Erdoğan daha ne yapsın!

Reza Zarrab’ın ifadelerinde AKP’li Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın kendisini ‘siyasi yollardan’ kurtarmak için büyük çaba sergilediği ortaya çıktı. Davada adı geçen avukat Mustafa Doğan İnal, Yasin El Kadı, Tahşiyeciler ve 15 Temmuz gibi şaibeli çok sayıda davada rol alıyor.

07 Aralık 2017 Perşembe | Dünya

Tanık sıfatıyla New York’taki davada konuşan Reza Zarrab, 5 gün sonunda verdiği ifadede, Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ile gizlice görüştükleri ortaya çıkan avukatlarının, kendisinin ‘siyasi yollardan bırakılması’ için girişimlerde bulunduğunu söyledi. 

Eski New York Belediye Başkanı ve ABD Başkanı Trump’ın seçim kampanyasındaki önemli destekçilerinden Rudy Giuliani ve ABD Adalet Bakanı Michael Mukasey’in Erdoğan ile görüştüğü ve Zarrab’ın siyasi yollardan serbest bırakılması için çaba içine girdiği de ABD basınında haber olarak çıkmıştı.

Zarrab, kendisinin avukatları olarak devreye giren eski New York Belediye Başkanı Rudolph Giuliani ile eski Adalet Bakanı Michael Mukasey’in kendisinin serbest bırakılması için siyasi yollardan çaba sarf ettikleri iddiasını da doğruladı.

Atilla’nın avukatları, Zarrab’ın kendisini siyasi yollardan kurtaramayan ‘Türk yöneticilere kızgın olduğu için’ itirafçı olduğu tezini güçlendirmeye çalışıyor. Zarrab ise kimseye kızgın olmadığını söyledi. 

Zarrab, Türkiye’deyken avukatlığını yapan ve AKP’nin bütün şaibeli işlerinde adı geçen Mustafa Doğan İnal ile yaptığı ‘siyasi bağlantılı’ mesajlaşmaları da kabul etti.

Halk Bank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın yargılandığı davanın 5.gün duruşmasında bazı kayıtların dinlenmesi ardından sorulara geçilirken, Zarrab, Türkiye’deki avukatı Mustafa Doğan İnal olduğunu söyledi.  2014 yılında gerçekleşen görüşmenin detaylarına girilmezken, ‘siyasi bağlantılar’ içeren bazı mesajları okuduğunu kabul etti.

Mustafa Doğan İnal, AKP’yle bağlantılı Yasin El Kadı’nın yanı sıra Tahşiyeciler adlı grubun da avukatılığını üstlenmişti. Şimdilerde 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin davalarda ‘müdahil avukatı’ olarak yer alan İnal, yine AKP bağlantılı şirketlerle de ilişkili olarak biliniyor.

 

Atilla’nın avukatları saptırmaya çalıştı

Davada tutuklu olarak yargılanan Halk Bank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın avukatlarının Zarrab’ın ifadelerinin gerçekliğini sorgulatmaya çabaladıkları ve „Hapisten kurtulmak için yalan söylüyor“ argümanını yaratmak istedikleri görüldü. Atilla’nın avukatlarının çapraz sorgulamada, müvekkillerini AKP tarafından kurulan uluslararası dolandırıcılık düzeninden ayırmak istedikleri de göze çarptı. 

Zarrab sorgulama sırasında Halk Bank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan ile Atilla’ya oranla daha sıkı bir ilişki içerisinde olduğunu söyledi. 

Atilla’nın avukatı Cathy Ann Fleming “Türkiye dışında ülkelerde de para transferi ve kara para aklama sistemlerine karıştınız. Bu doğru mu? Sorusuna da  “Türkiye dışında da İran ticaretiyle ilgili para transferlerine karıştığım doğrudur” cevabını verdi.

Zarrab, Fleming’in sorusu üzerine İran’a girişinin yasaklandığına dair bir bilgisi olmadığını, ülkeye gitmemesinin nedenininse ‘hayat tarzı’ olduğunu söyledi. İran’la yapılan ticaret kapsamında Türkiye dışında başka ülkelerde de kara para aklama sistemlerine dahil olduğunu söyleyen Zarrab, bir soru üzerine Rusya’nın bu ülkeler arasında olmadığını savundu. 

Fleming,  Zarrab’ın şoförünün Rusya’yla yapılan işlemler sırasında 15 milyon dolar nakit para taşırken yakalandığı iddiasında bulundu. Zarrab bunun ise yalan olduğunu iddia etti.


Zencani bağlantısı ve Gana’dan gelen 1 buçuk ton altın

Zarrab’ın doğruladığı olaylar arasında ise 2013 yılında İstanbul’da alıkonulan ve Gana’dan gelen altın yüklü bir uçak olayı da bulunuyor.

Söz konusu uçağa dair bilgilere İran’da idam cezasına çarptırılan ve Zarrab’ın bu ülkedeki ortaklarından olan Babek Zencani’nin ifadelerinde de rastlanmıştı. Zencani, Gana’dan satın aldıkları 1,5 ton altının İstanbul’da ihbar üzerine el konulması ardından ödedikleri rüşvetlerle uçağın Dubai’ye geçişini sağladıklarını söylemişti. Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Dubai ise, Türkiye’deki İran paralarının altına çevrilmesi ardından altınların aktarıldığı kent olarak sıkça gündemde.

Zarrab’ın İran’daki ortağı Babek Zencani ise, İran’ın petrol gelirlerinin 3 milyar dolara yakın kısmını zimmetine geçirmekten idam cezasına çarptırılmıştı. Zarrab’ın merkezinde yer aldığı uluslararası yaptırımları delmeye yönelik sistemde İran’dan gelen petrole karşılık olan para Halk Bank’a ve diğer bankalara geldikten sonra altına çevriliyordu. Bu altınlar önemli oranda Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihraç edildikten sonra nakit olarak İran’a aktarılıyor veya İran’ın uluslararası ödemelerinde kullanılıyordu.   


HABER MERKEZİ



467

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA