Vazgeçmeyeceğiz

“Sessizlik, adaletin inkarı ve cezasızlığa karşı” Paris’te 6 Ocak’ta gerçekleşen merkezi anmaya; Fransa, Almanya, İsviçre, İngiltere, Avusturya, Hollanda’dan 25 bini aşkın Kürdistanlı ile dostları katıldı. Fransa dışından 100’ü aşkın otobüs ve yüzlerce özel araçla Paris’teki anma için bir gün önceden çocuk, yaşlı demeden kalabalık gruplar halinde yola çıkarak Paris’teki Republique Meydanı’nda bir araya gelenler devletlerin sessizliğine karşı “Adalet” talebini haykırdı.

10 Ocak 2018 Çarşamba | Toplum-Yaşam

NİHAL BAYRAM / FİLİZ ARGAL / PARİS

 

“Sessizlik, adaletin inkarı ve cezasızlığa karşı” Paris’te 6 Ocak’ta gerçekleşen merkezi anmaya; Fransa, Almanya, İsviçre, İngiltere, Avusturya, Hollanda’dan 25 bini aşkın Kürdistanlı ile dostları katıldı. Fransa dışından 100’ü aşkın otobüs ve yüzlerce özel araçla Paris’teki anma için bir gün önceden çocuk, yaşlı demeden kalabalık gruplar halinde yola çıkarak Paris’teki Republique Meydanı’nda bir araya gelenler devletlerin sessizliğine karşı “Adalet” talebini haykırdı. Eyleme katılanlar, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Elysee Sarayı’nda ağırlayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a tepki gösterirken katliamı örtbas girişimine Paris’te Kürt halkınının “Unutumadık, unutmayacağız” diyerek anlamlı bir cevap verdiğini vurguladı. Konuşmalarda KCK’nin MİT elemanlarını yakalamasından duyulan memnuniyet de dikkat çekti. Eyleme katılan Kürdistanlılar ve dostları gazetemiz aracılığıyla şu mesajları verdi:


Şemdin Düremik/Almanya: 



Barış sürecinin bitmesinden sonra ülkeyi terk etmek zorunda kalanlardanım. Sakine arkadaşı tanıyorum. Katileri de biliyor ve tanıyoruz. Devletler arası çıkar ilişkileri bu katliamı örtbas etmeye yetmeyecek. Çünkü devletler arası ilişkilerde ezeli dostluk ve ezeli düşmanlık diye bir olgu yoktur. Fransa hükümeti bu katliamın perde arkasını çok iyi biliyor. Bunu kamuoyuna hiç açıklamayacaklar. Türkiye ile ilişkilerinde bunu bir şantaj olarak ellerinde tutacaklar. Eğer adalet demokrasi ve insan hakları varsa sadece tetikçiyi değil o tetiği çektirenleri su üzerine çıkarmaları ve savaş suçlusu olarak uluslararası mahkemelerde yargılamaları gerekiyor. Bunu yapmadıkları sürece bu iki yüzlülükleri her daim karşılarına çıkaracak ve hesabını sormaktan vazgeçmeyeceğiz.


Elif Demir/Almanya: 



Bugün üç kadın arkadaşımızın katledilmesine duyduğum öfkeden dolayı burdayım. Beş yıldır Paris’e gelip hesap soruyorum. Aydınlatılana ve hesabı verilene kadar bizler bu davanın takipçisi olacağız. Her sene Paris’e gelip Paris hükümetini rahatsız etmeye devem edeceğiz. 5 Ocak’ta Tayyip Erdoğan’nın Paris’e gelmesi ve burada en iyi şekilde hükümet tarafından ağırlanması biz Kürtlerin yarasını kanatıp deşmiştir. Fransız hükümetini bu tutumundan dolayı kınıyorum. Erdoğan-Macron görüşmesiyle katliamın üstü örtülmeye çalışıldı. Ancak Kürt halkı, kadınları unutmaz, unutmayacak. 


Ali Sarı/Fransa: 



Burada olmamın temel sebebi Erdoğan’ın bize başka bir alan bırakmamasıdır. Bizler eylem alanlarını mesken eyledik. Görünen o ki her ocak ayında burada olmaya devam edeceğiz. Adalet arayışımız sürecek. Bu katliamı yapanlar ve yaptıranlar açıkça ortada. KCK’nin elinde olan iki MİT elemanı herşeyi itiraf etmiştir. Belgeler de kamuoyuyla paylaşılıyor. Durum böyleyken uluslararası alandan ve hükümetlerden herhangi bir adım atılmıyor. Sadece Sakine, Fidan ve Leyla’yla sınırlı bir durum değil. Kürtlerin halk talebi, adalet talebi, statü talebi 40 yıldır devam ediyor. Zafere ulaşana kadar da devam edecek. Kürt gençleri, Kürt kadınları, Kürt çocukları olarak bu hak talebinin olduğu kamusal alanda olmaya devam edeceğiz. Dünyanın her yerinde mücadeleye devam edeceğiz.


Gevrişah Mert/Almanya: 



Sakine Cansız ve iki kadın arkadaşımız için buradayım. Katliamı kınıyor ve Önderliğimiz üzerindeki tecridin de bir an önce kaldırılmasını istiyorum. Ben bir şehit annesi olarak (Sipan Xelat/Vedat Mert) tüm şehitlerimizin hesabını sormaya devam edeceğim. 5 Ocak’ta  Erdoğan Paris’e geldi. Erdoğan bir katildir. Bu şekilde karşılanması bizi yaralamıştır ve bunu kabul etmiyoruz. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’ni (CPT) de Önderimiz için gereken adımları atmadığı için. Ben sağlık sorunlarıma rağmen bugün burada yerimi aldım. Herkesi bu mücadeleyi sahiplenmeye ve alanlarda olmaya çağırıyorum.


Yusuf Sayın/Fransa: 



Paris’ten katılıyorum. 15  yaşındayım ve öğrenciyim. Katiam olduğu yıl 10 yaşındaydım. Beş yıldır adalet aramaya devam ediyoruz. Ben Fransa’da doğdum büyüdüm. Buranın bir halkıyım aynı zamanda. Fransa halkının bu katliama yeterince tepki vermediğini düşünüyorum. 


Ayşe Akdağ-Dicle Akıncı/Almanya: 



Üniversite öğrencisiyiz. Her yıl ailelerimizle gelmeye çalışıyoruz. Leyla Şaylemez kaldığımız kentte aktif çalışıyordu. Bizzat tanıma olanağımız oldu. Katledilmeleri bizi şoka koydu! Kürt halkının adalet talebi devam ettiği sürece biz Kürt gençleri burada olmaya devam edeceğiz. 


Hanna Immhoff/İsviçre: 



Avrupa’nın dört bir yanından kadınlar, insanlar Paris’te buluştu. Son iki yıldır bu yürüyüşe katılıyorum. Bu yıl daha fazla insanın katıldığını farkettim. Fransız hükümetinin bu süreçte Erdoğan’ı karşılaması tümden bir provokasyondur. Bu kabul edilemez. Ancak Fransa’da, Macron’un partisi içerisinde de bu buluşmaya şiddetle karşı çıkan kesimler var. Macron’a açık bir mektup yazıp bu duruma karşı direnen bir kesim var. Erdoğan’a karşı direniş için iyi bir ifade oldu. Bu yürüyüş hem devrimci üç Kürt kadının katledilmesini protesto hem de Erdoğan-Macron buluşmasına iyi bir cevap oldu.


Rosa Müller/Almanya: 



Burada olmak önemli, uluslararası dayanışmayı hissedebiliyorum. Erdoğan’ın Fransa’ya gelmesi tabi ki tesadüf değil. Bilinçli seçilen bir zamanlama. Bu katliamı aydınlatmak için toplumsal baskı artıyor. Paris’te yapılan merkezi yürüyüş gerekli ancak yeterli değil. Katliamı hatırlatma ve aydınlatma için daha fazla baskı yapılmalı. Ki baskı olmadan bir ilerleme olmayacak. Bunu görebiliyoruz.


Gülten Şahin/Fransa: 



Kürt halkının tüm sesleri bir arada. Birlik ve beraberlik var. Özellikle üç kadın yoldaşımızın katledilmesinden dolayı bugün bir kadın direniş günüdür. Maalesef yaşadığım ülke halen Türkiye hükümeti ile pazarlıklar yapıyor. Macron’un böylesi bir süreçte Erdoğan’ı kabul etmemesi gerekiyordu. Bu, Fransa’nın kirli siyasetini gösteriyor. Diktatörü burada ağırladılar. Ama Kürt halkı buna gereken cevabı verdi. 


Rojda Baran/Almanya: 



Bu yürüyüşe üç yıldır katılıyorum. Atmosfer çok iyi, gurur verici. Genç kadınlarımızın katılmaları da beni mutlu ediyor. Bu yürüyüş hem katliamı protesto eden hem de Erdoğan’ı boykot eden bir yürüyüş oldu. Kürt kadınlarının sokaklara çıkmaları gerekiyor. Özgürlük sokakta! 


Cennet Geçici/Almanya: 



Yürüyüş kalabalıktı ama yetmez, kadınlar daha fazla olmalı. Daha çok kadın gelmeliydi. Erdoğan’ın Fransa’ya gelmesi iki ülkenin kirli politikalarını gösteriyor. Bunu açığa çıkarmak için mücadele etmek gerekiyor. Daha büyük bir cevap verebilmek için yürüyüşümüz daha canlı olmalıydı. 4 Kasım’daki Düsseldorf eyleminin ruhunu buraya yansıtmalıydık. Umarım bir sonraki yıl daha farklı bir ruhla katılım sağlarız.




Küncülü Ailesi: Adalet yerini bulana kadar buradayız



Almanya’dan otobüsle çoluk çocuk hep beraber gelmiş Küncülü ailesi. Aile adına konuşan gençlerden birinin mesajı şöyle: “Bugün buraya kadın arkadaşlarımızın hesabını sormak için ailece geldik. Beş yıldır her ocak’ta ailece Paris’e geliyoruz. Biz bu davanın üstünün örtülmesini istemiyoruz. Katillerinin yargılanmasını bekliyoruz. Adalet yerini bulana kadar da burada olmaya devam edeceğiz.”



173

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA