Erkek-OHAL el ele

OHAL’in yücelttiği erkeklik sonucu bir yılda binlerce kadın taciz, şiddet ve tecavüze uğradı, 500’ü aşkın kadın katledildi. KHK’lerle onlarca kadın kurumu kapatıldı, tutuklanan siyasetçilerle kadın iradesi yok edilmek istendi.

14 Temmuz 2017 Cuma | Kadın

15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen ‘darbe girişimi’ ve hemen ardından 20 Temmuz’da ilan edilen Olağanüstü Hal’in (OHAL) üzerinden bir yıl geçti. Türkiye tam bir yıldır, OHAL’in ardından yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnamelerle(KHK) yönetiliyor. OHAL’le beraber hukuk tamamen reddedildi ve Uluslararası Sözleşmeler ile Anayasa Mahkemesi’nin denetimi geçersiz kılındı. Yine bu dönemde herhangi bir hukuk ilkesi esas alınmadan en temel insan hakları ihlal edildi ve başta kadınlar olmak üzere binlerce insan OHAL ve KHK hukuksuzlukları ile karşı karşıya kaldı.

Önce ‘Cemaat’ tasfiyesi adı altında başlatılan, ancak özünde muhalif kesimlere yönelen OHAL ve KHK’lerin adaletsizliğine ve neden olduğu şiddete en çok kadınlar maruz kaldı. Yüzlerce kadın sokakta, evde, iş yerinde, toplu taşıma araçlarında ve meydanlarda yüceltilen erkek şiddeti ile karşı karşıya kalırken, çoğunluğu OHAL dönemi olmak üzere 1 buçuk yılda 500’ü aşkın kadın katledildi, Yayınlanan KHK’ler sonucu 25 bin 523 kadın ihraç edildi, onlarca kadın kurumu kapatıldı, binlerce kadın gözaltına alınıp tutuklandı. Kadın, özel ve kamusal alanlardan uzaklaştırılarak erkekleştirilmek istendi.


‘Milli irade’ ilk kadınlara saldırdı

15 Temmuz ‘darbe girişimi’nin hemen ardından devlet yetkilileri “Milli İrade” çerçevesinde halkı sokaklara çağırdı. Bir yandan meydanlarda darbeye karşı çıkan kadınların görüntüleri yayınlanırken diğer yandan ise “Hanım kardeşlerimiz evde oturup dua etsinler” denildi. Yine darbe kapsamında gözaltına alınanların eşleri için, “Darbecilerin eşi ganimetimizdir” şeklinde cinsel suça teşvik edici söylemlerde bulunuldu.

15 Temmuz dönemi sokağa çıkan gerici, militarist ve cinsiyetçi kesim ile hükümet yetkililerinin cinsiyetçi söylemleri; sokakta, evde, iş yerinde, otobüs ve meydanlarda artan şiddet, taciz, tecavüz ve kadın katliamı olarak kadınlara döndü. Açık giyinen kadınlar ‘darbeci, Fetöcü olarak yaftalandı, sözde ‘Demokrasi Mitingleri’ne katılmayan kadınlar cinsiyetçi küfürlere maruz kaldı. 


Çocuk istismarcısıyla evlendirilmek istendi

20 Temmuz’da ilan edilen OHAL, çocukların, istismar eden erkeklerle evlendirilmelerini zorlayan yasanın Meclis’e gönderilmesine neden oldu. Bu durum, cinsel istismarı ve cezasızlığı arttırdı. Cinsel şiddet ve cinsel istismara karşı mücadele eden kadınlar ise sokağa inerek yasaları protesto etti.


368 çocuk cinsel istismara uğradı

‘Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu’na göre, 368 kız çocuğu cinsel istismara uğradı. Cinsel istismarların yüzde 59’u okullarda gerçekleşti. 


1,5 yılda en az 500 kadın katledildi

2016 yılında 328 kadın katledilirken, bunun yüzde 50’si OHAL koşullarında yaşandı. 2017’nin ilk 6 ayında ise 208 kadın katledilirken, bu oranın yüzde 100’ü OHAL koşullarında yaşandı. 


Erkekler cezasızlıkla ödüllendirildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2016 yılında 61 kadın cinayeti davası sonuçlandı ve 22’sinde erkeklere “iyi hal” ve “haksız tahrik” indirimleri uygulandı. Şiddet, taciz ve tecavüzler karşısında karakollara başvuruda bulunan kadınlar, “Darbe oldu, polisin işi gücü var” denilerek yalnız bırakıldı.


İhraç edilen kadın sayısı 25 bin 523

1 yıldır içerisinde toplamda 24 KHK yayınlanırken, 110 bin 971 kişi işinden ihraç edildi ve OHAL sürecinde ortaya çıkan işsiz sayısı 700 yüz bini buldu. 

Yaşanan ihraçlar sonucu basına yansıyan haberlere göre 27 emekçi intihara sürüklenirken, yapılan anket sonuçlarına göre 95’i kadın olmak üzere 291 kişi intihar girişiminde bulundu. İhraçların yüzde 23’ünü oluşturan 25 bin 523 kadın işlerinden ihraç edildi ve istihdam dışı bırakıldı. 


Cezaevlerinde işkence arttı

OHAL koşullarında hak ihlalleri ve işkenceler üst boyuta ulaştı. Birçok cezaevinde kadınlar işkenceye maruz bırakıldı. İletişim, görüş, sağlık hakları ellerinden alınan kadınlar, cezaevlerinde açlık grevine başladı.

Son olarak Tarsus T Tipi Kadın Cezaevi’ndeki işkenceler gündeme geldi.


Eşbaşkanlık sistemine saldırı

OHAL’in ilanıyla beraber kadın mücadelesinin siyasi ayağı da tasfiye ile yüz yüze kaldı. 2005 yılında Demokratik Toplum Partisi (DTP) ile hayata geçirilen ve bugün Meclis’te HDP, yerel yönetimlerde ise DBP’de devam eden eşbaşkanlık sistemi, OHAL’le lağvedilmek istendi. 

Türkiye tarihinde ilk kez Meclis’te bir partinin eşbaşkanı olan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ve Meclis tarihinde ilk kez Parlamento Kadın Grubu kuran HDP’nin 7 kadın milletvekili tutuklandı. İki HDP’linin vekilliği düşürüldü. 


36 kadın eşbaşkan cezaevinde

Kadın kazanımlarına tahammül edemeyen gerici hükümet, 11 Eylül’den bu yana toplam DBP’li 106 belediyeden 83’üne kayyum atadı, 72 belediye eşbaşkanını ise tutukladı. Tutuklanan 72 belediye eşbakanının 36’sı kadın. 


Kadın dairelerine erkekler atandı

DBP’li belediyelere atanan kayyumların ilk icraatı kadın dayanışma merkezlerini kapatmak oldu. Belediyeler bünyesinde kadınları istihdam etme, görünür kılma ve şiddete karşı dayanışma amacıyla kurulan Kadın Politikaları Müdürlüklerini ve kadın merkezlerini kapatan kayyumlar, kadın birimlerine ise erkekleri atadı. Bazı Kadın Dayanışma Evleri’nin ismi ise ‘Aile Destek Evi’ olarak değiştirildi. Kongreya Jinên Azad (KJA), VAKAD, Gündem Çocuk gibi yıllardır erkek-devlet şiddetine karşı mücadele yürüten 37 kadın kurumu kapatılarak işlevsiz hale getirilmek istendi.


30 kadın gazeteci gözaltına alındı

KHK’lerle birlikte, dünyanın ilk ve tek kadın haber ajansı olan Jin Haber Ajansı (JINHA) kapatılırken, kapatılan İMC TV ve Hayat TV’deki kadın programları da sonlandırıldı. 

OHAL döneminde en az 30 gazeteci kadın gözaltına alındı. Şu an cezaevinde, kapatılan JINHA muhabiri Zehra Doğan da olmak üzere 30 gazeteci kadın tutuklu bulunuyor.


DUYGU EROL/ŞÛJIN/HABER MERKEZİ

479

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA