ABD’de Trump dönemi

06 Ocak 2017 Cuma

NAZMİ GÜR

20 Ocak'ta 8 yıllık Obama dönemi sona eriyor. ABD seçimlerinin galibi Donald Trump görevi başkan Obama’dan devralacak. ABD'deki yerleşik kurallar ve teamüller gereği iktidar el değiştirecek. Ve Cumhuriyetçi Trump 20 Ocak’tan itibaren resmen göreve başlayacak.

Hem Beyaz Saray, hem de Trump bu devir teslim için tüm hazırlıklarını bitirmiş durumda. Dünya Trump’ın sahne almasını bekliyor artık.

ABD başkanlık seçimini tüm tahminleri alt üst ederek kazanan Trump’ın sahne almasını en çok Putin ve Erdoğan sabırsızlıkla bekliyor. Bu bekleyişleri 20 Ocak’ta sona erecek ve Trump iş başı yapacak. Trump ve oluşturduğu yeni ABD yönetimini, hem içte ve hemde dışta, çözüm bekleyen onlarca kriz bekliyor. Bakalım Trump nasıl başlayacak? Kendisini sabırsızlıkla bekleyenleri hayal kırıklığına mı uğratacak yoksa sevindirecek mi?

ABD siyasi geleneklerinde yeni başkanın ilk yüz günü önem taşıyor. Seçim kampanyası süresince verdiği sözler ve vaatleri tutup tutmayacağı,oluşturduğu ekibin sorunların üstesinden gelip gelemeyeceği, özellikle dış politika ve uluslarası güvenlik konusundaki yaklaşımları deyim yerinde ise bu sürede test ediliyor. İç kamuoyu açısından, özellikle ekonomi ve içsizlik gibi konular ön plana çıkıyor.

İşte bu ilk yüz günlük Trump icraatlarını çok yakından izlemek gerekiyor. Özellikle dış politikada atacağı adımlar ve bu konudaki yaklaşımları gelecek dört yıllık yönetim dönemininde ipuçlarını verecek. Bu nedenle özellikle Suriye krizinde Obama yönetiminden farklı bir çizgi izleyip izlemeyeceği konusu gelecek üç ay içinde netleşecek. 

Trump yönetiminin iki konuda radikal-stratejik değişikliklere gitmeyeceğini düşünüyorum:

1- Trump yönetimi ABD dış politikasında köklü ve radikal değişiklik yapmayacaktır. En azından bir dönem geleneksel politikaları sürdürecektir. Kimi nüanslar olacaktır elbet. Rusya ve Çin ile ilişkiler, İran ile yapılan nükleer anlaşmaya ilişkin kimi farklı yaklaşımlar gibi. 

Dünyadaki kriz alanları ve özellikle Ortadoğu bağlamında Suriye krizi konusunda ise sahadaki gerçekliği görüp ona göre hareket edecektir. Ortadoğu’da daha fazla bir Rus-İran nüfuz alanı genişletme girişimlerine seyirci kalmayacaktır. Her ne kadar Putin ile iyi ilişkiler geliştireceği yönünde mesajlar veriyorsa da son tahlilde Ortadoğu’daki hayati ABD çıkarları açısından tavizkar olmayacağını beklemek gerekir. 

2- Uluslararası güvenlik ve kriz alanlarına ilişkin olarak köklü politik değişiklikler beklenmemeli. Çünkü bu konuda yeni bir doktrini yaşama geçireceği bir konjönktör mevcut değil. Var olan ABD politikalarını etkinleştirmek konusunda kimi girişimleri olacaktır. Suriyede bu bağlamda ilk test alanı olacaktır. IŞİD ile mücadelede güç kullanımı konusunda ise kimi somut adımlar ataması beklenmelidir.

20 Ocak yaklaşırken Trump ve yönetiminin nasıl bir performans sergileyeceği konusundaki endişeli bekleyiş sürüyor. Öyleki ABD seçimlerine siber saldırı yönelterek müdahale etmekle suçlanan Rusya’nın 35 diplomatı ABD de persona non grata ilan edilerek sınır dışı edildiler. Putin bu hamleye Trump’ın gelişini gerekçe göstererek misillemede bulunmadı. Rusya Trump’ın yaklaşımını görmek istiyor. Trump, ABDnin beklentilerini karşılayacak bir adım atmazsa, o zaman Rusya’nın da 35 ABD diplomatını sınırdışı edeceği ve misilleme hakkını kullanacağını bekleyebiliriz. Bu durum yeni bir soğuk savaşın başlangıcını tetikleyecek bir krize dönüşebilir. İşte o zaman Suriye’de çözüm dahada zorlaşacaktır.

Dünyanın endişeli bekleyişi sadece kriz alanlarına ilişkin değil. Trump’ın uygulayacağı ekonomik politikalarında sarsıcı etkileri olabilir. Türkiye gibi kırılgan ekonomik sistemleri olan ülkeler asıl bunun için kara kara düşünüyor. 

Trump’ın ABD başkanlığına seçilmesi sürpriz olmuştu.

Gelişi ise tüm dünya için özellikle müttefikleri için endişe kaynağı.

İlk yüz gün uygulayacağı politikalar bize yeterince ipucu verebilir.



1677
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: