Mêrdîn sabunları bir kültürdür

Mêrdîn’in en eski geleneği olan sabunu bir yaşam tarzı haline getiren Gülbin Günay, yaptığı sabunlarla geçimini sağlıyor.

10 Ağustos 2017 Perşembe | Toplum-Yaşam


MEDİNE MAMEDOĞLU/SÛJÎN/MÊRDÎN


Mêrdîn’in en eski geleneği olan sabunu bir yaşam tarzı haline getiren Gülbin Günay, yaptığı sabunlarla geçimini sağlıyor.

Mêrdîn’in en eski geleneklerinden biri olan sabun, her gün çeşitlenerek tezgâhlardaki yerini alıyor. Büyük bir emekle yapılan sabunların bin bir çeşidini bulmak mümkün. Kimyasal kullanılmadan yapılan bu sabunların insan vücuduna türlü türlü faydaları var. Bu işin ustalarından biri olan Gülbin Günay ise bir kültür haline gelen bu sabunları hem yapıyor hem de satıyor.

Mêrdîn’in en eski kültürlerinden birinin sabun olduğunu söylen Günay, „İçinde kimyasal barındırmadığı için yapımında kullanılan şeyler de zor bulunmuyor. Eskiden günümüze bir gelenek olarak gelmesi insanların çok rağbet göstermesi ile ilgili. İnsanlar kendi vücutlarına faydalı şeyleri almak istiyor. Bir kere sabun alıp beğenen daha sonra bizden sipariş istiyor” diyor


İçinde kimyasal yok, yüzde yüz doğal

Günay, “Burada her türlü sabun bulursunuz, örneğin Keçi sütü, bıttım ya da zeytinyağlı sabunların hepsi buraya özgü. Burada yapımına başlandı ve hala da devam ediyor. İnsanlar buraya gelince ilk olarak bir sabuncuya gidiyorlar. Önce şüpheyle yaklaşıyorlar ama daha sonra deneyince kimyasal içerikli ürünler kullanamıyorlar” diye ekliyor.

Sabun yaparken değere ve ana maddeye çok önem verdiklerini söyleyen Gülbin, belli hava koşullarında beklettikten sonra satışa sunduğunu belirtiyor.


‘Bin bir çeşit sabun var’

Sabunların yüz ve vücuttan hastalıklara kadar birçok faydası olduğunun altını çizen Günay, “Şimdi şampuan kimyasal oranı çok yüksek, içinde boya var, esans var. Kimyasal anlamda sabuna göre yüzde yüz daha fazla kimyasal oranı var. Ben gelen müşterilerime sadece şunu söylerim en kötü sabun bile en iyi şampuandan daha iyidir. Saç dökülmesine, kepeğe karşı, duş jeli yerine kullanabileceğimiz sabunlarımız var. Yüz güzellik sabunları var. Salyangoz, defne, sedef, egzema, mantar, deri hastalığı için sabunlarımız var. Bunlara iyi gelen adını sayamadığımız yüzlerce sabunumuz var. Gül, havuç, kil, çimen, lavanta, karanfil ve daha nicesi” diyor.


‘Sabun yapmayı seviyorum’

İşini severek yaptığını söyleyen Günay, şöyle devam ediyor: “Sabun yapmayı seviyorum. Kullanmadığım, gerçek anlamda doğallığına inanmadığım ya da denemediğim hiçbir sabunu müşterime satmıyorum. Bu işi sadece para kazanayım, daha çok zengin olayım diye değil, insanlara gerçek anlamda yardımcı olmak için yapacaksın. Mutlu oluyorum bu işi yaparken, yani sabun kokmayı seviyorum.”


224

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA