Seçim öncesi hamle

Almanya Sol Parti Milletvekilleri Christine Buchholz ile Ulla Jelpke, Federal Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in Türkiye'ye silah satışının 'beklemede' olduğu açıklamasını, seçim öncesi bir hamle olarak niteledi. Milletvekilleri, kararın denetiminin ve yasal zemininin olmadığını belirtiyor.

14 Eylül 2017 Perşembe | Dünya


REWŞAN DENİZ/HABER MERKEZİ


Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in, Türk devletin silah satışı taleplerinin "beklemeye" alındığını açıklamasının ardından sol siyasetçilerin tepkisi devam ediyor.  

Sol Parti milletvekilleri Christine Buchholz ile Ulla Jelpke, gazetemize verdiği demeçte Alman hükümetinin yaklaşımında bir ciddiyetsizlik olduğuna işaret ederek, seçim öncesi verilen bu kararın arkasındaki niyeti değerlendirdi. 

Gabriel'in Türkiye'den gelen silah satış taleplerini "beklettiğini" açıklaması, "seçim öncesi seçim propogandası mı" sorusunu akla getiriyor. Kararın seçim öncesinde açıklanmasına dikkat çeken Sol Parti Savunma Politikaları Sözcüsü Christine Bucholz şöyle konuştu:"Gerçekten bu karar alınmış olsa da kontrol edemeyiz. Bu karar, yasal olarak bağlayıcı olmadığı için de Türkiye bir NATO üyesi olarak "Alman hükümetinin savaş silahları ve askeri teçhizatı ihracatı ilkeleri" yasası çerçevesinde diğer AB ülkeleri gibi eşit hakka sahip. Bunu Savunma Sanayi ile Türk ortakları da iyi bilir. Gabriel de onları sakinleştirmek için de verdiği bir demeçte "Türkiye'nin NATO'dan çıkarılmasını isteyen, komik durumuna düşer" diyerek aslında hiçbir şeyin değişmeyeceğinin sinyalini vermiş oldu. Yasal olarak silah satışında Türkiye, Fransa ve Hollanda ile eşittir."

 

Yasal dayanağı yok

Gabriel'in seçim öncesi böylesi bir açıklamada bulunmasını taktiksel olduğunu kaydeden Buchholz, "Ciddi olsaydı NATO ülkelerine ihracat kuralların ayırmak/farklılaştırma gibi bir talebi olurdu. Sadece o şekilde yasal bir dayanağı olurdu. Fakat Sigmar Gabriel bunu yapmıyor. Büyük projeler de durdurulacak gibi gözükmüyor. Stern dergisinin haberlerine göre Rheinmetall, Türk firması BMC ile Karasu'da panzer üretmek istiyor. Belli belirsiz seçim sözleri vermektense, Alman hükümetinin bu tür ortaklığı durdurmak için neler yaptığını bilmek daha enteresan olurdu. Şansen ben onlarda bu ortaklığı durduracak inisiyatifi göremiyorum" ifadelerini kullandı. 


Erdoğan bir seçim propogandası

Gabriel'in Erdoğan'ın kötü imajını, seçim propogandası için kullandığını belirten Buchholz, "Gabriel'in bu çabası hem çok basit hem hiç bir maliyeti yoktur hem de bir zararı olmayacak. Ne zaman Alman ordusunu Konya'dan çekme, Ankara hükümeti ile güvenlik işbirliğini bitirme veya PKK yasağının kaldırılmasını talep ederse farklı bir sinyal oluşur. Ama bu sayın Gabriel ve koalisyon ortağı CDU/CSU'nun da işine gelmez."


Silah satışında değişiklik yok

2016 yılın Askeri Techizat Raporu'na göre geçtiğimiz yıl yaklaşık 49 milyon değerinde silah, Almanya'dan Türkiye'ye gönderilmiş. Muhalefetin silah satışları onaylarına ilişkin sunduğu soru önergesine verilen cevaplara dikkat çeken Buchholz, "Bu rakamlar, 2017'de de bu çizgide olduğu anlaşılıyor; yani hiç bir şey değişmemiş" dedi. 


O silahlar Kürtlere karşı

Türk devletinin Kürtlere saldırısının hadsafhada olduğu 2016 yılında, Gabriel'in Ekonomi Bakanı olduğunu hatırlatan Buchholz, "Sayın Gabriel öylesi bir dönemde Türkiye'nin silah ve techizat taleplerini onaylamıştı" dedi. Buchholz, son olarak Türkiye'ye silah ihracatını sorgulamanın doğru bir adım olduğuna, fakat yetmeyeceğini ifade ederek "Asıl ihtiyacımız olan silah ihracatına karşı bağlayıcı bir yasak. Bu tıpkı Türkiye gibi tüm NATO devletlerini kapsayacak" dedi. 


İhracat dursa üretim başlar

Sol Parti Mileltvekili Ulla Jelpke ise Gabriel'in açıkladığı karara güvenmediğini söyleyerek, gerekçesini şöyle açıkladı: "Türkiye'ye hangi silahların gönderildiği ve ne kadarın bekletildiğine ilişkin net bir bilgi yok. Gerçekten büyük bir rakam söz konusu olsaydı, Ankara'dan gelen tepki daha büyük olurdu. Ayrıca bu tür beklemeler/durdurmalar kısa süreli işe yarar. Çünkü Heckler&Koch firması, Türkiye'de lisansla üretiyor. Rheinmetall de zaten panzer için Türkiye'de bir fabrika açmak istiyor." 


Geçen yıl nerdeydiniz?

Geçtiğimiz yıl çok sayıda Kürt kenti Türk ordusu tarafından yıkılıp, talan edildiğinde Alman hükümetinin silahları durdurma gibi bir çabasının olmadığına dikkat çeken Jelpke şunları söyledi:"Rojava'ya saldıran Türk ordusuna silah satışlarında bir aksama ve bekletilme kararı yoktu. Türk devleti tarafından Almanya'ya basit ve çocukça yapılmış bir seyahat uyarısı için şimdi Alman hükümeti bu kararı vermişse, bu Almanya'nın insan hakları yönünde hiçbir endişe taşımadığının kanıtıdır" dedi. 

Alman hükümetinin tamamının bu kararın arkasında durmadığına dikkat çeken Jelpke, Gabriel'in ilan ettiği silah ihracatın beklemede olduğu açıklamasının CDU tarafından eleştirildiğini söyledi. Jelpke, "CDU, bu karar ile NATO'nun güçsüzleşeceği ve Alman güvenlik çıkarıların tehlikeye girdiği yönünde endişeler oluştu" dedi. 


Rheinmetall'e karşı durun

Jelpke, son olarak şu sözlere yer verdi:"Türkiye'ye silah ihracatı gerçekten dondurulmuş ise bu ilk kez atılmış bir adım olacak. Fakat ben Gabriel'in bu açıklamasının sadece seçim öncesi bir manevra olduğuna inanıyorum. Alman seçmenleri böylece rahatlatmayı düşünüyorlar. Alman hükümeti gerçekten ciddiyse Rheinmetall'ın Türkiye'de bir panzer fabrikasının kurulmasının karşısında dururdu."


330

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA