Kadın avukatlar: AKP şeriatı tesis etmek istiyor

‘Müftülüklere nikah izni verilmesi’ tasarısına tepki gösteren kadın avukatlar, "AKP, şer-i hukuku (şeriat) tesis etmek istiyor. Bunlar adım adım kadın kazanımlarını yok etme ve şer-i hukuk düzenine geçmeyi istemesinin de bir parçası" dedi.

11 Ağustos 2017 Cuma | Kadın

‘Müftülüklere nikah izni verilmesi’ tasarısına tepki gösteren kadın avukatlar, "AKP, şer-i hukuku (şeriat) tesis etmek istiyor. Bunlar adım adım kadın kazanımlarını yok etme ve şer-i hukuk düzenine geçmeyi istemesinin de bir parçası" dedi. 

Tartışmalara neden olan müftülere nikah kıyma yetkisi veren “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı” Meclis gündemine geldi. Erken yaşta evliliklerin önünü açacak olan tasarı, "İş yükünü azaltma" gerekçesiyle imam ve vaizlere yetki verilmesini öngörüyor. Buna göre müftüler nikâh kıyma yetkisini geçici olarak imam ya da vaize devredebilecek, resmi işlemlerdeki imzalar da müftüler tarafından yapılacak.


Şeriat kanunlarının zemini döşeniyor

Tasarı için Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde kıyılan dini nikâhlar örnek gösteriliyor. Kilise ve sinagoglarda kıyılan dini nikâh öncesi resmi nikah kıyılması ise göz ardı ediliyor. Türkiye’de yasal olmayan imam nikahı ile yaşayan yüzlerce çiftin varlığı ise bunu özetler durumda. Dolayısıyla tasarı, çok eşliliğin ve çocuk yaşta evliliğin önünü açıyor. Çıkarılmak istenen yasa, var olan durumu resmi kılıfa büründürerek, hayata geçirilmek istenen “şeriat” kanunlarına zemin hazırlayacak. Ayrıca kadınlar, resmi nikâhın kendilerine sağladığı nafaka gibi haklardan da mahrum kalacak. 


İnançlar baskı altında kalacak 

Kadınlara dönük çıkarılmak istenen tasarıları da yakından takip eden feminist avukatlardan Züleyha Gülüm, iktidarın uzun süredir kadınların mücadeleyle elde ettiği kazanımları yok etmeye çalıştığının altını çizdi. Gülüm, “İnsanların dini inançlarına göre toplumsal ilişkilerin ve özel alanın düzenlenmesi özellikle kadınlar açısından kabul edilebilir bir durum değil” sözleriyle tepki gösterdi.

Uygulamanın toplumu kutuplaştıracağını kaydeden Gülüm, toplumsal ilişkilerde dini inancın çok daha baskın bir şekilde belirleyici olacağını söyledi. “Bu durum; Alevileri, Ateistleri Hıristiyanları ve başka bir inanca mensup olanları baskı altında tutacak ve dini inançlarını açıklamak zorunda bırakacaktır. Kimse inancını ya da inançsızlığını açıklamak zorunda değildir” diyen Gülüm, tasarının kabul edilmemesi için avukatlar olarak takipçisi olacaklarını aktardı. 


Oldukça planlı ve sistematik

Siyasi iktidarın oldukça planlı ve sistematik bir biçimde kadınların örgütlü mücadelesi sonucu elden ettiği kazanımları yok etmekte kararlı olduğunu dile getiren Avukat Diren Cevahir Şen, bunun da ancak köklü bir sistem değişikliği ile yapılabileceğini belirtti. Şen, şöyle dedi: Avukat Canan Arın'ın dediğine katılmamak mümkün değil. Çünkü AKP, Şer-i Hukuku (şeriat) tesis etmek istiyor. Kürtaj hakkından tutun da nafaka ve diğer konularda kadınlar aleyhine değişiklikler geçtiğimiz yıl gündeme gelmişti,  feministlerle kadın hareketi buna tepki göstermişti.” 


Şer-i hukuk düzeninin adımları

Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 2014 yılında sarf ettiği "Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz, fıtrata terstir; feministler anneliği kabul etmezler'' sözlerini hatırlatan Şen, “Rastgele söylenmiş bir laf değil. Tüm bunlar siyasi iktidarın kadın düşmanlığının net bir göstergesi, kadınları erkeğin ve ailenin kölesi yapma arzusunun tasarlanmış bir parçası. Bunun gerçekleşebilmesi için de evleviyetle kadınların tüm kazanımlarının yok edilmesi gerekir. Yetkililerin açıklamalarının aksine fiili kürtaj yasağının mevcudiyeti, müftülere ve onların devri ile imamlara nikah kıyma yetkisi verilmek istenmesi, AKP eski MKYK üyesinin daha dün çıkıp kurucu iktidar ile ilgili açıklamalar yapması hiç de tesadüf değil. Bunlar adım adım mevcut siyasi iktidarın tüm kadın kazanımlarını yok etme ve şer-i hukuk düzenine geçmeyi istemesinin de bir parçası. Elbette iktidar bunları yaparken zaman zaman nabız ölçmüyor değil. Kimi zaman yapılan açıklamaların aksine açıklamalar gelmesi bunun bir göstergesi” değerlendirmesinde bulundu. 


Kadınlar kazanımlarından vazgeçmez

Kadınların kazanımlarından vazgeçmeyeceğinin altını çizen Şen, "Yılların mücadelesi ve örgütlülüğü var ortada. Kadın hareketi ve feministler iktidarın tüm kadın düşmanı politikalarına karşı kadın dayanışmasını ve mücadelesini sürdürmekte ve büyütmekte kararlı” diye konuştu. 


 DİHABER/İSTANBUL


66

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA