‘Sucuğu gösterip pastırmayı götürüyorlar’

Friedrich Straetmanns: “Sahnede elimdeki sucuğu izleyicilere gösteriyorum. Herkes sahnedeki sucuğa bakarken izleyicilerin arkasından çok değerli bir pastırmayı çaktırmadan götürebiliyorum. Türkiye-Almanya ilişkileri buna benziyor. İnsanların dikkatlerini başka bir yöne çekiyorlar. Ticari ilişkilerini de hiçbir sorun olmadan sürdürmek istiyorlar.”

07 Ekim 2017 Cumartesi | Dünya

MURAT MANG / BİELEFELD


Almanya Sol Parti’den Federal Parlamento’ya seçilen Friedrich Straetmanns, Almanya-Türkiye arasındaki gerginliğin, dikkatleri farklı noktalara çekmek için çıkarıldığı düşüncesinde.    

Straetmanns, 24 Eylül’deki genel seçimde Almanya’nın Nordrhein-Westfalen Eyaleti’nde (Kuzey Ren Vestfalya/NRW) 132. Seçim Bölgesi olan Bielefeld’de Sol Parti’nin (Die Linke) adayı olarak oyların yüzde 8.96’sı aldı ve 12. sıradan Federal Parlamento’ya girmeye hak kazandı. 

Friedrich Straetmanns ile Bielefeld’de faaliyet yürüten Dergehan Elewiyan OWL’de düzenlenen ve konuşmacı olarak katıldığı seminerden sonra görüştük. 

Asıl mesleği hakimlik olan Straetmanns ile seçimlerde Irkçı AfD’nin yükselişi, Almanya-Türkiye ilişkileri ve Kürtler üzerine konuştuk.

24 Eylül seçimlerinde Sol Parti’nin her şeye rağmen iyi bir sonuç aldığını söyleyen Straetmanns, “Her şeyden önce partimin aldığı sonuçtan memnun olduğumu belirtmek istiyorum. Seçim kampanyası bize güç verdi. Birçok Kürt, Türk demokrat insanla tanışma fırsatı yakaladık” dedi. 

“Bizim partimiz sadece insanı esas almıyor, aynı zamanda  insanlarla birlikte siyaset yapmayı daha da esas alıyoruz” diyen Straetmanns’ın ifadesi devamla şöyle: “Birçok yeni aday ve birçok yeni fikirler kazandık. Bu yenilikleri kullanarak daha sağlam bir temele ulaşmayı hedefliyoruz. Politik anlamda, uluslararası alanda daha çok çalışmamız gerekiyor.” 


Türkiye’deki demokratlara sahip çıkmalıyız

Straetmanns, partisinin dış politika değerlendirmesinde özellikle Türkiye’deki demokratlara sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi. Friedrich Straetmanns parti olarak amaçlarını şu şekilde açıkladı: “Türkiye’de baskı altında olan demokratlara sahip çıkmamız gerekiyor. Bir amacımız da Alman Hükümeti’ni, Erdoğan’a karşı politikalarını radikal bir şekilde değiştirmesi yönünde baskı altına almaktır. Türkiye ile yapılan silah satışlarını gündemimize almamız gerekiyor. Sonuç olarak Almanya’nın dış politikasının daha barışçıl bir yola girmesini sağlamalıyız. İç politikada ise daha çok emeği ile çalışanlara sahip çıkılacak bir politika yürütmeliyiz. Seçimden önce söylediğimiz süresiz, güvenli iş, iyi bir emeklilik sistemi gibi verdiğimiz sözleri bulunduğumuz pozisyondan takip etmeye çalışacağız.”


‘Müsade etmememiz gerekiyor’

Seçim sonuçlarına AfD’ye ilişkin değerlendirmesini yaparak devam eden Straetmanns, AfD’nin yakaladığı sonucu çok üzücü bir durum olarak değerlendirdi. Straetmanns şöyle devam etti: “Geçmişimizden dolayı ben şahsen AfD’nin böyle bir başarıyı Almanya’da yakalayacağını hiç düşünmemiştim. Ama üzgün de olsak bu bir realitedir. Bunların ülkedeki ortamı zehirlemesine müsade etmememiz gerekiyor.” 

Straetmanns, “Bu zehirlenmeyi nasıl engelleyeceksiniz?” şeklindeki sorumuzu şöyle yanıtlıyor: “Öncelikle onların argümanlarını çürütmemiz gerekiyor. Onların öne sürdüğü her argümanı test edip, inceleyip neden yanlış olduğunu anlatmamız gerekiyor. Seçmenlere şu mesajı vermeliyiz: Irkçılık, faşizm sizin sorunlarınızı çözmez. Daha çok dayanışma çözer. AfD’yi bu şekilde sınırlamamız, izole etmemiz lazım. Onları çok da gündemde tutmamamız lazım. Bu, onların değirmenine su taşır. Sürekli gündeme getirirsek onları hak etmedikleri bir pozisyona getirmiş oluruz. Bunu başarıp başaramayacağımızı pratik gösterecek.”


Almanya-Türkiye ilişkileri

Friedrich Straetmanns, son dönemlerde gerginleşen Almanya-Türkiye ilişkilerine de değinerek yaşanan durumu tiyatro sahnesinde oynanan bir oyuna benzeterek şöyle değerlendirdi: “Almanya’da bir halk deyimi vardır. Sahnede elimdeki sucuğu izleyicilere gösteriyorum. Herkes sahnedeki sucuğa bakarken izleyicilerin arkasından çok değerli bir pastırmayı çaktırmadan götürebiliyorum. Türkiye-Almanya ilişkileri buna benziyor. İnsanların dikkatlerini başka bir yöne çekiyorlar. Öte yandan ticari ilişkilerini hiçbir sorun olmadan sürdürmek istiyorlar. Aslında Bayan Merkel, Alman finans çevreleri için ticari bir temsilcidir. Başka bir görevi yoktur. Bunu da Parlemento’da dile getirmemiz gerekiyor. Biz parti olarak bulunduğumuz ortamlarda bu tür ticari ilişkileri engellemek için elimizden geleni yapacağız.”


Kürtler için otonomi gerekiyor

Türkiye’nin Kürtlere yönelik ırkçı ve ayrılıkçı politikasını gördüklerini söyleyen Friedrich Straetmanns, bu politikaya karşı parti olarak net bir tavır koyduklarını dile getirdi. 

Straetmanns, “Biz, Türkiye’deki insanların kendi gelecekleri için kendilerinin karar vermesi gerektiğine inanıyoruz. Kürtler için büyük oranda otonomi ile sonuçlanması gereken bir çözüm olması gerekiyor. Bunun için Avrupa’da birçok örnek var. Örneğin İtalya’da Güney Tirol. Bunlara bakılabilir” şeklinde konuştu.

Sohbetimizin sonunda tüm demokrat çevre ve şahsiyetlere çağrı yapan Friedrich Straetmanns, “Nereden gelirlerse gelsinler, tüm demokrat insanların partimizde çalışmalarını bekliyorum. Türkiye ve dünyanın neresinde olursa olsun tüm demokratları selamlıyorum” dedi.


330

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA