905 hasta tutsak tahliye edilmiyor

Aralarında kolları olmayan, felçli ve yatalak olan 400’ü ağır 905 hasta tutsağa dikkat çeken insan hakları savunucuları, AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın özel hastaneden aldığı raporla tahliye edilmesini hatırlatarak, hukukun herkese eşit uygulanmasını istedi.

20 Mayıs 2017 Cumartesi | Haber

Olağanüstü Hal’in (OHAL) ardından cezaevlerinde hasta tutsaklalara yönelik baskılar da arttı. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) son verilerine göre; Türkiye cezaevlerinde 905 hasta tutsaktan yaklaşık 400’ü ağır hasta. 

İHD İzmir Şube Yöneticisi Ahmet Çiçek, 15 Temmuz’daki devlet içi çatışmanın ardından darbe girişiminden sonra cezaevlerindeki ihlallerin arttığını söyledi. Cezaevlerindeki sağlıksız koşullardan dolayı birçok tutsağın hastalandığını vurgulayan Çiçek, “3 kişilik odalarda 18-19 kişi kalıyor. 7 kişilik odalarda 25 kişi kalıyor. İnsanların yataklarının olmadığı bir yerde sağlıklı bir koşul olduğu söylenemez. İletişim engelleri ile dolu ve bir sürü hak ihlalinin yaşanmış olduğu bir ortamdan söz ediyoruz. Bu sağlıksız koşullarda yaşanan cezaevlerinde gözden kaçan hasta mahpusların durumu daha vahim” diye konuştu. 

Hukuk eşit uygulanmalı

Hasta tutsakların koşullarının iyileştirilmesine dair devletin bir özel politikası olmadığının altını çizen Çiçek, şunları söyledi: “ATK hantal bir yapıya sahip olduğu için rapor alma yöntemleri ve raporların çıkması oldukça gecikiyor. Bu süre içerisinde hasta olan mahpus, zaten bu sefer ağır hasta mahpus haline dönüşüyor. Biz özel hastanelerden alınmış raporların da dikkate alınması gerektiğini söylüyoruz. Özel hastanelerden alınan raporların örneğini geçtiğimiz günlerde yaşadık. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın rahatsızlığından dolayı tahliye talebi kabul edildi ve mahkemece serbest bırakıldı. Aynı durum diğer hasta mahpuslarda da dikkate alınmalı diye düşünüyoruz. Hukuk herkese eşit şekilde uygulanmalıdır.” 

Yatalak ve felçliler var

Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Sözcüsü Selma Altan ise  Menemen R Tipi Cezaevi’nde bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunan ve 2 kolu olmadığı için ATK’nin hakkında 3 defa “cezaevinde kalamaz” raporu verdiği Ergin Aktaş’ın durumuna dikkat çekti. 2 kolu olmadığı için yıkanamayan ve vücudunun çeşitli yerlerinde mantar oluşan Aktaş’ın derhal serbest bırakılması gerektiğini dile getiren Altan, şu örneklerle devam etti:

* Menemen R Tipi’nde Rojavalı ve belden aşağısı felç olan 19 yaşındaki Ahmedi Hami adlı hasta tutsak da var. Doktorların haftada 2 defa fizik tedavi görmesi gerektiğini söylemesine rağmen aylardır burada fizik tedavi uygulanmıyor. 19 yaşında genç adamın tedavi olursa felçten kurtulacağını biliyoruz. Bu yüzden bir an önce tam teşekküllü bir hastaneye gönderilmesini istiyoruz. 

* Yine aynı yerde Yusuf Bulut, 2 buçuk yıl sonra tahliye olacak, 68 yaşında yatalak bir hastadır. Yeterli hijyenik koşulları yoktur. Hiçbir ihtiyacını kendi başına karşılayamıyor. Tamamen yatağa bağımlıdır, ailesi Adana’da yaşıyor. Adana’dan gidip gelmeleri zordur. Zaten zor koşullarda yaşıyorlar.

Hapishanede değil, hastanede olmalılar

Devletin rehin aldığı bu insanların, hapishanede değil hastanende olması gerektiğini; bunun da en temel insani hakları olduğunu vurgulayan Altan, “Ama onlar bile yerine getirilmiyor. Çünkü cezaevinde yeterli koşullar yoktur. Hasta tutsaklarla ilgili biraz daha titiz davranılmasını istiyoruz Adalet Bakanlığı’ndan. İktidara yakın isimlere uygulanan hukuk onlara da uygulansın. Talebimiz budur. Aksi durum düşman hukukudur” dedi.


 İZMİR


316

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA