İntikam için savaşıyor

Zîlan Canfeda, üç yılına nice hamleler sığdırmış bir komutan. Sadece mevzilerde değil savaşı koordine ederken, dünyaya kadın iradesinin yenilmezliğini anlatıyor.

14 Kasım 2017 Salı | Kadın

EREM KANSOY / HÎVDA HEBÛN / DÊRAZOR


Dêrazor hamlesi YPG-YPJ öncülüğündeki QSD güçlerinin, bölgedeki köyleri özgürleştirmesiyle devam ederken, kadın savaşçılar da hem cephenin zorlu koşullarında ön mevzilerde yer alıyor hem de  özgürleştirilen halklara yardım eli uzatıyor.


Dêrazor’da bir komutan

Zîlan Canfeda (23) 2014 yılında Til Temir’den YPJ saflarına katılan, şimdi ise Dêrazor Hamlesinde yer alan bir bölük komutanı. 

Zîlan’ın YPJ’ye katılmasının ardından, amcasının kızı ve iki erkek kardeşi de saflara katılmış. Amcası ve onun oğlu da DAİŞ’e karşı yürütülen savaşta şehit düşmüş. Zîlan, özellikle şehitlerden ve YPG savaşçılarıdan etkilenerek özgürlük savaşına katıldığını belirtiyor.   

YPJ’li Zîlan’ın intikam ruhunu ve özgürlük sevdasını vurgulayan; “Canfeda amcamın oğluydu; benden önce YPG’ye katılmıştı. Ben onun şehadetinden sonra, onun silahını alarak katıldım. Umarım onun silahına layık olabilir, döktüğü kanın hesabını sorabilirim” sözleri, Ortadoğu’da kadın iradesinin YPJ ile giderek güçlendiğinin görünür kanıtı.



Geçmişi hamlelerle dolu

Zîlan, YPJ’ye katıldığı 2014 yılından bu yana birçok hamlede görev almış. Katılımından itibaren bölük komutanı olarak görev yaptığını, Şehîd Rûbar Hamlesi’nin katıldığı ilk hamle olduğunu, yürütülen çetin savaşlar sırasında yaralandığını söylüyor. Hayatının dönüm noktalarından biri de başarıyla sonuçlanan Minbic Hamlesi olmuş. Şimdi de Dêra Zor Hamlesi’nde DAİŞ çetelerinin korkulu rüyası olmaya devam ediyor. 


‘Asla unutamam’ dediği iki isim

Hamleler süresince ‘hiç unutamayacağım’ dediği olaylardan birini anlatmasını istediğimizde Kezwan Dağı’nı çetelerden temizleme sürecine gidiyor: “DAİŞ çeteleri ağır saldırmıştı. Burada hem tabur komutanım hem de sivil yaşamımda çok yakın bir arkadaşım olan Berîtan’ı kaybettim. O esnada ben de düşman çemberinde kalmıştım. Arap arkadaşım olan Dilşer, beni kurtarmaya geldi. Kurtardı da ama kendisi şehit düştü. Şehadetleri, aradan çok zaman geçmiş olmasına rağmen bugün bile aynı acıyı veriyor. Aynı zamanda daha çok güçleniyorum. İntikamlarını almak için savaşmaya devam edeceğim.” 



DAİŞ’leşen zihniyete karşı da

 Zîlan, YPJ’nin devam eden Dêrazor hamlesinde saldırı, savunma, mevzi tutma gibi operasyonların birçok alanında yer aldığını söylüyor. İki takımın komutanlığını yürüttüğünü ifade eden Zîlan, önlerine ne tür zorluklar çıksa da ‘Biz kadın savunma gücüyüz, tüm zorlukları aşarız’ ruhuyla hareket ettiklerini vurguluyor. 

Komutan Zîlan, YPJ’nin Dêrazor hamlesinde yer almasının önemini şu cümlelerle özetliyor:  “Bu savaşta hem kendimizi tanıyor, hem de dünyaya irade sahibi olduğumuzu gösteriyoruz. Sadece çetelere karşı değil, DAİŞleşen zihniyete karşı da savaşıyoruz. Çünkü onlar kadını zayıf görüyor, kadınları eziyor, iradesiz görüyor. Kadını eve kapatan zihniyete karşı duruyoruz. Bu anlamda bize yönelik gelebilecek her türlü saldırıya karşı kendimizi savunacak güçteyiz.” 


Arap kadınlar çoğunlukta

Zîlan Canfeda, savaşın enternasyonal yönüne de dikkat çekerek şunları söylüyor: “Biz burada sadece Kürtler olarak yokuz. Arap, Süryani ve diğer ülkelerin halklarından kadınlar da iradelerini ortaya koyuyor. Bu birliktelik çok önemli. Çünkü biz diyoruz ki saldırılar hepimize, hepimiz irade sahibiyiz, kazanımlar da sadece Kürt kadınları için değil, herkes içindir. Hatta taburumuzun çoğu Arap arkadaşlardan oluşuyor. Amerika’dan bile gelen kadınlar var. Ülkelerinde YPJ’yi duymuşlar; gözlemek, yaşamımıza ortak olmak için geliyorlar. Arkadaşlarımızın moralleri çok yüksek. Bazı arkadaşlarımızın izin günü gelmesine rağmen hamleden ayrılmak istemiyor.” 

Savaşçı yapısının çoğunun Reqa’lı ve Dêrazor’lulardan oluştuğunu belirten Zîlan, “DAİŞ’ten çok zulüm görmüş var, kimileri çetelerin tecavüzüne uğramış. Yine aileleri DAİŞ tarafından katledilmiş birçok arkadaşımız var. Burada intikam için savaşıyorlar” diyor. 

 

Çölde ilerlemek zor

Komutan Zîlan, katıldığı Dêrazor hamlesinin zorluklarına değinirken şunlara dikkat çekiyor: “Burası geniş bir çöl alanı. Köyler arası mesafe çok uzun; bu, güçlerimizin ilerleyişini zorluyor. Halk perişan durumda. DAİŞ’in evlerinden çıkardığı halk, çöl arazilerinde yaşam sürdürmek zorunda kalıyor. Çoğu zaman susuz ve ekmeksiz kalıyorlar. Burayı özgürleştirdiğimizde halk huzura kavuşacak. Bunun için çalışıyoruz.”

 

Halk YPJ’lileri nasıl karşılıyor?

DAİŞ zulmünden kurtarılan kadınların gözlerinden yeniden umut aktığını görmenin tarifsiz sevincini yaşadıklarını kaydeden YPJ Komutanı Zîlan, şöyle diyor: “Biz alanları özgürleştirdikten sonra halkın arasına girdiğimizde sevinçle bize doğru koşuyorlar. Sevinçlerini çok coşkulu yansıtıyorlar. Sarılıp, ‘Bizi DAİŞ’in zulmünden kurtardınız’ diyorlar. Hem Dêrazor’da hem Reqa’da en fazla acı çeken kadınlar oldu. Kadınların iradesi çok kırılmıştı. Bu sebeple kadınlar YPG/YPJ güçlerini coşkuyla karşılıyor. Biz de mutlu oluyoruz. Bu halk için emek vermeye değer.”


317

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA