Rant kıskacında bir nehir ve vadi: Dicle

Kürdistan coğrafyasının doğal zenginlikleri soykırımcı devletin hedefinde. 8 bin yıllık tarihi öneme sahip Dicle Nehri ve Vadisi’nde Şeyl (Kayaç) gazı bulunuyor. Bu nedenle vadide 800 kuyu açılacak. Sözkonusu kuyular beraberinde büyük bir felaketi getirebilir.

11 Temmuz 2017 Salı | Toplum-Yaşam

Kayaç veya Kaya gazı çıkarmak için Dicle’de bin 800 kuyunun açılması beklenirken, açılacak kuyular nedeniyle deprem riski açığa çıkacak. Dicle’de hayata geçirilmek istenen kaya gazı çıkarımı nedeniyle ilçe büyük bir rant ve tehdit kıskacına girmiş durumda.

Son dönemde Dicle Vadisi’nde artan kum ocakları ve deneme kuyuları bölgeyi tehdit altına aldı. Her alanda rant haline getirilmek istenen ve 8 bin yıllık tarihi öneme sahip vadide, dünyada doğalgaz yerine çıkarılıp kullanılan Şeyl (Kayaç-kaya) gazı bulunuyor. Hem yer altı hem de yerüstü zenginlikleri ile sermaye sahiplerinin iştahını kabartan vadi açılan kuyular ile birlikte her gün tahrip ediliyor.

Dünya’da ender Türkiye’de de Trakya ve Dicle vadi havzasında olmak üzere iki bölgede yaklaşık 65 milyon m³ rezerv tespit edilmiştir. Dicle’de bu rezervler için deneme kuyuları açıldı. Dönemin Enerji Bakanının müjde olarak sunduğu bu rezerve için Dicle vadi havzasında TPAO ve Shell işbirliği ile bin 800 adet kuyu açılması planlanıyor.


Endüstriyalizm kâr aracı; sömürü ve savaşlar

Kapitalizmin temel ayağı olan endüstriyalizm, daha çok kâr elde etmek için sömürü politikasını ve savaşları yöntem olarak kullanmaktadır. Bunun için de silah, demir-çelik sanayisi ile beslenmektedir. Bu sektörlerde dünyadaki enerjinin yüzde 70’e yakını kullanılır. Durum böyle olunca enerji endüstriyalizmin vazgeçilmezi olur. Doğal gaz rezervi ile dünya enerji piyasasını Rusya elinde tutarak enerji devi olmuşken, ABD bunun gerisinde kalmış ve farklı arayışlara girerek, sonuca ulaşmıştır.


Doğalgaz açığını kapatmak için kullanılıyor!

Doğal gaz açığını Kaya gazı ile kapatma arayışına girilmiştir. Dünyada ilk şeyl gazı çalışmaları 1800’lü yıllarda ABD’nin New York kenti yakınlarında gerçekleşmiş ancak endüstriyel üretime 1970’li yıllarda geçilmiştir. ABD’de Şeyl gazı otuzdan fazla eyalette 450 binden fazla kuyudan çıkarılmaktadır. Dünyada Rusya, ABD, Çin, Brezilya, Arjantin, İsrail, Cezayir, Kanada, Meksika, Avusturalya ve Güney Afrika başta olmak üzere dünya da birçok ülke gözünü şeyl gazına dikmiştir. Dünyadaki şeyl gazı rezervi yaklaşık 7 bin 795 trilyon m³’tür. Avrupa Birliği ülkeleri rezerv azlığı ve maliyet yüksekliğinden dolayı bu gazın çıkarılmasına öncülük etmemiş hatta Fransa kanunla yasaklamıştır. Polonya ve İsrail alternatif enerji olarak şeyl gazını kullanmaya başlamıştır. İlerleyen teknolojiden kaynaklı şeyl gazın maliyeti doğal gazın altına inmiş ve cazip hale gelmiştir.


Türkiye’de sadece Dicle ve Trakya’da var

Türkiye’de ise Trakya ve Dicle vadi havzasında olmak üzere iki bölgede yaklaşık 65 milyon m³ rezerv tespit edilmiştir. Dicle vadi havzasında deneme kuyuları açılmış, Trakya’da ise fizibilite çalışmaları devam etmektedir. Dönemin Enerji Bakanının müjde olarak sunduğu bu rezerv için Dicle vadi havzasında TPAO ve Shell işbirliği ile bin 800 adet kuyu açılması planlanlanıyor.

Açılan kuyudan bin 500 – 4 bin 500 metre aralığında yatay sondajlama ile yer altına yüksek basınçlı çatlatma sıvısı denilen; 590 civarı kimyasal madde ile kum ve su yüksek basınçla fracking yöntemi ile enjekte edilir. Oran olarak yüzde 97,5 su, yüzde 2,5 ince kum ve kimyasallardan oluşur. Her kuyu için iki olimpik havuzu dolduracak kadar su verilir. Ve bu suyun yaklaşık yüzde 40’ı yukarıya geri döner. Yüksek basınçlı bu su ve karışım fracking yöntemi ile elde edilen kırılmalar çatlaklar ve kılcal damarlar oluşturur. Kayaçlar, içindeki gazı  kuyunun ağzına yukarı doğru çıkarır.


‘Silvan ve Batman barajı bu amaçla yapılmaktadır’

Kayaç gazını ve ne anlama geldiğini değerlendiren Ekolojist Güner Yanlıç, açılan kuyular ile deprem riskinin olduğunu söyleyerek, kuyuların artması ile Dicle’de de depremlerin başlayabileceği sinyali verdi. Doğayı ve insanları metalaştıran bu zihniyetten bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini ifade eden Güner, “Dünyada içilebilir su varlıklarının 2050 yılında tükeneceği ve bugün 1,3 milyon kişinin içilebilir su bulamadığı bilinmektedir. Sistemce su ticarileşirken yanlış tarımsal politikalar ile yeraltı su varlıkları hunharca tüketilmektedir. Su tüm canlıların yaşam hakkıdır ve ulaşılabilir olmalıdır. Kimsenin tekeline verilemez ve ticarileştirilemez. Dicle vadi havzasında depremler başlayacaktır. Yine oluşan bu çatlaklardan yeryüzüne sızan gazdan; bitki ve canlılar yaşayamayacak hale gelecektir” dedi.

Kayaç gazların çıkarılmasıyla tarımsal arazilerin çoraklaşacağına dikkat çeken Güner, “Hiçbir canlı yaşayamayacak. Orada yaşayanlar göç edip kapitalizme ucuz işçi olmak zorunda bırakılacak, fosil yakıta olan bağımlılık devam edecek. Sera gazı salınımı artacak ve depremleri tetikleyerek artışa neden olacak. Doğayı ve insanı metalaştıran bu zihniyetten dönülmelidir. Sulama barajları adı altında inşa edilen Silvan ve Batman barajlarının yapılmasının asıl nedeni sulama değil bu kuyuları beslemektir. Tarımsal sulamada kullanılacak söylemi kandırmacadan başka bir şey değildir” dedi.


Kaya gazı nedir ? 

Kaya gazı, doğal gaz ve petrol oluştuğu anda kayadan sızarak başka kayalara geçer, bu geçiş sırasında bir miktar fosil yakıt ana kayayı terk etmeyerek ana kayanın gözenekleri arasına sıkışır. İşte bu kayaçlara hapsolmuş petrol ve doğal gazda kayaç gazı olarak tanımlanır. Dünya da Shale (şeyl) gaz olarak adlandırılan bu fosil yakıta Kayaç gazı ya da Şeyl gaz demek doğru bir adlandırma olur. Yöntem olarak da çatlatma/kırılma (fracking) ile çıkarılır.


MEDİNE MAMEDOĞLU/ŞÛJIN/AMED 

811

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA