine o mevzide ağlayarak anlattı, anlattırma bunları, ağlatma, yapma. Ama himayende ağlamayanlar da var, 97’de Hewler’de bir hastanede 52 yaralı gerillayı infaz eden senin kontralarındı, yaralı kadın gerillalara tecavüz edip öldüren de onlardı, yapma artık bunları, yaptırma, affın kalmadı, sondasın. Her “birakûjî”de ana aktör senin partin, senin kadroların; bir sebebi olmalı bunun, düşün ve düşlerimizi bir daha yıkma, yıktırma. 

Dön etrafına bir bak, ibretliktir; ülke nüfusun beş milyon, yüzölçümün paramparça ama sen dünyanın en zengin siyasi partisinin başkanısın, böyle bir zenginliğin içine Karun bile gelse nefsi bozulur, şaküllü kayar; değil ulustan, dinden-imandan çıkar, dünyayı yoksula-masuma zindan eder, etme, ettirme. Oda dolusu para sahiplerinin salon dolusu para sahibi olmak için Masif etrafında attıkları ciritlere iyi bak, o ciritler Kürtler’i her gün biraz daha bölüp parçalıyor, böldürme, öldürme.

Tecrübeyle sabit Kürt’ün Kürt’ü öldürmesine sebep düştüğün tuzakların altında yatan petrol denizine şimdi de uranyum deryaları eklendi, Şengal’in üstü değil asıl mesele, altı olduğunu biliyoruz, petrol için ölen binlerce Kürt’ten sonra bu kez de binlerce Kürt birileri uranyumdan nemalansın, bazı kadroların biraz daha palazlansın diye mi öldürecek birbirini? Öldürtme, yapma, iyi bir şeyler söyle artık, duy bizi.

Ankara küçük düşünür, şimdiki haliyle yeşil faşisttir, kendinden başka herşeye düşman olduğu için kafası dardır, derdi Şengal’deki uranyum değil, PKK’dir, normalde verdiğin petrole fittir, ama milliyetçilik duygularındaki en büyük düşmanı Kürt’tür, bak senin ülkende hala “Altınköprü”, “Kuştepe”, “Karatepe”, “Karaincir” gibi isimler var, bu senin nedametin olmalıyken sen de Kürt’sün, seni gerillanın kanında, gerillayı peşmergenin kanında boğmak istiyorlar, gör artık.

Dön tarihe bir daha bak, bu halk çok eskiden devlet sahibiydi; Medler, Gutiler, Adiabeneler zamanında devletler kurup yönettiler, Erken Dönem’den İslam’ın başlangıç dönemine kadar devletlerimiz vardı, ne zamanki Selahaddin Eyyubi İslam’ı Kürtler’e de gönderdi(!), bir daha belimizi doğrultamadık, o da Kürt’tü, sonra bir direniş başladı “hadi belki” diye ama bu kez de kara lanet fışkırdı topraktan ve kanla karışık zulüm gibi yağdı üstümüze, bunu Sykes-Picot’ta görmediysen şimdi gör, siyasal İslam ile petrol kardeştir, bil artık.

Kuzey’in, Batı’nın ve Doğu’nun lideri bütün bunlara binaen sana özel mektup gönderdi, “Ben zindadayım, imkanım yok, ulusal kongreyi topla, birleştir bizi” dedi. Neden yapmadın? Bunu biz yeterince sorgulamadık, sorgulamıyoruz da, bu bizim tarihi sorumsuzluğumuzdur ama tarih kendisi sorgular seni ve künyene yazar nedenlerini, hala vakit varken yazdırma, yapma, bu yanlıştan dön artık.



1751
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: