’25 Kasım’da erkek şiddetini teşhir edeceğiz’

Darbe girişiminden sonra ilan edilen Olağanüstü Hal’in (OHAL) ardından çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) birçok kurum kapatıldı. Kadın dernekleri de kapatılan kurumlar arasındaydı.

13 Kasım 2017 Pazartesi | Kadın

Darbe girişiminden sonra ilan edilen Olağanüstü Hal’in (OHAL) ardından çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) birçok kurum kapatıldı. Kadın dernekleri de kapatılan kurumlar arasındaydı. Kadın kurumlarının kapatılmasıyla da bölge özelinde kadın ve çocuklara yönelik cinsel istismar, taciz, şiddetin artması ise dikkat çekti. Buna karşı Kürt kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla bir dizi etkinlik ve eylem düzenleyecek. 

25 Kasım’ın milyonlarca kadının direnişini temsil ettiğini belirten Ekti, TJA olarak 25 Kasım eksenli yapacakları eylem ve etkinlikler hakkında bilgi verdi. Ekti, birçok ilde eş zamanlı eylemler yapacaklarını panel, miting, seminer ve kadın toplantıları düzenleyeceklerini söyledi. 

 

OHAL’e rağmen

OHAL'in kadınların yaşamına olan etkisini de değerlendiren Ekti, “Bu 25 Kasım’da OHAL’e rağmen alanlarda olacağız. OHAL’in etkisini Kürt kadınları 8 Mart’ta kırdı. OHAL’den kaynaklı iki kişinin bir araya gelemediği yerde kadınlar abluka ve baskılara rağmen alanları doldurdu. Sokağa çıkmada çok ciddi bir etki yarattı. Bu yılki 25 Kasım’da kadınlar baskı ve şiddet politikalarını alanlarda teşhir edecek” dedi. 

 

Kadının varlığı hedefleniyor

Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Amed'de de kadına yönelik saldırı ve şiddettin kat be kat arttığına dikkat çeken Ekti, yaşananları “kadın soykırımı” olarak ele aldıklarını belirtti. Ekti, hayatın her alanında kadınların varlığına yönelik topyekun saldırıların olduğunu kaydetti. Kadınlara yönelik saldırıların fiziki psikolojik ve ekonomik olduğuna vurgu yapan Ekti, “Tarihten günümüze bu böyle devam etmiştir. Soykırımı bedensel ve fiziksel ele almıyoruz. Kürt kadınları 25 Kasım’da soykırıma karşı alanlarda olacak” dedi. 


 Kadınlar direniyor

Ekti, “Yüzyıldan beridir. Bu topraklarda yürütülen savaşla birlikte her türlü saldırı mevcuttur. Diyarbakır eksenli ele aldığımızda gözaltı, tutuklama, işten çıkarma, ihraç edilme, evde, işte, sokakta şiddetin dozu fazlasıyla arttı. Kadınlar rahat dışarı çıkamaz hale geldi. Ancak saldırılar arttığı kadar kadınların da bunlara karşı bir duruşu var. Saldırılar arttı, doğrudur ancak bunun karşısında direnen kadınlar da var” diye konuştu.  

 

Saldırılar ideolojik, politiktir

 “Direnen kadınlara ciddi bir saldırı yapılıyorsa bunun ideolojik ve politik sebepleri vardır” diyen Ekti, şunları söyledi: “Kadına yönelik saldırılar ideolojik ve politiktir. ‘Önce kadınları vurun’ politikasıdır. Tarihten günümüze kadın şahsında toplumu aşağılamak, teslim almaktır. Günümüzde yürütülen politika da gücünü tarihten alıyor. Yoksa iktidarlar toplumları daha rahat ele geçiremezler. 3. Dünya Savaşı olarak adlandırılan bir savaş yürütülüyor. Ortadoğu’ya dayatılan ciddi bir savaş var. Kadınlar bu savaşlara karşı mevzileniyor. Her türlü direnişi sergiliyor. Rojava bunun somut örneğidir. Tecavüze, baskıya karşı ilk mevzilere kadınlar koştu.” 

 

Kürt kadınlar yüzyılın aktörü

Üçüncü dünya savaşının derinliğine bakılırsa kadın çağı ve yüzyılına bir saldırı olduğunun görüleceğini ifade eden Ekti, “Dolayısıyla kadınların buna karşı direnmesi çok anlamlıdır. Kadının direnişini ön plana çıkarmak gerekir. Bu yüzyıl kadınların mücadele yüzyılıdır. Kürt kadınları da bu direnişin en önemli öncü ve aktörleridir. Bu nedenle iktidarlar kadın direnişini gölgelemek ve önüne geçmek istiyor. TJA olarak dünya kadınlarına öncülük misyonumuzu oynayacağız. Kadın şahsında toplumu yücelteceğiz” dedi. 


MA/AMED 



126

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA