Putin ve Trump’tan Suriye anlaşması

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’de DAİŞ ile mücadele ve DAİŞ sonrası genel hatlarıyla Suriye’nin pozisyonu konusunda anlaşmaya vardı.

13 Kasım 2017 Pazartesi | Dünya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’de DAİŞ ile mücadele ve DAİŞ sonrası genel hatlarıyla Suriye’nin pozisyonu konusunda anlaşmaya vardı.

Trump, 7 Kasım’dan bu yana Güney Kore, Çin, Japonya’nın da aralarında olduğu Uzak Doğu gezisi kapsamında Vietnam’ın Danang kentinde düzenlenen APEC Zirvesi’nde Rus Lider Putin ile görüştü.  

Kremlin Sözcüsü Dimitry Peskov, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye üzerine ortak bir açıklama yapmayı onayladığını belirtti. Açıklamanın, Trump ve Putin’in buluşması için özel olarak hazırlandığı belirtildi.

Açıklamada, Putin ve Trump’un DAİŞ’le ortak mücadelenin sürdürülmesi ve tehlikeli olayların engellenmesi için ortak iletişim kanalları kurulması için anlaşmaya vardıkları vurgulandı.

Adı açıklanmayan bir yetkili de ABD ve Rus yetkililerin kapalı kapılar ardından aylardan beri bu görüşmeyi ayarladığını, müzakerelerin son derece gergin, zor bir atmosferde ancak tarafların profesyonelce çalışması sonucu başarılı bir şekilde sonuçlandığını söyledi. 


Mutabık kalınan maddeler

Rus haber ajansı Itar Tass ise iki tarafın mutabık kaldığı ve ön plana çıkan maddeleri şu şekilde sıraladı:

* Putin ve Trump Suriye krizinde askeri bir çözüm bulunamayacağı konusunda uzlaştı.

* Putin ve Trump, Suriye itilafının tüm taraflarına Cenevre barış sürecine aktif biçimde katılma çağrısı yaptı.

* Putin ve Trump, Suriye’nin toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve egemenliğine bağlılık beyan etti.

* ABD ve Rusya’nın çatışmadan kaçınmak için iletişim kanalları kurması üzerinde anlaşma sağlandı. 

*  İki lider, DAİŞ’i yenilgiye uğratmak için ortak çabaları sürdürmek konusunda uzlaştı.


Soru işaretleri

Trump ve Putin’in anlaşmasında Cenevre görüşmelerine özel bir atıf yapıldı. Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu topraklarında büyük DAİŞ’e karşı büyük bir mücadeleye imza atan Kürtlerin iradesi durumundaki PYD bu görüşmelere katılmıyor. Bundan dolayı da şimdiye kadar 7 kez gerçekleşen Cenevre görüşmeleri somut bir başarı sağlayamadı. Putin ve Trump’ın Suriye’de tüm tarafların Cenevre’ye katılması yönündeki çağrısı, 28 Kasım’daki Cenevre 8’i daha da önemli kılıyor. Kürtlerin, bu görüşmelere katılıp katılmayacağı merak konusu. 

Ayrıca, Astana görüşmelerinin de bu anlaşma ile birlikte artık önemsiz bir hale gelmesi durumu da var. Türkiye, İran ve Rusya’nın garantör ülke konumunda olduğu Astana görüşmelerinde Rusya, Türkiye eliyle çeteleri Halep’ten çıkardı. İdlib’te de çeteleri, Türkiye’nin eliyle kendisi için en az tehlikeli olabilecek bir pozisyonda tutuyor. Rusya böylece bir nevi Astana görüşmelerinde elde edebileceği en üst düzeyde faydayı sağlamış oldu. 

Yine, Suriye’nin toprak bütünlüğü vurgusu yapılırken Kürtler, birlikte yaşadığı halklarla birlikte ortak bir yaşamı esas alan, demokratik bir sistemi talep ediyor. Ancak, Türk devletinin hem El Bab, hem de İdlib’te işgalci bir pozisyonu söz konusu. Efrin’i de işgal etmek istiyor. 

Trump-Putin anlaşması Türkiye’nin işgalci pozisyonunu nasıl etkileyecek? Türkiye’nin işgal ettiği topraklarda çıkartılıp, çıkartılmayacağı konusu da önemli bir sorun olarak gündemdeki yerini koruyor. 


HABER MERKEZİ



160

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA