Tanrıkulu: 90’lardan daha beter

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kürt kimliğinin de saldırı altında olduğunu belirterek, "AKP'nin 15 yıllık iktidarlarının sonunda geldiği yer 90'lardan çok daha kötüdür, çok daha vahşidir, çok daha kuralsızdır." dedi.

13 Eylül 2017 Çarşamba | Haber


Sivillere yönelik saldırıları gündeme getirdiği için hükümetin hedefe koyduğu CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kürt kimliğinin de saldırı altında olduğunu belirterek, "AKP'nin 15 yıllık iktidarlarının sonunda geldiği yer 90'lardan çok daha kötüdür, çok daha vahşidir, çok daha kuralsızdır. Adaletsizliğin, hukuk dışılığın aktörü haline geldiler. TOMA, Dozer ve SİHA iktidarı olarak tanımlıyorum" dedi. 

Amed Baro Başkanlığı görevinden sonra CHP'nin İstanbul'dan milletvekili seçilerek iki dönemdir yasama faaliyetlerine katılan Sezgin Tanrıkulu, HDP'lilerin ardından iktidarın hedefi haline geldi. SİHA’ların sivil insanları vurduğunu gündeme getirmesinin ardından önce Tanrıkulu hakkında AKP medyası üzerinden linç kampanyası başlatıldı. Ardından AKP Genel Başkanı sıfatı ile Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Recep T. Erdoğan, Tanrıkulu'nu hedef alarak, "teröre destek verdiğini" savundu. 

Kendisine yönelik linç kampanyasını çok da yadırgamadığı izlenimi veren Tanrıkulu, yaşananları değerlendirdi. Kendisine yönelik saldırıları, "Kullandıkları bu yöntemlere yabancı değiliz" diyerek karşılayan Tanrıkulu, AKP'den önceki hükümetlerin de bu tür yöntemleri kullandığını, AKP'nin bu yöntemleri miras aldığını söyledi. "Daha öneki hükümetler de insan haklarını savunanlara karşı ölüme kadar götürecek yöntemleri denediler. Arkadaşlarımız yanı başımızda vuruldular, hapsedildiler, sürgün edildiler" diyen Tanrıkulu, şu değerlendirmeyi yaptı: 


90’lardan daha vahşiler

"Bunlara yabancı değiliz, şaşırtıcı değil. AKP'nin 15 yıllık iktidarlarının sonunda geldiği yer 90'lardan çok daha kötüdür, çok daha vahşidir, çok daha kuralsızdır. 2002’de özgürlük, insan hakları demokrasi iddiasıyla iktidara geldiler. Şimdi adaletsizliğin, hukuk dışılığın aktörü haline geldiler. Ben bu iktidarı TOMA, Dozer ve SİHA iktidarı olarak tanımlıyorum. 


Beni suçlayarak kurtulamazlar

Linç kampanyasının ve hedef göstermenin cumhurbaşkanı düzeyine çıkmış olması ve neredeyse bakanların ve AKP yöneticilerinin, tek tek vekillerin bulundukları yerden doğrudan doğruya şahsımı hedef gösteren açıklamalarının bir amacı da sokağı tahrik etmektir. Bunun ne tür sonuçlara yol açtığını geçmişten birçok örnekten biliyoruz. Bunu bilerek yapıyorlar. Beni bu kadar çok hedef göstermeleri, ne kadar doğru bir şey yaptığımın göstergesi. O utanç üzerlerine yapıştı. Şimdi başka utançlarla yüz yüzeler. Beni suçlayarak bunların sabıka kaydına işlenmesine engel olmayacaklar."  


Parlamenter rejim bitti

Hedef haline getirilen sözleri Meclis kürsüsünde dile getirdiğini ve bu yüzden de "yasama sorumsuzluğu kapsamında" olduğunu belirten Tanrıkulu, sözlerinin soruşturma konusu yapılamayacağını söyledi. Tanrıkulu, "Ama bunu yaparak, milletvekilinin ifade özgürlüğünün önün kesilmesi parlamenter rejimin bittiğinin göstergesidir" dedi ve Erdoğan'ın kendisini hedef göstermesinden sonra savcılığın harekete geçtiğini hatırlattı. 


Kürt kimliğimden dolayı da

Kendisine bu denli saldırılmasında Kürt kimliğinin de payı olduğunu dile getiren Tanrıkulu, şöyle konuştu: "Siyasetçi kimliğimden önceki kimliğim, insan hakları savunuculuğu ve avukatlıktı. Milletvekilliği eski kimliklerime siyasetçi kimliğimi de ekledi. Eskiden de rahatsızlık veriyordum, bugün de rahatsızlık veriyorum. Ben Kürt’üm. Bu kimliğim de rahatsızlık veriyor. Bu kimliğim üzerinden de 'zaten bu böyledir' gibi cümleleri gizli özne olarak kullanıyorlar." 


Kayıtlarda kalsın diye

Dava açıp açmayacağı yönündeki soruları da yanıtlayan Tanrıkulu, "Yargı yollarına başvuracağım. Bu yargı ortamına güvendiğim için değil, kayıtlarda kalsın diye başvuru yapabilirim" ifadelerini kullandı.  


 ANKARA


86

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA