6 bin yıllık Cizre surları toprağa gömüldü

Guti, Med, Pers, Roma, Sasani, Abbasi, Mervani medeniyetlerine ev sahipliği yapmış 6 bin yıllık Cizre surları, son 50 yıllık yapılaşmadan kaynaklı adeta toprağa gömüldü.

08 Ağustos 2017 Salı | Kültür-Sanat


CİHAN ÖLMEZ/DİHABER


Şırnak’ın Cizre ilçesinde 6 bin yıllık geçmişi olan tarihi kent surları toprağa gömülüyor. Dicle nehrinin kenarındaki kaleden başlayıp asri mezarlığına kadar 2 bin 500-3 bin metre uzunluğundaki surlar son 50 yılık yapılaşmaya yenik düştü. 

Şırnak Valiliği, Cizre Kaymakamlığı ve Cizre Belediyesi’nin 2012 yılında hayata geçirdiği “Şehri Nuh Diriliyor” projesinin 1’inci etap çalışmalarında İç Kale’de bulunan Hamidiye Kışlası ve belediye eski binası restore edilirken, 2’nici etap çalışmaları kapsamında gün yüzüne çıkarılması beklenen surlar bürokratik engelleri aşamıyor. 

Sur üstünde bulunan pilot bölgede 46 ev, kenti çepeçevre saran sur duvarlarının üstünde ise toplam 492 ev bulunuyor. Evlerin kamulaştırılıp yıkılması son 30 yıldır gündemde olmasına rağmen, sonuç alınmıyor. Surların gün yüzüne çıkarılacağı projenin startı verilmediği gibi mülk sahipleri de eski evlerini onaramıyor. 

1990-1997 yılları arasında Kültür Bakanlığı tarafından tarihi kent surlarının bir bölümü onarıldı. Ancak bu onarım surların kimliğinden bağımsız, estetik ve antikasından yoksun yapıldığı için tarihçiler tarafından eleştirildi. Surlar 1831 yılında Revanduzlu Mehmet Paşa ve daha sonra 1836 yılında da Reşit Paşa tarafından tahrip edilmiştir. Bu iki Osmanlı paşasının sur taşlarını yerinden sökerek kendilerine ev yaptıkları biliniyor. 


Yok edilen tarih

1935 yılında sur taşlarından kentte çok sayıda fırın ve mutfak yapıldı. Surların iki kapısından biri olan Deşt kapısı ise 1935 yılında büyük araçlar geçebilsin diye yıkıldı. Surların iki kapısından ve Kürt Mervani devletine ait kitabenin içinde bulunduğu Deriyê Torê ise 1957 yılında yıkıldığı biliniyor. 

Aynı zamanda kent için iç ve dış tehlikelere karşı zırh görevini gören tarihi surlar, Dicle nehrinin taşkınlarına set oluyor. Özelikle 1950’lilerden sonra yoğun göç ve yapılaşmadan kaynaklı surlar kent içinde görünmez hal aldı. 


Nuh’un gemisine benzetilir

Görkemli süslemeler ve beyaz kireç taşları yanı sıra bölgenin jeolojik yapısına uygun kara bazalt taşlarının kullanıldığı surlar, dış cepheler yontma taş ve düzgün kesme bazalt bloklardan yapılı. Yüksekliği 14-15 metre olan surların eni ise 2 metreyi buluyor. Surların Medresa Sor (Kırmızı Medrese) dışında 8 burç bulunuyor. Burçlardan 5 tanesi güneyde 2’si kuzeyde biri ise doğu surlarının üstünde kurulu. 

Surların Hz. Nuh’un torunları olan Guti’ler tarafından inşa edildiği düşünülüyor. Nuh’un gemisinin Cudi dağının üzerindeki duruş şekline göre yapılan surların geminin arka ve yuvarlak tarafı kentin güneyini, geminin sivri tarafını ise kentin kuzeyini gösterecek şekilde yapıldığı düşünülüyor.  


Kuran’dan sureler yazılı

7’nci yüzyılda İslam ordularının Cizre’ye hâkim olması ile birlikte kentin Bezabde olan ismini şimdiki ismi ile değiştiren Abbasi Valisi Hasan B. Ömer Et Tebliği zamanında savaşlarda zarar gören surların bir bölümü onarılıyor. Abbasi valisi tarafından surların taşlarına Fatiha süresi, En’am süresi, Fetih süresi, Ayetü’l kursi yazılıyor. Dêriyê Şêr kapısı altındaki Sadabad bölümünde ve Rêzemiran’ın dış cephesinde kalan surların üzerinde halen bu süreler okunabiliniyor. 


673

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA