Çiğdem DOĞU: Devrimin sırrı: Zîlan

Anlam büyük bir emekle, bilinçle, fedakarlıkla, aşkla yaratılır. Bu nedenle anlamlı bir yaşama sahip olmak için büyük bir eyleme sahip olmak gerekir.

05 Temmuz 2017 Çarşamba | PolitikART

Bir insan, bir kadın, bile bile ölüme doğru koşar adım, keskin bir kararlılık ve mutlaka kazanma iradesiyle giderken neden ısrarla “Anlamlı bir yaşamın ve büyük bir eylemin sahibi olmak istiyorum” der? 

Kürdistan’da anlam nedir? 

Anlamın eylemle nasıl bir ilişkisi vardır? 

Neden anlamlı bir yaşam ve neden büyük bir eylem? 

30 Haziran’da gerçekleştirdiği büyük eylemle Kürdistan’da zaferle tanrıçalığı buluşturan Zîlan’ın duruşu nasıl bir duruş, kimliği nasıl bir kimliktir?  

Her kimlik, kendi zamanına kattığı anlamla kurulur. Zîlan (Zeynep Kınacı) da 1996’nın 30 Haziran’ında gerçekleştirdiği eylemiyle Kürt halkına, Kürt kadınına, Ortadoğu halkları ve kadınlarına çok büyük bir anlam katmıştır. Tarihin derinliklerine gömülmüş olan tanrıça kültürünün, büyük bir anlam arayışıyla tarih sahnesine görkemli çıkışı… Tarihin bugünde, bugünün tarihte gizli olduğu gerçeğini en iyi ve ustalıklı anlatanlardandır Zîlan. Dünün tanrıçası, bugünün direniş ve soy damarı olarak zafer ruhu ve bilinciyle bugüne anlam katmış; dünü bugünle, bugünü dünle yoğurmuş; soylu özgürlük duruşunu sergilemiştir.  

Mektuplarında dile gelen ısrarlı anlam arayışı, insanı cezbeden ve kendine büyük bir kuvvetle çeken anlam yaratma çabası, her şeyden önce tarih-bugün buluşmasının onun kişiliğinde dorukta yaşanmasındandır. Zîlan kimliği, sadece anlam arayan değil, anlamı yaratan kimliktir. Bize şu doğruyu anlatır: Anlam büyük bir emekle, bilinçle, fedakarlıkla, aşkla yaratılır. Bu nedenle anlamlı bir yaşama sahip olmak için büyük bir eyleme sahip olmak gerekir. Özellikle de Kürdistan’da anlam yaratma mücadelesi eylem demektir, mücadele demektir, örgüt demektir. Zîlan çizgisi, en çok da bu gerçeği anlatır. Zîlan, faşizm karşısında direniş damarı, soy damarı, zafer emridir. 

Günümüz Kürdistan’ında, Türkiye’sinde ve Ortadoğu’sunda en çok ihtiyacımız olan, Zîlan ruhu ile Zîlan bilinciyle mücadele etmek ve zafere yürümektir; özgürlüğe, yepyeni anlamlar yaratmaya cesaret ederek faşizme ve soykırımcı güçlere karşı Zîlanca bir anlamla örgütlenmek ve mücadele etmektir. 

Tarihin en soysuz, en ahlaksız ve derinleşmiş faşist ve soykırım politikaları her an, her gün uygulanıyor. Bunlara karşı ürkek, pasif yanıtlar, bu faşist güçleri daha da cesaretlendiriyor. Bu faşist soykırım politikalarına maruz kalanlar, Kürtler, Türkiyeli halklar, demokratlar, kadınlar, gençler ne kadar cesurca örgütlenip mücadele etse, bu karanlık güçler o kadar ürkecek ve yenilecektir. 

Hiçbir anlamı kalmamış, varlığı toplumun varlığına düşman olan bu Erdoğan-Bahçeli iktidarına karşı, her türden faşist saldırıya karşı bize lazım olan çok temel ilke, Zîlanca direnmek ve savaşmaktır. Evet, Zîlanca yaşamak, Zîlanca örgütlenmek, Zîlanca direnmek, Zîlanca mücadele etmek, bu hiçbir sınırı olmayan faşist sistemi yenmenin temel ilkesidir. 

Zîlanca direnmek ve mücadele etmek, her şeyden önce bu soykırımcı sistemden kopuşu gerçekleştirmektir. Soykırımcı sistemin karşısında soylu özgürlük sistemini inşa etmek, ancak bu geri faşist sistemden güçlü bir kopuşla mümkün olabilir. İşte Zîlan’ın ısrarla bahsettiği anlamlı yaşamın rengi, soykırımdan kopuşla açığa çıkacaktır. Zîlanca kopuş, özgür yaşamın anlamlı rengini açığa çıkaran eylemdir. Onun bu yöntemi bizler açısından da, mücadele yöntemlerimizi zenginleştirmek ve yaygınlaştırmak açısından da çok belirleyicidir. Sistem içi bir devrimcilikle bu soykırım gerçekliği aşılamaz; esas olan bu soysuzluğu, yozluğu, anlam yitimini yaratan sistemden kopma gücünü ve cesaretini göstermektir. 

Kopmak başta gelen bir ilkedir; özgürlüğe aşk düzeyinde yaşanan tutku, devrimin kutsal değerlerine, Rêber Apo’ya, şehitlerimize ve halka bağlılık, derin politik bilinç ve öngörü, örgüt kimliğini sahiplenme, tarihi bugüne akıtan bir soy-direniş damarı olma, Zîlan yoldaşın karakteristik özellikleridir. Yine gerilla tarzını en planlı ve disiplinli biçimde uygulama da aynı ölçüde derin özelliklerindendir. Mütevazilik, özeleştirel bir kişilik yapısı, fedakarlık gibi devrimci komünal değerler de onun kimliğinin temel yönleridir. İşte tüm bunların bütünlüğü, Zîlan gerçekliğini yaratıyor, Zîlan’ın zafer tanrıçası kimliğini yaratıyor. 

Faşist soykırımcı Erdoğan-Bahçeli iktidarına ve sistemine karşı devrimci mücadeleyi Zîlan çizgisinin cesur, atak, bilinçli, öngörülü, özgürlük aşkıyla dolu ruhuyla vererek yükseltmek gerekir. “Yaşam iddiam çok büyük, anlamlı bir yaşamın ve büyük bir eylemin sahibi olmak istiyorum. Yaşamı ve insanları çok sevdiğim için bu eylemi gerçekleştirmek istiyorum” diyen Zîlan yoldaşın büyük iddiasıyla, anlamlı yaşamı ve büyük eylemi yaratma hedefiyle devrimci sorumluluklarını sahiplenen kadınlar,  Zîlan çizgisiyle 2017 yılına mutlak zafer armağan edebilir.



203

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA