YORUM : Zirve bitti derdi bitmedi

7-8 Temmuz’da Hamburg’ta G20 zirvesinde bir araya gelen ülkelerin devlet başkanı ve başbakanları, dünyanın yeniden dizaynını tartıştı. Kendi çıkarları doğrultusunda da kıyasıya bir mücadele verdiler.

11 Temmuz 2017 Salı | Dünya


7-8 Temmuz’da Hamburg’ta G20 zirvesinde bir araya gelen ülkelerin devlet başkanı ve başbakanları, dünyanın yeniden dizaynını tartıştı. Kendi çıkarları doğrultusunda da kıyasıya bir mücadele verdiler. İçeride neler konuşuldu? Bundan ziyade zirvenin Hamburg’a yansıması üzerine bir kaç söz söylemek gerekiyor. 

Yaşadığım binanın, zirvenin yapılacağı Messehalle’nin (Fuar Alanı) tam karşısında olması dolayısıyla bir çok şeye birebir tanık oldum. Bir hafta boyunca kent sakinleri olarak adeta olağanüstü koşullarda yaşamımızı idame ettirmeye çalıştık. 

Zirvenin ‘güvenli’ bir şekilde geçmesi için insanlara hayat, adeta zehir edildi. Kongre öncesinde yapılan bir ankette halkın yüzde 76’sı bu zirveye karşı çıkmasına rağmen Hamburg’ta yapılması, halkın iradesine bir meydan okumaydı.


Güçlünün borusu her zaman ötmüyor

Zirvenin yapılacağı St.Pauli semti, kentte solcuların mekanı olarak bilinir. Solcuların bir nevi manevi tapınağı olan Rote Flora, bu semtte bulunur. Hamburg Eyaleti’nin Başbakanı Olaf Scholz’da bu gelenekten gelen bir zat-ı muhterem. 

Solcuların kalesi sayılan böylesi bir yerde bu zirvenin yapılması ile birlikte eyalet hükümeti ve Federal Başbakan Angela Merkel adeta arı yuvasına çomak soktu.

Zirvenin yapılacağı alan, kırmızı bölge ilan edilerek kimseler buraya yanaştırılmadı. Kentin olmazsa olmazı olan ulaşım yolları denetim altına alındı. Ya da güzergahlar değiştirildi. Zirve için 20 bin polis görevlendirildi. Olayların büyümesi üzerine buna ek olarak binlerce polis daha devreye sokuldu. Sonradan yanlışlık oldu denilse de Sternschanze caddelerinde Alman ordusunun tankları arz-ı endam etti. Çatılara keskin nişancılar yerleştirildi.

Hamburg hükümeti bunca ‘güvenlik önlemi’ alır da, Anti-Kapitalist gençler boş mu durur? Almanya ve diğer ülkelerden binlerce genç, zirve öncesinden Hamburg’a gelerek çadırlardan oluşan kampları kurdu. Polis, bu çadırları illegal ilan edip her türlü zorluk çıkarmaya çalışsa da mahkemeler kurulacak çadırların güvenliği tehdit etmediğini ve kurulmasından yana tavır koydu. Birçok kilise, kültür kurumu, St.Pauli Spor Kulubü, Alevi Kültür Merkezi başta olmak üzere herkes, bu gençleri kendilerine ait mekanda misafir etti. 

Gençler tarafından kentin birçok yerinde sivil itaatsizlik eylemi oldu. Polisin baskıcı tutumuna karşı gençlerin yönelimleri yer yer sertleşti. Edeka, Budnikowsky, Lidl, Sparkasse, kumar otomatları başta olmak üzere birçok işyeri maskeli göstericiler tarafından ateşe verildi. Ateşe verilmeyen yerler de tahrip edilerek kullanılamaz hale getirildi. 

Birçok semt sakini tüm bu yapılan saldırıların önceden planlandığını bununla da solcuların imajına zarar verme amaçlı oldugundan hemfikir. 

Zirve bitmiş olsa da sular hala durulmuş değil. Ortada ağır bir bilanço mevcut. Polis ve göstericilerden 268 yaralı var. 300’den fazla gözaltınını yanı sıra çok sayıda yakılan ve tahrip edilen araç ve işyerleri bulunuyor. 

Kürtler ise aktif olarak zirve karşıtı etkinliklerde yer aldı. G20 zirvesi öncesi Alternatif Zirve’de Rojava devrimi, Jineoloji, Demokratik Konfederalizm üzerine panel ve seminler verildi. Kürtler sorunlarını farklı halklara anlatma imkanı buldu.


Erdoğan evine küs döndü 

8 Temmuz Cumartesi günkü yürüyüşte, Kürtlerin dışında onbinler kişi Almanya’nın yasakladığı YPG/YPJ flamalarını taşıyarak Rojava Devrimi’ne sahip çıktıklarını gösterdi. Yürüyüş tek kelime ile müthişti. Kürtlerin yasaklanan sembollerine sahip çıkılması, aynı zamanda Kürt düşmanlığı temelinde gelişen  yasakçı zihniyete okkalı bir tokat anlamına da geliyordu. 

Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bir katilin taşıdığı ruh haliyle doğru dürüst otelinden bile çıkamadı. Gazetecilerin sorularını yanıtlarken HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı ‘terörist’ göstermesi de yaşadığı bu ruh haliyle direkt bağlantılı.  Sonuçta zirvenin istenmeyen adamı olarak küs küs evine döndü. 


M.Zahit EKİNCİ


718

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA