Kürtler kendilerini savunmasınlar mı?

Kürt siyasetçi Zeki Eroğlu, önceki gün Hamburg'da son savunmasını yaptı. Savcılık 3 yıl 3 ay hapis cezası istedi. Mahkeme heyetinin kararı 21 Temmuz günü saat 9.00'da açıklanacak.

12 Temmuz 2017 Çarşamba | Haber

Alman hükümetinin istemiyle geçtiğimiz yılın Nisan ayında İsveç'in başkenti Stockholm'da tutuklandıktan sonra Almanya'ya iade edilen Kürt siyasetçi Zeki Eroğlu, önceki gün Hamburg'da son savunmasını yaptı. Savcılık 3 yıl 3 ay hapis cezası istedi. Mahkeme heyetinin kararı 21 Temmuz günü saat 9.00'da açıklanacak.

Hamburg Yüksek Eyalet Mahkemesi'nde Pazartesi günü görülen duruşma, Federal Savcılığın mütalaasıyla başladı. Savcı Karin Spillecke, Eroğlu ve avukatlarının Kürtlerin yaşadıkları durumu konusunda çok sayıda dilekçe verdiklerini ve bu dilekçelerin birçoğunun görülen dava açısından 'önemsiz' olarak kendisi tarafından reddedildiğini söyledi. 


Kürtler kendini korumak için ne yapsın?

Savcının ardından Zeki Eroğlu'nun avukatları Britta Eder ve Alexander Kienzle söz alarak Alman anayasasındaki bireysel ve kolektif savunma hakkının mahkeme heyeti ve savcılık tarafından dikkate alınmadığının altını çizdi. 

Almanya anayasasının faşizm döneminde yaşananlardan yola çıkılarak düzenlendiğine dikkat çeken Eder, mahkeme heyetinin de Almanya'nın dışında yaşananları değerlendirme çelişkisinde bulunduğunu söyledi. Eder, Almanya hukukunda Kürtlerin öz savunma hakkının kabul edilmediğini, mahkeme heyetinin de Kürtlere kendilerini korumak amacıyla ne yapabilecekleri sorusuna bir cevap bulmak zorunda olduğunu kaydetti.

 

Cesaretli olun, hukuki çılgınlığa son verin

Avukat Alexander Kienzle ise dava konusunun özünü değerlendirmek için Alman hukuk düzeninin araçları yetersiz olduğunu belirterek, mahkeme heyetini siyasi iktidar tarafından verilen direktifleri aşarak cesaretli olmaya çağırdı ve mahkeme heyetine şöyle seslendi: "Cesaretli olun, bu hukuki çılgınlığına son verin ve bu insana Almanya'da demokratik yöntemlerle kendini ve halkını savunma hakkını tanıyın."


Kürtlerin direnme hakkı meşrudur

Avukatların ardından son savunmasını yapmak üzere söz alan Zeki Eroğlu, yyaşananlardan Türk devleti kadar buna seyirci kalanların da suçlu olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Kürtlere uygulanan soykırım politikası ve yaşananları görmezlikten gelme yaklaşımı Kürtlerin kendi varlığını kanıtlaması ve sürdürmesi için yaşananlara karşı direnmeyi ve mücadele etmeyi zorunlu kılıyor. Eğer Türk devleti Kürtlere yaptığı katliamlarla yüzleşseydi dilini ve kültürünü yasaklamasaydı PKK de doğmazdı."

Kürtlerin Türk devletinin kuruluşundan bu yana katliam politikalarına maruz kaldıklarını vurgulayan Eroğlu, "Kürtlerin katliamlara direnme hakkı meşrudur" dedi ve Kürtlerin mücadele gerçekliğinin sayesinde de tarihten silinmediklerini kaydetti. Eroğlu, "Kürt halkı ve hareketi hiçbir zaman intikam amacını taşımamıştır. Kürtler mücadele ederken sorunun barışçıl yöntemlerle çözümünü esas almışlardır" dedi. 


Kürt halkı özgürlüğüne kavuşacak

Mahkeme tutanaklarında geçen Türk devleti Kürtlere karşı hak ihlalleri yapmıştır tanımlaması çok yetersiz bir tanımlama olduğunu vurgulayan Eroğlu, "Kürtlere yapılan bu uygulamaların tanımlaması soykırım gerçeğidir. Yaşananlar karşısında dönüp vicdanlarınıza sormalısınız. O zaman doğru bir kararın çıkacağına inanıyorum.“

Haksızlıklara rağmen Kürt halkının özgürlüğüne kavuşacağını, katliam yapanlar ve buna seyirci kalanların tarih karşısında hesap vereceklerine inandığını söyleyen Eroğlu, savunmasını, “Yaşasın Kürt halkının barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesi. Yaşasın halkların kardeşliği! Özgürlük kazanacaktır" sloganlarıyla bitirdi. Eroğlu'nun açıklaması izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. 


 HAMBURG


2689

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA