‘Nefesim yettikçe mirasını büyüteceğim’

“Herkes biraz memleketine benzer derler ya, Asya da Qileban’ın heybetli ve dik duran, başı sisli dağlarına benziyor” diye tarif ediyor kızını Emine Ürün. Çocuklarının direnişinin tarih boyunca unutulmayacağını ifade eden anne Ürün, nefesi yettikçe kızının mirasını büyüteceğini söylüyor.

10 Şubat 2018 Cumartesi | Kadın

Şirnex’ın Cizîra Botan ilçesinde 2015 yılında ilan edilen özyönetim direnişinin 41. gününde DAİŞ’in yaratıcısı Türk devleti, yaralı ve sivillerin bulunduğu bodrumlarda yüzlerce insanı katletti. Bodrumlarda katledilenlerden biri de Cizîr Halk Meclisi Eşbaşkanı Asya Yüksel’di. Son yolculuğuna uğurlandığında Qileban (Uludere) sokaklarında ’Sê Jinên Azad’ şarkısı yankılanıyordu. 

Cizîr direnişinin sembolü haline gelen Asya Yüksel’i annesi Emine Ürün anlattı. Ürün, “Herkes biraz memleketine benzer derler ya, işte Asya’da Qileban’ın heybetli ve dik duran, başı sisli dağlarına benziyor. Halkı için yıllarca çalışan kızım, bu dağların heybetinden cesaret alarak yola çıktı“ diye başlıyor anlatmaya. 


 ‘Köy köy çalıştı’

 Kızı Asya’nın kadınlara ve kadın mücadelesine çok bağlı olduğu dile getiren anne Ürün, “Herkesle çok iyiydi, buradaki bütün insanlar da onu çok seviyordu. Kadınlara ve kadın mücadelesine çok bağlıydı. Bu mücadele için köy köy gezerek çalışma yürütüyordu. Êlîh’te, Sêrt’te bir sene çalıştı. Sonra Cizîr’e geldi, orada da iki yıl kaldı” diyor.

 

‘Şerefli bir ölümü tercih etti’

 Cizîra Botan’da kaldığı süre boyunca kızının Mehmet Tunç ve yüzlerce insanla birlikte büyük bir direniş sergilediğini dile getiren Emine, bu direnişin tarih boyunca unutulmayacağını belirtiyor. 

Ne kendisinin Cizîr’i ne de Cizîr’in Asya’yı unutabileceğini kaydeden anne, kızının ‘şerefli bir ölüm’ü tercih ettiğini dile getirdi. Ürün şöyle dedi: “”Kızım orada onurlu bir direniş sergiledi. Onu ve bu yaşadıklarını asla unutmayacağım. Onunla çatışma zamanlarında da telefonla konuşuyordum. Bodrumlara girdiklerinde de konuşmaya devam ettim. Sonra televizyonda gördüm yaralı olduklarını, zaten konuştuğu telefon da Asya’nındı. Ona ‘Sizi orada öldürecekler’ dedim. O da bana ‘Anne üzülme, şerefli bir ölüm mü iyi yoksa şerefsiz bir ölüm mü?’ diye sordu. Ben de ‘Şerefli bir ölüm dedim’. Dedi, “Madem öyle, niye bunları söylüyorsun? Kızım ve oğluma sahip çıkın,  üzülmeyin. Sen benim annemsin, yapma bunu’ dedi. Kızımın son sözleri bunlar oldu.” 

 

’Mücadelesini asla yarıda bırakmayacağım’

Yaşadığı onca acıya rağmen elinden kalan tek şeyin direnmek olduğunu söyleyen Ürün, kızının teslim olmamasına sevindiğini belirtiyor. 

Ürün, “Elimizden sadece direnmek gelir. Cizîr hayatı boyunca bunu unutmasın. O yangınları, o ölümleri asla unutmasınlar. Ben gözlerim gördüğü, nefes aldığım sürece kızımın mirasını büyüteceğim. Ayağım sağlam olsaydı onun görevini ben yerine getirir, köy köy, şehir şehir gezerdim. Ama ölüme kadar, bu dünyada var olana kadar ben ne onu unuturum ne de onun mücadelesini yarıda bırakırım” diyor.  


JINNEWS / ŞIRNEX



256

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA