İşbirliğine son verin!

Türkiye’nin Rojava’daki işgalci güçlerinin bir an önce geri çekilmesini isteyen İngiliz siyasetçiler ”Türkiye, savaş suçlarını Batı’dan aldığı destekle işliyor. Türkiye boykot edilmeli, ekonomik ve askeri işbirliğe son verilmeli” çağrısında bulundu.

05 Nisan 2018 Perşembe | Dizi

EREM KANSOY / LONDRA


Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü NATO’nun ikinci büyük ordusu Türkiye, uluslararası güçlerin de izniyle Efrîn’i işgal etti. Tehditlerini sürdüren ve hedefine Minbic’i koyan Türkiye’nin DAİŞ vb çetelerin de desteğini alarak sürdürdüğü yayılmacı politika tepkiyle karşılanıyor. İngiltere’den gazetemize konuşan siyasetçiler, Türkiye’nin savaş suçlarından dolayı yargılanması gerektiğini belirtirken, Rojava’daki işgalci güçlerini de bir an önce geri çekmesini istedi. ”Türkiye boykot edilmeli, ekonomik ve askeri işbirliğe son verilmeli” çağrısında bulundu. 

İngiltere İşçi Partisi Milletvekili Joan Ryan, AP ve İngiliz Parlamentosu Pasifik Grubu lideri Johns Bannet, İskoçya Milletvekili Chris Stephens, İskoçya Kürtlerle Dayanışma Komitesi kurucularından Parlamento Üyesi Rosa Sally, Lordlar Kamarası üyesi Lord Maurice Glasman, İngiliz Muhafazakar Parti Milletvekili  Jack Lopresti ile YPG eski savaşçısı İngiliz Macer Guilford Efrîn’e yönelik işgalin derhal son bulmasını istedi. 


Tehdit Şengal’e kadar uzanabilir!


Joan Ryan 


İngiltere İşçi Partisi Milletvekili Joan Ryan, Türkiye’nin Efrîn’e düzenlediği operasyonun bir işgal harekatı olduğunun altını çizerek, ”Türk devletinin Efrîn’i işgalinin altında bir mantık göremiyorum. Türkiye’de ve İngiltere’de birçok bakan bize Türkiye’nin sınırlarını koruma hakkı olduğu söyledi. Oysa Efrîn’den ya da Kürtlerden Türkiye’nin sınırlarına herhangi tehdit yok. Aksine Kürt halkına yönelik bir tehdit söz konusudur ve bu tehdidin Efrînle sınırlı kalmayacağı Minbic, Kobanê, Şengal’e kadar uzanabileceği görünüyor. En korkutucu tarafı da bu. Kürtler Türkiye tarafından tehdit ediliyor ve tehlikeyle yüz yüzeler. Türkiye çok agresif ve bu agresifliği birçok yaşamın son bulmasına neden oluyor” diye konuştu. 


Türkiye derhal geri çekilmeli

İşçi Partisi’nin Efrîn karşısındaki suskunluğuna ilişkin ise Ryan, ”Partinin genel siyaseti farklı olabilir. Benim görüşüm bu saldırılar çok yanlıştır ve insancıl krizleri derinleştirmektedir. Türkiye tarafından atılan bu adımlar derhal durdurulmalıdır. Sivil halkın sağlık, yiyecek ve kalacak yer imkanlarına derhal sahip olması gerekir. Ayrıca Türkiye bölgeden derhal geri çekilmedir” dedi. 


Türkiye gibi ülkelere silah satılamaz

İngiltere, Türkiye’nin ekonomik ve ticari ilişkilerinin giderek güçlendiği ülkelerden birisi. Türkiye, dünya silah ticaret sıralamasında dünya ikincisi olan İngiltere’nin önde gelen müşterilerinden. İngiltere’nin gerçekleştirdiği silah ticareti 15 Temmuz darbe girişimi sonrası zirve yaparken; Türkiye, 2016’da İngiltere’den tam 158 milyon Sternlik silah aldı. Türkiye-İngiltere arasındaki silah ticaretine de tepki göstererek, ”Silahı kendi insanlarına doğrultan devletlere silah satılamaz” diyen Ryan şöyle devam etti: ”İngiltere sattığı silahların Kürtlere karşı kullanılıp kullanılmadığını araştırmalı ve gerçeği açıklamalıdır. Başbakan May, ABD Başkanı Trump’la yaptığı görüşmenin ardından Türkiye’ye gitmiş ve burada büyük silah ticaretine imza atmıştı. Bunun yanlış olduğunu en başından beri söylüyorum. Türkiye gibi bir ülkeyle silah ticareti yapmak kabul edilir değil.”


Agresif Türkiye derhal durdurulmalı

İngiltere’nin DAİŞ’e karşı savaşta Kürtlere hava desteği verdiğini hatırlatan Milletvekili Ryan, ”DAİŞ’i yenen ve dünyayı bu tehlikeden kurtaranlar Kürtlerdir. Kürtlerin Ortadoğu’da kendilerini yönetme hakkı, otonomileri, yerel yönetimlerinin tanınması, bunlar elbet çok önemli fakat şuanda üzerinde durulması gereken öncelikli konu, Türkiyenin bu agresifliğinin derhal durdurulmasıdır. Umarım Kürtler hak ettikleri gibi İngiltere’den destek görürler çünkü onlar bizimle birlikte DAİŞ’e karşı savaştılar” diye konuştu. 


Yeni siyasi çizgiler oluşturulmalı


Johns Bannet


AP ve İngiliz Parlamentosu Pasifik Grubu lideri Johns Bannet ise Efrîn odaklı gelişmeler için gazetemize şu açıklamalarda bulundu: ”Kürdistan’ı yıllardır araştırıyorum ve bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Türkiye tarihte hiçbir zaman Kürtlere haklı bir şekilde saldırmadı. Bugün de haklı ve geçerli bir sebeple Kürtlere saldırmıyor. Kürtlerin bunca saldırı altındayken Batılı güçlerden destek almamasının da kınanması gerekiyor. Çünkü unutulmamalıdır ki DAİŞ’i Kürtler yenmiştir. Bugün ise Kürtlere destek vermesi gerekenler Kürtlere saldırıyor ve topraklarını işgal ediyor. Suriye’de Kürtlerin aslında Türkiye’nin de saldırılarıyla artık yeni siyasi çizgiler oluşturması gerektiğini de görüyoruz.”


Elimizden geleni yapacağız

Bannet, Efrîn’den sürülen Kürtlere ilişkin olarak ise şunları söyledi: ”Buradaki insanlar sadece Türkiye değil ayrıca aşırı İslamcı gruplar tarafından da tehdit ediliyor. İnsanların hiçbir suçu yokken saldırıya uğramışlardır. Kendilerine İngiltere’den dayanışma mesajlarımı iletmek istiyorum. Kendilerini yalnız hissetmesinler, biz burada elimizden geleni yapacağız.”


Türkiye’nin NATO üyeliği dondurulmalı


Chris Stephens 


 Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırılarını kınayan ve insanlık dışı bulan İskoçya Ulusal Partisi’nden Milletvekili Chris Stephens ise görüşlerini şu sözlerle ifade ediyor: ”DAİŞ’le yaşanan savaşta Kürtler hepimizden daha çok bedel ödeyerek DAİŞ’i yendiler. Buna karşın Efrîn’de insanlık dışı bir saldırıya uğradılar. Dolayısıyla İngiltere sivillere saldıran ve onları öldüren rejimlere silah satışını durdurmalıdır. İngiltere, Türkiye’ye sattığı silahların Efrîn’de Kürtlere karşı kullanıldığını biliyor ve ne yazık ki buna halen sessiz kalıyor. Türkiye’nin bazı bölgelerde sivillere yönelik kimyasal silahlar da kullandığını biliyoruz. Aslında Türkiye’nin NATO üyeliği dondurulmalı veya durdurulmalıdır. Bu süreçler hassastır ve NATO, Türkiye gibi saldırgan ülkeleri engellemelidir.”


Kürtler insanlık için savaşıyor

Stephens’in Kürtlere yönelik mesajı ise şöyle: ”Biz İskoçyalılar Kürtlerin yanındayız. Kürtler kendini yalnız hissetmesin! Kürtlerin yaptığı cesur savaşların ve büyük direnişlerin insanlık için aslında bir armağan olduğunu görüyoruz. Kürtler sadece kendileri için değil bütün insanlık için savaşıyorlar. Biz de Kürtlerle omuz omuzayız. Kürtler bilmelidir ki İngiltere Parlamentosu‘nda Kürtleri destekleyen üyeler var. Hükümete, Kürtlere destek çıkması ve Türkiye’nin işgal saldırılarını durdurmasına yönelik baskılarımız sürecek.”


Türkiye’ye tavır alınmalı



İskoçya Kürtlerle Dayanışma Komitesi kurucularından parlamento üyesi Rosa Sally de Türkiye’nin işgal saldırısını şiddetle kınadığını belirterek, şöyle dedi: ”Türkiye’nin yaptıkları insanlık dışıdır. Türk askerleri sivilleri katletmiştir. Biz, İngiliz Parlamentosu’nun derhal Türkiye’yi kınamasını istiyoruz. Ayrıca BM’nin 1204 sayılı metnindeki çözüm arayışılarını Türkiye’nin baltaladığını görüyoruz. Uluslararası anlaşmaların kurallarını çiğneyen Türkiye’nin kınanması gerekiyor.


Uluslararası boykot şart

Türkiye’nin NATO’dan çıkarılmasının gerektiğini ancak  bunun mümkün görünmediğini ifade eden Sally, ”Türkiye insan haklarını çiğnemiştir. Kadın hakları, LGBT’li haklarını her gün çiğnemektedir. Türkiye de her gün gazeteciler tutuklanıyor. Bu tablo karşısında demokrasiden yanayız diyen tüm ülkelerin birleşmesi ve Türkiye’yi NATO’dan çıkarması gerekiyor. Ayrıca Türkiye, uluslararası platformda boykot edilmelidir. Hiçbir ülke Türkiye ile ticaret yapmamalıdır ve silah ticaretini de durdurmalıdır” diye konuştu. 


İnsani yardım ulaştırılmalı

Sally, Efrîn’de yerlerinden edilmiş Kürt halkına da dayanışma duygularını göndererek son olarak şunları belirtti: ”Kendileriyle dayanışma içerisindeyiz ve Avrupa’da onların güvenliğinin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Öte yandan diğer bölgelerdeki Kürtlere de birlik olmaları gerektiğini, demokratik konfederalizmi iyi anlayıp anlatabilmelerini söylemek istiyorum. Demokratik Konfederalizmi anlayamayan birçok Kürt var ve aslında bu Ortadoğu’da genel çözümdür.”


Sessizlik mide bulandırıcı


Lord Maurice Glasman


Lordlar Kamarası Üyesi Lord Maurice Glasman da ”Türkiye’nin Efrîn işgali Kürtlerin demokratik otonomisine karşı yapılmış faşist bir saldırıdan ibarettir” diyerek, Avrupa ülkelerinin tutumuna tepki gösterdi: ”Bu saldırıyı, savaş suçu içeren ve faşizanlığın ulaştığı son nokta olarak değerlendiriyorum. Avrupa’nın, Amerika’nın ve özellikle İngiliz hükümetinin bu konudaki sessizliğini de mide bulandırıcı buluyorum. Türkiye bu savaş suçlarını Batı’dan aldığı destekle işliyor. Biz, Türkiye’nin aldığı bu desteğin önünü kesmeliyiz. 


Efrîn sürecinde başarılı olamadık!

Ayrıca insanlık suçlarına maruz kalan Kürt halkını da desteklemeliyiz. Fakat çok acıdır ki İngiltere Kürtlerin otonomisine sıcak bakmıyor ve görmezden gelmeyi tercih ediyor. Bakın Efrîn’de bizim devletimiz tamamıyla sessiz kaldı. Kürtlerin savaşı demokrasinden, insanlıktan yanaydı ve biz bunu destekleme sürecinde başarılı olamadık. Yine de Kürtlere İngiltere’den dayanışma mesajımı göndermek istiyorum. Tüm yaptıklarına saygı duyuyoruz ve destekliyoruz.”


Silah işbirliği yok sayılıyor!


Jack Lopresti


İngiliz Muhafazakar Parti Milletvekili ve İngiltere Başbakanı Theresa May Parti Grup üyesi Jack Lopresti ise Efrîn işgaline ilişkin, "Burada yaşananlar oldukça sıkıntılı. Bugün gündemimize aldığımız ve aslında bu sıkıntıların sonlandırılması gerektiğini düşündüğümüz bir durum söz konusu. İnsani yardımların buraya gönderilmesi için çalışmalar başlatacağız" dedi. Türkiye ile İngiltere’nin silah ticaretinden habersiz olduğunu savunan Lopresti, "Bildiğim kadarıyla Türkiye, İngiltere ile ticari konularda kilit ülkelerden birisi. Ayrıca NATO içerisindede sıkı ilişkileri bulunan bir devlet. Çok iyi anlamalıyız ki yaşananlar aslında insanları sıkıntıya sokan olaylar, bu yüzden yaşanan acıları sonlandırmaya odaklanmalıyız. Bölgeye insani yardımların ulaşmasına odaklanmalıyız. Bu sorunun son bulmasını ve insani yardımların buraya gitmesini istiyoruz" demekle yetindi. İngiliz basınına da yansıyan Efrîn’deki sivillere yönelik saldırılara ilişkin de "Ben kendi gözlerimle görmedim fakat sivillere herhangi bir şekilde saldırmak zaten yanlıştır" ifadelerini kullanan Lopresti, "Sivillere yönelik saldırıları kabul etmiyoruz. Bu sorunun derhal son bulmasını istiyoruz, olabilecek en hızlı şekilde bölgeye insani yardımların ulaşması gerekiyor, ve pratikte bunlarla ilgilenip gereğini yapacağımızı söyleyebilirim" diye konuştu. 


YPG’li eski savaşçı Gifford: Erdoğan Batı için de tehlike



Rojava’da DAİŞ’e karşı savaşta yer alan eski YPG’li İngiliz savaşçı Macer Gifford da ”Erdoğan sadece Kürtler için değil, Batı için de tehlike” dedi. 

Cambridge doğumlu Gifford DAİŞ’e karşı savaşmak için Rojava’ya gitmiş, Minbic’in özgürleşmesi ardından İngiltere’ye geri dönmüştü. Türkiye’nin Efrîn saldırısının beklendiğini ifade eden Gifford, ”Türkiye uzun süredir diktatörlük ile yönetimi benimsiyor” dedi. Türk devletin kaos içerisinde olduğunu belirten Guilford şöyle devam etti: ”Gazeteciler, akademisyenler tutuklanıyor. Kürtlere insanlık dışı saldırılar yapılıyor. Bunlar aslında demokrasinin bittiğini gösteriyor. Demokrasinin olmadığı yerde, özellikle Türkiye’de, elbette Kürtlere daha yoğun şiddet uygulamaya çalışacaklardır.”

Türkiye’nin Efrînle başlayan tehdidinin Minbic ve diğer yerlerle devam ettiğine işaret eden Gifford, ”Aslında Rojava’ya bir koridor açarak cihatçıları ÖSO adı altında bölgeye sokmaya, bölgede söz sahibi yapmaya çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu. 

”Türkiye, Erdoğan sadece Kürtler için değil aslında Batı için de bir tehlike” diyen Gifford, ”Mültecilerle Avrupa’yı tehdit ettiklerine tanık oluyoruz” diye belirtti. Türkiye’nin hem kendi ülkesinde hem de Suriye’de suç işlediğini kaydeden Gifford şöyle devam etti: ”Sadece Efrîn‘e yönelik işgal saldırıları değil ayrıca Rus uçaklarını da düşürmeleriyle de bir güven problemi yaratmış durumdadır. Türkiye saldırgan bir ülkedir ve çıkardığı sorunları dünyaya yaymaya çalışıyor. Demokrasi ve eşitlikten uzak Türkiye kesinlikle bu şartlarda NATO üyeliğinden atılmalıdır.”



İngiltere heyeti Rojava’da



İngiliz siyasetçiler Qamişlo ardından Kobanê’yi ziyaret etti. Heyette yer alan İngiliz Lordu Glasman, ”Sizinle uzun dönemli bir ilişki için buradayız” dedi. 

İngiltere İşçi Partisi Başkan Yardımcısı Lloyd Russell Moyle, İngiliz Lordlar Kamarası üyesi Maurice Glasman, Uluslararası Sendikalar Bürosu Simon Dibbing, İngiltere Sendikalar Temsilcisi Ryan Fletcher ve Kürtçeyi Geliştirme Merkezi Müdürü İbrahîm Doğuş’tan oluşan heyet önceki gün Sêmalka Sınır Kapısı’ndan Qamişlo’ya geçti. Heyet, Kuzey Suriye Federasyonu kurumlarıyla görüşme yaptı. İngiliz Parlamentosu’nun üst kanadı Lordlar Kamarası üyesi Maurice Glasman, “Sizinle uzun vadeli bir ilişki kurmak ve özgürlüğünüzü, demokrasinizi yıkmaya çalışan herkese karşı sizi desteklemek için buradayız” dedi. Qamişlo’da düzenlenen bir basın toplantısında konuşan Glasman, “Tüm kalbimizle sizinle dayanışma içinde olduğumuzu belirtmek için buradayız” diye ekledi.


‘Parlamentoya taşıyacağız’

Heyette yer alan Milletvekili Lloyd Russel-Moyle de döndüklerinde, izlenim ve görüşlerini hem parlamentoda hem de İngiliz halkıyla paylaşacaklarını söyledi. Aynı zamanda Türkiye’ye silah satışlarının zorlaştırılmasını umduğunu da ifade etti. 


Heyet Kobanê’deydi

Dün ise DAİŞ’e karşı direnişin sembolü Kobanê’ye geçen heyet, Demokratik Özerk Yönetimi ve Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) yetkilileri ile görüştü. Heyete Cizre Özerk Yönetimi Dışişleri Konseyi Eşbaşkanı Ebdulkerim Umer de eşik etti. Lord Glassman, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum gününü kutlayarak, kutlama için ağaç dikme etkinliklerine katılma fırsatı bulamadıklarını ifade etti. Kobanê savaşı ve Rojava halkının direnişinin terör örgütlerine karşı etkili olduğunu dile getiren Glassman, Efrîn’de Türk ordusu tarafından gerçekleştirilen katliam ve demografiyi değiştirme çabasından haberdar olduklarını söyledi.



‘Demokrasiyi Rojava’da gördük’

Heyet üyeleri Kuzey Suriye’deki deneyime dikkat çekerek demokrasinin temelenin hükümetler değil toplum olduğunu belirterek, “Demokrasiyi burada, Rojava’da gördük” dedi.

Kobanê Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Enwer Muslim de Kobanê direnişine değinerek, Türk devletinin Kuzey Suriye projesine karşı çabalar içerisinde olduğunu ifade etti. Muslim, DAİŞ çetelerinin Şengal’de Êzîdîlere yaptıklarını Türkiye’nin bugün Efrîn’de tekrarladığını söyledi. Kobanê Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Berivan Hesen ise konuşmasında Rojava Devrimi’nde kadınların önemine vurgu yaptı. 

Kuzey Suriye yetkililerini Britanya’ya davet eden heyetin Kobanê’deki şehitliği de ziyaret etmesi bekleniyordu.


667

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA