MİT bağlantısını gizliyor

Kürt siyasetçilerine yönelik suikast hazırlığı içinde olan ve dün Hamburg’ta ilk duruşması görülen MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan, daha önce savcılıkta verdiği ifadelerin aksine MİT ile olan bağlantısını inkar etti. Tesadüfler ve özel ayrıntılarla süslediği ifadesiyle gerçekleri manipüle etmeye çalıştı.

08 Eylül 2017 Cuma | Haber

FEHMİ KATAR/M. ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG


MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan’ın (32) davası, Almanya’nın Hamburg kentinde başladı. Sayan, Hamburg Yüksek Ceza Mahkemesi’nde "MİT ajanlığı" ile ilgili yargılandığı davada Ankara’da görevli Türk polisleriyle ilişkini kabul etti ama MİT adına çalıştığını inkar etti. İlk oturumda iki saatten fazla özel hayatından bahsedip suçlamaların hemen hepsini özel hayatındaki tesadüflere bağlayıp reddeden Sayan, MİT’i aklayıp suçu Gülen Cemaati’ne yakın polislere atacak gibi görünüyor. 

Almanya'da suikast planları yapan ve MİT'e çalışan Sayan, gazetemizin 15 Kasım 2016'da "Fatih Sayan ve ekibi cinayete hazırlanıyordu" başlıklı haberiyle ifşa edilmişti. 15 Aralık 2016’dan bu yana tutuklu bulunan Sayan hakkında "MİT ajanlığı" suçlamasıyla açılan dava dün başladı. Yoğun ilgi nedeniyle daha büyük bir salona nakledilen duruşmayı gazetemizin yanı sıra ZDF, DPA, EPA, Ruptly TV’den basın mensupları izledi. 


İddianamenin özeti okundu

Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde saat 10.00’da başlayan duruşmada Sayan hakkında hazırlanan iddianamenin daha önce de basına yansıyan kısa özeti okundu. Sayan’ın 2013 yılından itibaren Türk istihbaratına çalıştığı, 2015 Eylül’ünden itibaren MİT tarafından Almanya’daki Kürt siyasetçiler hakkında istihbari çalışma yapmak ile görevlendirildiği belirtildi. MİT’in dönemin NAV-DEM Eşbaşkanı Yüksel Koç ve bazı Kürt siyasetçiler hakkında bilgi istediği ve Sayan’ın Almanya’daki istihbari çalışmalar nedeniyle en az 30 bin Euro aldığı kaydedildi. MİT ajanın MİT yöneticileri ile mail üzerinden iletişim kurduğu belirtilirken, Sayan’ın 2016 yılının Mayıs ve Eylül ayında onu görevlendiren MİT çalışanlarıyla Türkiye’de buluştuğu ve bilgileri teslim ettiği kaydedildi. İddianamede Kürt siyasetçilere yönelik suikast listesine yer verilmemesi ve Sayan’ın faaliyetlerin sadece istihbarat toplamakla sınırlı gösterilmesi tepki toplamıştı. 


Savcılık ifadesini reddetti

Dünkü duruşmada iddianamenin okunması ardından savunmasına geçilen Sayan, Almanya’da Kürt siyasetçileri ve kurumları hakkında MİT için bilgi topladığı yönünde verdiği savcılık ifadesini reddetti. MİT ile bağlantısını kamufle etmeye çalışan Sayan, "MİT ajanıyım" yönündeki ilk ifadesini iltica başvurusunun kabul edilmesi için verdiğini savundu. Sayan, gazetemiz Özgür Politika’da kendisiyle ilgili çıkan "MİT ajanı" haberlerini de iltica başvurusunun kabul edilmesi için doğruymuş gibi kabul ettiğini, iltica başvurusunun kabul edilmesi için kanıt olarak Yabancılar Polisi’ne teslim ettiğini ileri sürdü. Savcılık ifadesinde MİT’e çalıştığını kabul eden Sayan mahkemede ise çark etti, bu ilişkiyi gizlemeye çalıştı. Sayan, sadece Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden iki polis ile ilişkili olduğunu söyledi. Söz konusu polislerle tanışıklığının ise eski eşinin akrabalarının tehditi üzerine şikayet için gittiği Ankara Emniyeti’nde tesadüfen tanıştığını savundu. 


Sadece 1 kez görüşmüş!

Polisler Yakup Tufan Karacalı ve Kemal Sakin’in kendisini yemeğe davet ettiğini ve Bremen’deki Kürt siyasetçileri tanıyıp tanımadığını sorduklarını belirten Sayan, NAV-DEM Eşbaşkanı Yüksel Koç’u tanıdığını aktardığını söyledi. Kuzeni Teyfik Rıdvan Sayan adına polislerin bir mail açtıklarını ve kendilerine bu mail üzerinden ulaşılabileceğini söylediğini belirten Sayan, Ankara’daki polislerle bir daha görüşmediğini savundu. 


Torpil içinmiş ilişkilenmiş

Söz konusu mail hesabı dışında polislerle başka bir bağlantısının olmadığını ileri süren Sayan, savunmasının ilerleyen bölümlerinde beraber yaşadığı Cihan Erol’un askerlik şubesinde çalışan abisinin terfisi için Ankara’daki tanıdıklarından ricada bulunmasını istediğini söyledi. Sayan daha önce sadece bir defa görüştük dediği Ankara’daki polislerden abisi için torpil yapmasını isteyen kız arkadaşına polislerin mail ve telefon numaralarını verip, onlara kendi ismini vererek iletişime geçebileceğini söylediğini iddia etti. 


Bremen’e yerleşmek de tesadüf

Savunmasını Ankara’da tesadüfen ilişkilenerek bir kere görüştüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli Karacalı ve Sakin’den sevgilisi Cihan Erol’un abisi için torpil ayarlamak üzerine kuran Sayan, polislere vermek için hazırladığı bilgilerin de bu torpili ayarlamak için olduğunu savundu. KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç’un yaşadığı kent Bremen’e de tesadüfen yerleştiğini ileri süren MİT ajanı, Ankara’daki polisler ile Yüksel Koç hakkında konuştukları için bilgi topladığını ama amacının sadece torpil koparmak olduğu0nu vurguladı. 


Bu paranın kaynağı nedir?

Öğlene kadarki savunmasını neredeyse özel hayatı üzerine kuran MİT ajanı, kısa sürede Irak, İran, Suriye, Almanya, Finlandiya, Rusya, Gürcistan gibi çok sayıda ülkeye yaptığı geziyi turistik ve mesleki nedenlere bağladı. Hem sevgilisine para verdiğini, hem kız kardeşinin okul masraflarını karşıladığını, eşi ve çocuklarını geçindirebildiğini hem de onlarca ülke gezebildiğini belirten Sayan, tüm bunları Denge TV’den kazandığı parayla sağladığını savundu. 


Ayrıntılarla boğmaya çalıştı

Sayan’ın özel hayatının en ince, önemsiz, sıkıcı ayrıntılarından mahkeme hakimi de sıkılmış olacak ki birçok yerde müdahale ederek sadete gelmesini istedi. Davayı özel hayatıyla boğmaya çalışan Sayan, kritik soruları ise çok hızlı geçerek, önemsiz ayrıntılara bağlaması dikkat çekti. 


Kızdığı için yalan söylemiş

Duruşmanın öğlenden sonraki bölümünde ise Sayan, MİT’in suikast listesindeki Yüksel Koç ile ilgili sorulara yanıt verdi. Amacının Koç hakkında bilgi toplamak olmadığını belirten Sayan, "Kendisine karşı bir kinim yok. Kendisiyle ilgili yazdığım yalan ve asparagas haberlerden üzüldüm. Telefonla ona da ulaşmaya çalıştım, çıkmayınca kızgınlıkla manipülatif bir haber yazdım ve ilişkide olduğum insanlara gönderdim" dedi. 


Bunun neresi komedi!

Koç’un daha yüksek mevkilere gelebilmek için MİT’in suikast listesinde olduğu yönünde haberler yaptığını söyleyecek kadar ileri giden Sayan, "Bizzat kendim Özgür politika gazetesine mail atarak Koç’un Türk devleti tarafından öldürüleceğini söyledim. Aslında çoğu şeyi kafamdan uydurdum. Manipülasyon yaparak Koç’a zarar vermek istedim. Sonra rahatsız oldum ve aynı mailleri Koç’un kuzenine gönderdim. Bana hakaret ettiler" dedi. Gazetemizdeki ajanlık ve infaz haberlerinin bir oyun olduğunu söyleyen ve "komedi" ifadesini kullanan Sayan’a çıkışan hakim şöyle konuştu: "Koç hakkında yanlış haberler yapıyorsun, öldürülmesine ilişkin planlar yapıyorsun, kendisi hakkındaki bilgileri polislere yolluyorsun, bunlar neden komedi olsun."


'Cihan Erol’un kurbanıyım'

Almanya’yla ilgili kimseyle bilgi paylaşımında bulunmadığını sadece Suriye sınırında yaşananlarla ilgili polisler Yakup Tufan Karaçalı ve Kemal Sakin’i bildirdiğini ileri süren Sayan, "Ben Cihan Erol’un kurbanı oldum" dedi. Sayan, hakimin, "Savcılığa yazdığın mektupta PKK’nin Avrupa sorumlusunun Yüksel Koç olduğunu söylemişsiniz" ifadesine karşı ise kızgınlıkla söylediğini ve PKK ile alıp veremediği olmadığını iddia etti. Sayan, babasının PKK tarafından öldürüldüğü yönündeki haberlerin de doğru olmadığını söyledi. Hakim bir kez daha savcılık ifadesini hatırlatarak "Mart 2017’de savcılığa yazdığınız mektupta 'babamı PKK öldürdü' demişsiniz" dedi. Sayan, bunun da kızgınlıkla söylenmiş olduğunu savundu. 


'Tehdit mesajlarını gönderdim’

MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan, hakimin Zübeyir Aydar ve Yüksel Koç’a gönderilen tehdit mesajlarına ilişkin sorusuna ise "Ben göndermedim" yanıtı verdi. Sayan, arkadaşı Emre Tuncer ile bilikte 14 Kasım 2016’da Ukranya’da tesadüfen Sterk Tv’yi izlediğini ve kendisi ile ilgili haberleri görünce kızdığını ve yanındaki arkadaşı ile birlikte tehdit mesajlarını gönderdiklerini itiraf etti. 

Sayan hakkında medyada çıkan haberler ardından Ankara’daki polislerin kendisiyle artık görüşmek istemediğini en son Kemal Sakin’den 6 Aralık için randevu aldığını söyledi. 5 Aralık günü Ankara’da Sakin ile görüşmek yerine İstanbul’a oradan Almanya’ya geldiğini söyledi. Uçağa binmeden önce Kemal adlı polise gönderdiği mesajı ise hakimin ısrarlı soruları üzerine kaçamak cevaplardan sonra şöyle yanıtladı: "Abi ben oraya gidip her şeyi düzelteceğim. Benim başım önemli değil giderse gitsin ama ülkemden vazgeçmem, hesap günü gelince hesaplaşırız."

Almanya’ya iltica başvuru yapmak için geldiğini söyleyen Sayan, polis Kemal Sakin’i kızdırmamak için böylesi bir mesaj attığını iddia etti.


Koç tanık olarak dinlenecek

Duruşma devam ederken davayı takip eden Kürdistanlılar eylem yaptı ve MİT ajanının Türkiye bağlantılarının deşifre edilmesi istendi.  Dün saat 16.00 civarında sona eren duruşmada bugün KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç’un tanık olarak dinlenecek. 


İddianamede suikast yok


MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan hakkındaki duruşmayı izleyen Hamburg Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir, iddianamede MİT’in suikast listesine ve Koç’a yönelik suikast planına yer verilmemesine tepki gösterdi. 

Sayan’ın ilişkilenmeye çalıştığı Kürt siyasetçilerden birisi olan Özdemir, "Suikast davanın bir parçası olmayacak. Zaten baştan bunu netleştirdiler" dedi. Sayan’ın savcılıktaki MİT’e çalıştığı yönünde verdiği beyanları da inkar ederek Cihan Erol’un kurbanı olduğunu savunduğuna dikkat çeken Özdemir, "Polislere ilk ifade verdiğinde suçları kabul etmişti. Fakat mahkemede oturum almak için bu ifadeyi verdiğini ileri sürdü" diye konuştu.  Verdiği ikinci ifadenin ayrıntılarının ise Der Spiegel tarafından paylaşıldığını söyleyen Özdemir "Gülenci olduğu ve Gülenciler tarafından yönlendirildiğini söylemiş. Hakim de buna yönelik sorular sordu. Sayan, buna da katılmadığını söyledi. Bunlar hem şaşırtı hem de değil. Sayan’ın çok profesyonelce hareket etmediğini düşünüyorum" dedi. 

Suikast listesinde Kürtler olduğu için Alman yetkililerin harekete geçmediğini, Kürt siyasetçilerin Anayasa Koruma Dairesi tarafından izlendiğine işaret eden Özdemir, "Kürtleri kurban etmeye çalışıyorlar" ifadesini kullandı.  Özdemir konuşmasını "Umarım Gergerlioğlu davası gibi olmaz" diyerek tamamladı. 



1790

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA