Haksızlığa intikamla cevap verirdi

İlk isyanı, bir kadını kaçırmaya çalışırken katleden ilk eşinin aklanmasına göz yummayarak feodal toplumu karşısına almasıyla başlar. Kavgacı, isyankar, bir o kadar da paylaşımcı bir kadın. Fatma Öcalan, paylaşımcı, misafirperver, sert mizaçlı diye tanımladığı annesi Üveyş Öcalan’ın haksızlığa uğradıklarında mutlaka intikam almalarını öğütlediğini söyledi.

12 Nisan 2018 Perşembe | Kadın

SAFİYE ALAGAŞ / JINNEWS / RIHA


Riha’nın Xelfetî ilçesine bağlı Amara Köyü’nde dünyaya gelen Üveyş Öcalan, Türkmen köyünden biriyle evlenir. Bir süre burada yaşayan Öcalan, evlendiği erkekle birlikte fıstık toplamaya gider. Evli olduğu erkek, bekar bir kadına “Benimle kaçacaksın, seni kaçıracağım” der. Kadının karşı çıkması üzerine elindeki tüfekle kadını vuran erkek, gözaltına alındıktan sonra tutuklanır. 

Tüm bunlar gözleri önünde cereyan eden Üveyş Öcalan, buna sessiz kalmaz ve mahkemede tanık olduğu her şeyi bir bir anlatır. Öcalan’ın aleyhinde ifade vermesini hazmedemeyen eşi ise sinirden kalp krizi geçirerek ölür. Kadın katilinin aklanmasına göz yummayan Öcalan, bu şekilde içinde yaşadığı feodal toplumu da karşısına alır. 

 

Komünal yaşamın sürdürücüsü

 Bir süre sonra köylüsü Ömer Öcalan’la evlenen Üveyş Öcalan’ın 7 çocuğu olur. Hiç kimseden bir beklentisi olmadan yaşamını idame ettiren ve emekçi kişiliğiyle tanınan Öcalan, ürettiklerini köyde herkesle paylaşarak komünal yaşam geleneğini korur. 

Kızı Fatma Öcalan, annesinin en çok paylaşımcı ve misafirperverliğiyle bilindiğini belirtiyor: “Tereyağımız, ayranımız, yoğurdumuz çok olurdu. Köyde ihtiyacı olanlara dağıtırdı. Komşuları çağırır, ‘Gelin tereyağı, ayran alın’ derdi. Tek başına yemeği sevmezdi. Misafir geldiğinde yüzü güler, en güzel yemekleri onlar için yapardı. O kadar işin içinde en iyi şekilde ağırlar, onlarla sohbet etmeyi severdi.”


Mizacı sertti

Erkek egemen toplumda kendisini koruyabilmek ve güçlü olduğunu ifade edebilmek için sert bir mizaca sahip olan Öcalan, çevrede ciddi, hiç şaka yapmayan biri olarak biliniyor. Kızı Öcalan ise, bu özelliğinin sadece çocuklarına karşı olduğunu ifade ediyor. 



Fatma Öcalan


‘Gidin intikamınızı alın derdi’

 Fatma Öcalan, haksızlığa karşı büyük bir öfke duyan annesinin her zaman kendilerine “Kimse size haksızlık etmesin, buna asla izin vermeyin” öğüdünde bulunduğunu söyledi. Annesinin tüm çocuklarına haksızlığa uğradıklarında mutlaka intikam almalarını öğütlediğinin altını çizen Fatma Öcalan, yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor: “Dışarıda dayak yiyip eve geldiğimizde bizi evden kovardı. ‘Yiğit olun, korkusuz olun. Gidin intikamınızı alın, sonra gelin’ derdi. Bir gün komşunun çocuğu beni dövdü. Ben de eve gittim. Bana çok kızdı, bağırdı; ‘intikamını almadan eve gelmeyeceksin. Git döv, sonra eve gel’ dedi. Ben de gidip beni döven çocuğu dövdüm sonra eve geldim. Bana ‘Dövdün mü intikamını aldın mı?’ diye sordu. Ben de ‘dövdüm’ deyince sevindi ve güldü.” 

 

‘Abim mücadeleci yönünü annesinden aldı’

 Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, onun ikinci çocuğu. Fatma Öcalan, sürekli annesiyle çatışan abisi Öcalan’ın mücadeleci yönünü annesinden aldığını söyledi. Üniversiteyi kazanınca annesinin onun vali ya da kaymakam olarak köye dönmesini beklediğini dile getiren Öcalan, “Diyordu ya kaymakam ya da vali olur. Okulu bırakıp mücadele edince hiçbir şey söylemedi. Hiçbir zaman ‘Neden gitti? diye sormadı. Zaten hiç haber alamıyordu. Haber alamadığı için çok özlüyordu ama Abdullah’ın boş bir amacın peşine düşmeyeceğinden de adı kadar emindi” dedi.   

 

‘Bir gün döner diye kapısını kilitlemedi’

Abdullah Öcalan’ın gidişi ardından annesinin evin kapısını hiç kilitlemediğini söyleyen Fatma Öcalan, aynı zamanda amacını gerçekleştirmeden dönmesini de istemediğini aktardı. Öcalan şöyle dedi: “Annem her zaman ‘Bir gün intikamını alacak ve biz kazanacağız’ derdi. Hep bir gün gelecek diye bekledi. Hep, ‘Başkan gelebilir, geldiğinde kapıda beklemesin’ diyordu. Bu beklentiyle gitti.”

 

Üveyş Öcalan’ın kumaş beklentisi

 Annesinin Abdullah Öcalan’dan kumaş istediğine dikkat çeken Fatma Öcalan, her dakika annesinin Abdullah Öcalan’ın hedeflerine ulaşmasıyla birlikte o kumaşı da alıp geleceği hayalinden vazgeçmediğini söyledi. Annesinin o kumaşı istediği son anı anımsatan Öcalan, “Başkan anneme ‘Alacaksam Kürdistan’daki bütün annelere alacağım’ dedi. Annem bu özlemle beklerken ne Başkan geldi ne de kumaş. Hasta yatağındayken de ‘öldüğümde Başkan kumaşı gönderirse gözlerimin üzerine koyun, beni öyle gömün’ diye vasiyet etti” diye konuştu. 



470

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA