Direnmekten başka bir yol yok

Akın OLGUN

07 Şubat 2018 Çarşamba | Forum

Büyük bir kuşatma var. Hayatın her alanında, itiraz üreten tüm nefesleri yok ederek, pespayeleşmiş, onursuz bir yaşamı dayatanların saldırıları altındayız. Aceleleri var, bir an önce kötülük ortaklığını her yere taşımak istiyorlar. Bu ortaklığın devamı ancak ve ancak direnenlerin seslerinin boğulmasıyla mümkün. Lakin tek bir ses bozuyor bütün dengeleri. Tek bir ses dahi alt üst ediyor onları. 

Bütün mesele meşrulukta. Bunca vahşetin, bunca saldırganlığın tek nedeni bu. Meşru değilseniz, kendinizi kabul ettirmek için her türlü zorbalığı uygulayarak, size meşru olmadığınızı hatırlatan her sesi, her kesimi yok etmek için “onu alın, bunu alın, hepsini alın” diyerek düşersiniz ortalığa. Baskının, şiddetin, hukuksuzluğun, adaletsizliğin kendini dayattığı yerde tek meşru olan şeyin direnmek olduğunu bir kez daha kanıtlayan bir süreci yaşıyoruz. Direnmenin karşısına kim “ama, fakat” diyerek çıkıyorsa, zorbalığın parçası olmaktan ve kendi arkadaşının, yoldaşının, halkının cinayet sebebi olmaktan kurtulamaz. 

İşte Efrîn’in önemi tam da burada. Ama’lardan, fakat’lardan bir hayat, bir dünya kurulmuyor. Efrîn direnişine sahip çıkmak, ona tutunmak, onunla hemhal olmak bütün yaraları saracak tek şey şimdi. Sadece kendi yaralarınızı, yaralarımızı değil, ezilen, sömürülen, yok sayılan, inkâr edilen tüm halkların yaralarını... Halklar yaralı. Baskı ve sömürü ile bu yaraları derinleştirenler ise ayağa kalkamayacak hale getirdikleri halkları, kendilerine mecbur bırakarak yürütüyorlar tüm sistemi. Direnmenin anlamsız ve boş olduğuna dair tepeden yüklenen tüm ezberleri bozan Kürdü, dostlarını, onun direnme gücünü ve bu gücü insana ait tüm değerlerle sarmalayan düşünceye karşı duyulan nefretin sahiplerine bakarsanız, onları görürsünüz. Efrîn’de gördüğünüz tanklar, uçaklar, bombalar, çeteler işte onlardır. Alman’ın tankı, Rus’un bombası, Amerikan’ın uçağı ve “kaygılıyız, endişeliyiz” diyen açıklamaların tüm kıvrımlarına yerleşen o onayı da bulursunuz. 

Direnenlerin ödediği bedellerin içini boşaltmak için her yolu deniyorlar. Elden ayaktan düşürmek için her türlü kirliliğe sarılıyorlar. Oluşan her boşluğu ve fırsatı sosyal, siyasal, kültürel ve en önemlisi ekonomik olarak yerleşenlerin ve yarattıkları tahribatın ne kadar derin olduğunu bilmeyen var mı? Tüm saflara bulaştırdıkları kir görünmüyor değildi lakin hayatı ve insanı savunanların kurduğu direnme hattı bir arıtma işlevi görüyor. 

Efrîn’e saldıran güçlerin ve işgal ortaklığıyla Kürtlerin direnme gücüne yapılan bu uluslararası saldırganlığın en büyük nedenlerinden biri işte bu. Bu sistemi çökertmek istiyorlar. Bir direniş kırıldığında, zincirleme bir çözülme başlar biliyorlar ve onlar sizi yok ederek “yenmek” istemiyorlar, santim santim, beden beden direnerek yok olmanız, kaybetmektir çünkü onlar için. Onlar, teslim olduğunuzun görüntülerini istiyorlar. Cizre’de, Sur’da bunu yapmak için aylarca uğraştılar. Yapılan “teslim olma” mizansenleri hep bu anlayışın ürünüydü ama olmadı. İstediğiniz kadar eleştirin, ”hendek savaşı” diyerek küçümseyin, her fırsatta “ama”, “fakat” diyerek etrafından dolaşın, ne Cizre, ne Sur asla onların istediği şeyi vermedi. Kobanê’yi Kobanê yapan da buydu. Bugün Efrîn etrafında örülen direnişin ve barış ağının dayandığı zeminin meşruluğu da böyle doğdu. Her türlü gericiliğe karşı direnenlerin oluşturduğu saygıyı, onuru yıkmak öyle kolay değil işte. 

Evet, direnmekten başka bir yol yok. Direnmek bir yanıyla kapsayıcı da olmaktır. “Barış“ diyen sesleri küçümseyen, üstten bakan, beğenmeyen her halin, söylemin, tavrın direnenlere vurulan bir darbe olduğunu da bir kenara not etmekte fayda var. 

Efrîn ile Gezi’nin, direnen metal işçilerinin, işini geri isteyen ve ablukayı kırmak için direnen Yüksel direnişçilerinin, kadro istediği için işine son verilen taşeron işçilerinin, cezaevlerinde rehin tutulan siyasetçilerin, gazetecilerin, “barış” diyen ve işinden olan Akademisyenlerin, aydınların, yazarların bağını ve bunun dilini kurmak hiç kuşkusuz herkese iyi gelecektir. 

Bir YARIN olacaksa, bu Efrîn ile kurulan bağdan çıkacaktır


422

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA