Şengal katliamı ve Kürt düşmanlığı

Zeki AKIL

07 Ağustos 2017 Pazartesi | Forum

Ortadoğu’da karmaşık ilişki ve çelişkiler sonunda DAİŞ gibi karanlık bir gücü ortaya çıkardı. Önder Apo bunu Ortadoğu’nun Jitem’i olarak niteledi. 2014’te DAİŞ Ortadoğu’da devletlerin bile durduramadığı bir güce ulaştı. Suriye ve Irak ordusu önünde eridi. DAİŞ bundan aldığı güç ve moralle önüne gelen güce saldırdı. Özellikle Êzîdîler, Hıristiyanlar, Şiiler, Aleviler vb farklı inançlar ve halklar öncelikli hedefleri oldu. Ayrıca kendi dar dini yorumları dışında kalan tüm Müslümanlar da hedef alındı.

DAİŞ kendisini destekleyen, bölgede güç olmasını sağlayan, aynı zihniyetteki Erdoğan’a bile ‘tağut’ diyordu. İnsanlık dışı saldırıları ve katliamlarıyla dehşet salarak herkese boyun eğdirmeye ve biat ettirmeye çalıştılar. Halkları ve kültürlerini, tarihi tüm birikimleri ortadan kaldırmaya giriştiler. Öyle ki, camileri ve türbeleri bile havaya uçurdular.  

DAİŞ hız almışken öncelikle Êzîdî Kürtlere saldırdı. Bu öyle sıradan bir saldırı değildi. Bir bölgeyi ele geçirme, egemenliğini yaymanın çok çok ötesinde bir halkı ve dini inancı tarihten silme, gerçek anlamda bir soykırım-jenositti. Erkeklerini öldürme, kadınlarını ve çocuklarını ganimet olarak alma ve topraklarından sürme tamı tamına jenoside denk düşer. Ayrıca her açıdan da insanlık suçları olan kadınlara tecavüz, köleleştirme ve pazarlarda satma vb. pratikleri dünyanın gözleri önünde oldu.

DAİŞ Ortadoğu’daki hiçbir devleti ve sınırı tanımadı. Suriye ve Irak alınabilseydi Ürdün’den Arabistan’a kadar gidecekti. Bölge önü alınamaz bir krize ve kaosa sürüklendi. DAİŞ bu kaostan daha güçlenerek çıkabilirdi. Mevcut ulus devletler çürümüş ve halklara vereceği bir şeyleri kalmamıştı. Bölgenin kapitalizme ve emperyalist kültüre karşı bir direnci vardı. Kültürel uyuşmazlık derindi. Hilafet ve şeriat olguları kullanılarak dünyanın dört yanından militan devşirme olanağına kavuşmuştular.

DAİŞ Êzîdîlere, Kürtlere saldırarak tarihi ve çok büyük bir hata yaptı. Êzîdîlere karşı soykırımla yetinmeyip Kobanê’ye saldırdılar. Kobanê saldırılarının arkasındaki tüm detaylar daha açığa çıkmadı ama Türkiye’nin DAİŞ’e sızması ve yönlendirmesi olduğu açık. Kürtler bölgenin mazlum, zulme maruz kalmış halkıydı. Kimseye saldırmamış, kimseyi egemenliklerine almamışlardı. Ayrıca Kürtler kimlik savaşı veriyor, yıllarca gerilla savaşında pişmiş ve deneyim kazanmışlardı. İdeolojik donanımları güçlüydü. Düzenli ordulara ve onların askerlerine benzemezlerdi. 

DAİŞ, Kürtlere saldırarak baltayı taşa vurdu. En başta gerilla Şengal’e müdahale etti. KDP’nin Êzîdîleri ortada, DAİŞ’in eline ve insafına bırakma siyasetine karşı PKK ve HPG dört parçada Kürtlerin savunma gücü olduğunu gösterdi. Şengal’de katliamın sonuca ulaşmasını önledi. Ortadoğu’daki krize Kürtlerin örgütlü iradesi olarak etkin müdahale etti. Kobanê ile bu bölge çapında gelişmelere yol açtı. Kobanê’den sonra DAİŞ kırıldı. Baş aşağı gidişi başladı. Aktif militan gücü Kobanê’de imha edildi. ABD, bölge devletleri hem bundan cesaret aldılar hem de örgütlenmek için zaman kazandılar. Bölge halkları ve hükümetler DAİŞ’e karşı savaşılabileceğini gördüler.

DAİŞ bugün Rakka’da kuşatılmış durumda. Hatırlanırsa Rakka ve Musul adeta DAİŞ’e ikram edildi. Zamanında direnilseydi bu şehirler böyle yıkıma uğramaz ve milyonlarca insan mülteci durumuna düşmez ve bunca ölüm olmazdı. DAİŞ’in bölge halklarına pahalıya mal oldu. Böyle de olsa DAİŞ’e karşı mücadeleyi gevşetmemek gerekir. Çünkü DAİŞ insanlığa ve tüm değerlerine karşıdır ve ağır insanlık suçları işlemiştir.

KDP gibi iktidarcı, dar ve çıkarcı güçlerin Kürt halkını koruyamayacağı ortaya çıkmıştır. Êzîdîlere ve Kürt halkına karşı KDP’nin işlediği ağır suç hiçbir zaman unutulmayacaktır. KDP’nin direnmeden bölgeyi DAİŞ’e bırakmasının hiçbir mazereti olamaz. KDP Kürt halkından ve Êzîdîlerden af ve özür dileyeceğine başka havalarda, bu felakette sorumluluğu yokmuş gibi davranmaya bakmaktadır. Tarihi çarpıtma ve unutturma iktidarların iflah olmaz bir alışkanlığı ve hastalığı olmaya devam ediyor.

Şengal’in hesabı bugün Rakka kuşatmasıyla DAİŞ’ten sorulmaya devam ediyor. Erdoğan ve Kürt halkına düşmanlık eden güçlerin yanına da işledikleri suçları kar kalmayacaktır. Herkes bilmeli ki, Kürt halkı artık örgütlü ve iradeye kavuşmuş bir halktır. Büyük bir önderliği vardır. Kürtler mücadeleleriyle Ortadoğu halklarına önderlik ediyor. Demokrasi mücadelesi Ortadoğu’da büyümeye ve yayılmaya devam edecektir. Şengal halkı fermanlarını çıkaranların hesap verdiğine tanıklık etmektedir. Bu da tarihlerinde bir ilktir.


626

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA