Kürtler birliği tartıştı

Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı, 4 parçadan 350 delegenin katılımıyla yapıldı. Ulusal Kongre gerçekleşinceye kadar çalışmaların kesintisiz sürdürülmesi kararlılığına ulaşıldı.

17 Temmuz 2017 Pazartesi | Haber

KNK öncülüğünde Süleymaniye’de 350 delegenin katılımıyla yapılan Kürt Ulusal Birliği Çalıştayı’nda ulusal birliğin ve kurumlaşmasının önemine dikkat çekilerek, birliğini sağlayıp ortak stratejiye ve Ulusal Kongre’ye kavuşan Kürdistan halkının büyük kazanacağı vurgulandı.

Dört parçadan siyasi parti, toplumsal kesimler, aydın, yazar, akademisyen ve kanaat önderlerinin katıldığı Kürt Ulusal Birliği Çalıştayı, hafta sonu Federe Kürdistan’ın Süleymaniye kentindeki Talary Huner Salonu’nda yapıldı. Çalıştayda, 60’ın üzerinde siyasi parti temsilcisi ile aydın, yazar, akademisyen, gazeteci ve kanaat önderlerinden oluşan 350 isim yer aldı. Çalıştayın protokolü, dört parçadan özel konuk olarak katılan, dört şehit annesinden oluştu. 

Çalıştayda ilk olarak divan seçimi yapıldı. KNK üyeleri Adem uzun, Perwin Eziz, Ebdul Kerim Omer, Dr. Faruq Cemil ve Beritan Mistefa’dan oluşan divan seçimin ardından KNK Eşbaşkan Yardımcısı Tahir Kemalizade kısa bir selamla konuşması yaparak, çalıştay öncesi yaptıkları çalışma hakkında bilgi verdi.


Kemalizade: Halkın beklentisi birliktir

Kemalizade, bir ayı aşkın süre Kürdistan’ın dört parçasındaki örgüt ve parti temsilcileri ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, şunları söyledi: ”Eleştirileri, önerileri vardı. Görüştüğümüz tüm kesimlerden olumlu tepkiler aldık. Dünya bizleri izliyor. Bu süreçte aktör olmazsak faktör oluruz.”

Çalıştayda, 350’den fazla delegenin hazır bulunduğuna işaret Kemalizade, “Kürt halkının temsilcileri olarak burada bulunuyoruz. Tüm Kürdistan halkının gözleri üzerimizdedir. Birlikte çalışır, birlik sağlarsak halkın beklentisine cevap olabiliriz. Bugün her zamankinden güçlüyüz. Gerilla, pêrmerge ve savaşçılarımız var. Bu gücü birleştirip çalıştayda ortak bir program çıkarmayı umut ediyorum” şeklinde konuştu. Kemalizade, “Artık aramızdaki çelişkileri bir tarafa bırakarak gücümüzü birleştirmenin zamanıdır. Tarihin bizden beklediği rolü oynayalım” dedi.


KNK: Birlik tayin edicidir

Daha sonra Kürdistan Ulusal Kongresi’nin (KNK) mesajı okundu. KNK Eşbaşkanı Rebuwar Reşid’in okuduğu mesajda, Kürt halkının başlıca sorununun bugüne kadar ulusal bir platformun olmamasından kaynaklandığı belirtilerek, “KNK, Kürdistan’ın tüm siyasi parti ve güçlerinden bu çalışmaya destek vermelerini işgalcilere karşı durmasını istemektedir. Bizler hep birlikte Kürdistan Ulusal Kongresi’ni, Kürdistan’ın geleceğini ilgilendiren meseleler için ulusal bir platforma dönüştürebiliriz” denildi.

Mesajda ayrıca şunlar kaydedildi: “Şu anda ulusal birlik ve Kürdistan Ulusal Kongresi’ni güçlendirip kapsamlı hale getirmek kader tayin edici bir ihtiyaçtır. Bizler demokratik, çok yönlü, evrensel ve ilerici bir özellik kazanmak zorundayız. Ülkemiz Kürdistan farklılıklarıyla Kürdistan’dır. Bu ülke Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Êzidî, Yarsan, Kakeî, Zerdeştî ile diğer etnik ve dini topluluklarında ülkesi olmalıdır. Sömürgeci sisteme karşı toplum demokratik ve özgürlükçü bir zemin üzerinden geliştirilmelidir. Bu özellikler ulusal birliğin üzerinde gelişeceği esas sütunlardır. Bütün siyasi partilerin önünde duran temel görevlerdi. Bu dünyaya gerçekçi bir bakıştır. Kürdistan halkının sömürgeci sistemden kurtularak özgürlüğünü elde etme hayali ve isteği hayalperestlik değildir. Bu istek Kürt halkının insanlık kervanına katılmasına imkan sunmaktadır.


Ulusal hazine gibidir

Ulusal birlik sorunları yamamak ve bazı siyasi taraflar arasında anlaşma yapmak anlamına gelmiyor. Yine Kürdistan’ın zenginliğini paylaşmak ve iktidarı elde etmek anlamına da gelmiyor. Ulusal birlik bir aile ve aşireti güçlendirmek değildir. Ulusal birliği ekonomik, toplumsal, ahlaki ve günlük yaşamla ilişkisi olan bir siyasi dal olarak görüyoruz. Kürdistan Ulusal Kongresi için ulusal birlik ulusal bir hazine gibidir. Kürdistan’ın zenginliğinin belirlenmesi demektir. Bu da tüm yurttaşların yasal olarak eşit haklara ve görevlere sahip olması, adalet ve yasaların egemenliği, iktidardan hesap sorma ve soruşturma, şeffaf ve denetlenebilir bir yönetim sistemi anlamına gelmektedir. Aynı zamanda yönetim sisteminin formüle edilmesi, yönetimin devredilmesi ve değişmesini ifade etmektedir. En önemlisi de halkın siyasi yönetime katılması, yaşamı ve geleceğinin belirleyen kararların alınmasında halkın egemenliği anlamına gelmektedir.


Gençler adanıyor, siyasiler görmeli

Ulusal birlik bazı parti ve örgütlerin katılmaması nedeniyle ertelenemez. Kendilerini farz kılan kesimlere karşı sesiz kalınamaz. Ulusal birliğe katılan herhangi bir kesim kendisini halkın üzerinde görmemelidir. Biz KNK olarak ulusal birlik için siyasi parti sayısının önemli olmayacağını düşünüyoruz. KNK’nin iyi bir siyasi uygulama olabileceği inancındayız. Aynı zamanda ideolojik programının halka hizmet etme amacında olduğuna kanaatini taşıyoruz. Üyelerinin büyük çoğunluğu toplumsal sorunlara karşı ortak kaygıları paylaşıyor. Bu nedenle Kürdistan’daki bütün siyasi tarafları ulusal birlik tartışmaları ve çalıştayına katılmaya çağırıyoruz. Ulusal birlik çalışmalarına katılmak özgürlük ve demokrasinin önemli şartlarını yerine getirmektir. Kürt halkı bütün bileşenleriyle günden güne birbirine daha fazla yaklaşıyor, ortaklaşmayı sağlıyor. Genç kadın ve erkekler kendilerini mücadeleye adıyor. Siyasi örgütlerin bunun dışında kalması kabul edilemez.

KNK, Kürdistan’ın tüm siyasi parti ve güçlerinden bu çalışmaya destek vermelerini işgalcilere karşı durmasını istemektedir. Bizler hep birlikte Kürdistan Ulusal Kongresi’ni, Kürdistan’ın geleceğini ilgilendiren meseleler için ulusal bir platforma dönüştürebiliriz. Sağlıklı ve huzurlu bir toplum için demokratik hakların, kadın haklarının, sınıfsal hakların, sosyal hizmet hakları elde edilebilir. Bu şekilde Arap, Fars, Türk, Belluci ve diğer komşularımızın da içinde yaşayabileceği demokratik konfederal bir Kürdistan için çalışabiliriz.

Avrupa halklarının devrimleri ve çok sayıda değerli reform, halkların medeni bir şekilde ortak bir yaşamı ve saygıya dayalı bir komşuluğu sağlayabileceğini ispatlamıştır. Biz Kürtler de bunu gerçekleştirebilir ve bunun öncülüğünü yapabiliriz. Çünkü bizler mücadelede bedel sahibiyiz ve büyük kazanımlarımız var.

Ümit ediyoruz ki bu iki günde katılımcıların görüş ve önerileri ışığında, değerli bir sonuç bildirgesini Kürt halkına armağan edebileceğiz.”


YNK: Bizler biriz

Çalıştay daha sonra siyasi parti ve örgütler adına verilen mesajlarla devam etti. Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) adına konuşan Nermîn Osman, Kürt halkının bir yüzyıl daha yakalanamayacağı fırsatların açığa çıktığı günlerden geçildiğini belirterek, “Bizim için birlikten daha değerli bir şey yoktur. Parçalar arası sorunlarımız ve parça içleri sorunlarımızı konuşmamızın yegane yolu diyalogdur. Ama yine de bizim iç sorunlarımız ulusal sorunlarda ortak tutum içerisinde olmayacağımız anlamına gelmemektedir. Oysaki düşmanlarımız bizlere saldırırken ulusal kimliğimizi hedef alıyorlar. Kürdistan’ın her bir parçasının gözü bugün üzerimizdedir. Bizler biriz, amacımız bir, hedeflerimiz bir. Gün geçtikçe haklarımızı kazanma konusunda büyük adımlar atıyoruz. Bunu da gerilla, pêşmerge ve savaşçılarımıza borçluyuz. Onları buradan saygıyla selamlıyoruz. Şehitlerimize minnet ailelerine saygılarımızı belirtiyoruz” dedi.


KJK: En fazla kadınlar zarar görüyor

Kürdistan Kadınlar Topluluğu (KJK) adına konuşan Besê Erzincan ise “9 Temmuz tarihinde dört parça Kürdistan’dan kadın temsilcilerinin ulusal birliği tartıştığı bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda ulusal kadın konferansı hazırlıkları için bir komite oluştu. Bu önemli bir kazanımdı. 21’inci yüz yıl kadın yüzyılıdır. Kadınlar, Kürdistan ve Ortadoğu’da değişimin öncülüğünü yapıyor. Kadınlar olarak bu süreçte oynadığımız rolü daha fazla güçlendirmek için örgütlüğümüzü güçlendirmeyi tartıştık. Kürt kadınların verdiği mücadele dünya için bir örnek oluşturuyor. Toplantımızda daha büyük kazanmak için bu mücadeleyi daha ileri bir aşamaya taşırmayı tartıştık. Çünkü parçalanmışlıktan en fazla kadınlar zarar gördü” diye konuştu.


GORAN: Yaşananlar birliği dayatıyor

Ardından Goran (Değişim) Hareketi heyeti adına Aras Welî konuştu. Kürt halkının bugün her şeyden çok birliğe ihtiyaç duyduğunu ifade eden Aras Welî, şunları kaydetti: “Kürt evinden ortak bir sesin çıkması bizim birliğimizin olması lazım. Bugün başta Rojava’da yaşanan siyasi ve askeri durum bizden ortak bir ses beklemektedir. Güney Kürdistan’da yaşananlar birliği dayatıyor. Bugün Güney Kürdistan’da bir referandum süreci yaşanmaktadır. Ama bizler referandumun siyasi amaçlar için kullanıldığını görüyoruz. Oysaki bağımsızlık amaç olmalı araç değil. Ümit ediyorum ki Kürdistan’ın genelinde yaşanan sorunlarını çözümü için bu toplantı vesile olur.”


KCK: Biz hazırız

Daha sonra KCK’nin gönderdiği mesaj okundu. KCK, Kürt sorunu bütünlüklü olarak çözülmedikçe, parçalarda gerçekleşecek hiçbir çözümün garantisinin olmayacağını paylaşarak, “Ulusal Birlik ve Ulusal Kongre, tarihin ve halkımızın biz siyasi partilere gerçekleştirmemizi emrettikleri bir görevdir. Biz Hareket olarak, Ulusal Birlik ve Ulusal Kongre konusunda üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirmeye hazırız” diye kaydetti.

İki gün süren çalıştayda diğer partiler ve şahsiyetler ile şehit aileleri de söz alarak görüşlerini dile getirdi. Tartışmaların ardından sonuç bildirgesi, herkesine katkısına sunuldu. Son hali verilen bildirge, Divan tarafından bir basın toplantısıyla paylaşıldı. 


Ulusal Kongre’ye kadar devam


Çalıştayın tüm katılımcıları, Ulusal Birlik Çalıştayı’yla sınırlı kalınmamasını, Ulusal Kongre gerçekleşinceye kadar aralıksız bir biçimde sürdürülmesini kabul etti. 

Çalıştayın sonuç bildirgesinin tam metni şöyle: ”Kürdistan ülkesi ve halkı Sykes-Picot ve Lozan anlaşmaları neticesinde dört parçaya bölünmüştür. Kürt halkı, bu bölünmeden günümüze kadar her parçada aralıksız bir biçimde özgürlük mücadelesini vermiştir. Bu mücadele neticesinde her parçada ciddi kazanımlar elde edilmiştir. Günümüzde Ortadoğu’da yaşanan Üçüncü Dünya Savaşı, hem halkımıza bu kazanımlarını nihai sonuca götürme imkânlarını sunmakta, hem de bağrında ciddi tehlikeleri barındırmaktadır.


Asıl tehlike siyasal parçalanmışlık

”Kürtleri inkar ve asimile eden sömürgecilik sistemi, kuruluşundan beri en zayıf anını yaşamaktadır. Uluslararası güçlerin çoğunluğu da, artık kendilerine yarardan çok zarar veren bu statüko sisteminin değişmesinden yanadır. Bu durum Kürtlere büyük özgürleşme imkanlarını sunmaktadır. Ancak, bütün zayıflık ve çelişkilerine rağmen sömürgeci güçler Kürtlerin statü kazanmasına karşı çıkmakta, onun için değişime karşı büyük bir direnç göstermektedir. Bunun için kendi aralarında Kürt karşıtı ittifaklar kurmakta, Kürtlere destek vermemeleri karşılığında, uluslararası güçlere büyük tavizler vermektedir. Bu da Kürtler için ciddi bir tehlike yaratmaktadır. Sömürgeciliğin Kürt karşıtı ittifakları ve küresel güçlerin tutarsız politikaları Kürtler için tehlikelidir. Ama Kürtler için asıl tehlike Kürtlerin siyasi parçalanmışlığıdır. Eğer Kürtler bu parçalanmışlığı gidererek Ulusal Birliklerini kurarlarsa, bir anda, hem tehdit ve tehlikeleri ortadan kaldıracak, hem de her parçada diledikleri statülerini oluşturarak, özgürlüklerine kavuşacaklardır.


Çalıştay ilk adımdır

”KNK başta olmak üzere, bütün Kürt güçleri, bu durumun farkında olarak uzun süredir Ulusal Birlik çalışmalarını yürütmektedirler. En son 2013 yılında gerçekleştirilen Ulusal Birlik tartışmaları ortaya önemli bir düzey çıkarsa da, başta izlenen yöntem olmak üzere, bağrında taşıdığı bir çok yetersizlikten dolayı, hedeflediği sonucuna ulaşamamıştır. KNK ve diğer bütün ulusal güçler bu durumdan gerekli dersleri çıkarmıştır. Bu nedenle ulusal birliğe, çok titiz ve emin adımlarla yürüme yaklaşımı benimsenmiştir. Bu temelde gerçekleştirdiğimiz Şêwra Yekitiya Netewî ya Kurdistan (Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı), bu yaklaşımın ilk adımıdır. Attığımız bu ilk adıma gerek Kürdistan’ın dört parçasındaki siyasi partilerin, gerekse de, toplumumuzun sesi ve vicdanı olan aydın, yazar, akademisyen, din adamları ve özellikle de Kürt kadınlarının büyük bir ilgisi ve katılımı olmuştur. Bu son derece sevindirici ve umut vericidir. Birkaç siyasi parti dışında bütün siyasi partiler çağrımıza cevap vererek çalıştaya katılmış ve ulusal birliğin gerçekleşmesi için üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduklarını, kamuoyuna açık bir biçimde deklere etmişlerdir. Bu olumlu, teşvik edici ve destek verici yaklaşım ve tutumlarından dolayı, bütün siyasi partilere ve katılımcı şahsiyetlere teşekkür ediyoruz. Bu temelde çalıştayımızın ulaştığı sonuçları kamuoyuyla paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.


Çalıştayda alınan kararlar

* Çalıştaya katılan tüm siyasi partiler, kurum temsilcileri ve değerli şahsiyetler, ulusal birliğin gerekliliği ve zorunluluğu konusunda görüşlerini ortaya koymuş, bu konuda üzerlerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceklerine dair irade beyanında bulunmuşlardır.

* Çalıştayın tüm katılımcıları, Ulusal Birlik çalıştayıyla sınırlı kalmamasını, ulusal kongre gerçekleşinceye kadar aralıksız bir biçimde sürdürülmesini beyan etmiş ve kararlılığına ulaşmıştır.

* Önceki çalışmalarda yaşanan yöntem yetersizliklerinden gerekli derslerin çıkarılarak, hedefe emin adımlarla ve geniş tartışma ve kararlaşmalarla gidilmesi yöntem olarak benimsenmiştir.

* Bu çalıştaydan sonra, Ulusal Birliğin temel ilke ve yöntemlerinin tartışılarak bir sonuca gidilmesi için ikinci bir adımın atılması kararlaştırılmıştır.

* Ulusal Birliğin ilke ve yöntemleri, Ulusal Birliğin gerçekleşmesinin kilit konusudur. Bu nedenle bu konunun hem siyasi partiler, hem de toplumumuzun aydın, yazar, akademisyen, sanatçı, din insanları, kanaat önderleri ve kadınları tarafından hızlı ama genişçe tartışılması gerekmektedir. Bunun için çalıştayımız, bu yönlü zengin içerikli bir çalışmanın Kuzey Kürdistan, Rojava, Avrupa, Doğu Kürdistan ve Güney Kürdistan’da yürütülmesini kararlaştırmıştır. Parçalarda ilke ve yöntemlerde ulaşılan sonuçların, tüm parçalardan ve Avrupa’dan katılımın olacağı yeni bir çalıştayla ikinci adımın tamamlanması hedeflenmiştir.

* Çalıştayımız, tıpkı birinci adımda olduğu gibi, ikinci adımda da tüm tarafları ulusal birlik çalışmalarına katmayı ilkesel olarak görmüştür. Onun için birinci adıma katılamayan veya katılmayan tüm tarafların çalışmaya katılması yönündeki çabaların sürdürülmesini kararlaştırmıştır. Ulusal birlik çalışmaları, sonuna kadar tüm tarafların katılımına açık ve katılması hedefiyle yürütülecektir.

* Çalışmanın ikinci adımına da KNK’nin öncülük ve organize etmesinin doğru olacağı sonucuna gidilmiştir. KNK’nin her parçada çalışmaları yürütürken geniş çevrelerden katkı ve destek alması benimsenmiştir.

* İlkeler ve izlenecek yöntem konusunda ortak bir görüşe ulaşılmasından sonra, üçüncü adıma geçme zamanı gelmiş olacaktır. Bu aşamaya geçmeden önce, üçüncü adımın, yani Ulusal Kongre’yi toplama çalışmasının bir komitesinin oluşturulması hedeflenecektir. Hiç kuşkusu bu komite tüm siyasi partilerin temsilcileri ve bazı bağımsız şahsiyetlerden oluşacaktır.

* Çalıştaya katılan bileşenler olarak siyasi tutsakları selamlıyor, mücadelelerini destekliyoruz. Ayrıca Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesini destekliyoruz. Ayrıca çalıştaya katılan tüm taraflar demokrasinin gelişimi için diyalog ve tartışma yöntemini esas almalı. Her yerde Kürdistanlıların sömürgeciliğe karşı gerçekleştirdiği eylemlere aktif katılmalı.

* Ulusal Birlik çalışmaları yürütülürken Kürt kadınlarının ulusal birlik için oluşturduğu komitenin görüş ve önerilerinden yararlanılmalı ve kadınlar bundan sonra yürütülecek ulusal birlik çalışmalarına  etkin ve güçlü katılmalı. 


Katılmayan partilere de çağrı

Hiç kuşkusuz gerek siyasi partilerin gerekse de aydın, yazar, akademisyen ve diğer tüm toplumsal güç ve şahsiyetlerin katılımıyla burada yürüttüğümüz tartışmalar ve ulaştığımız kararlılık tarihi değerdedir. Tüm toplumumuz, bu çalışmayı büyük heyecanla izlemekteyiz. Onun için önümüzdeki süreçte hepimize daha büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu nedenle tüm siyasi ve toplumsal kesimlerle şahsiyetleri, çalışmanın ikinci aşamasına güçlü bir biçimde katılmaya ve sahiplenmeye çağırıyoruz. Çalışmanın, sonuna kadar tüm tarafların katılımına açık olduğunu beyan ediyor, bugün aramızda hazır bulunmayan siyasi partileri de, önümüzdeki çalışmalarda aramıza katılmaya davet ediyoruz.”


 SÜLEYMANİYE



1019

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA