Doktordan yaralı tutsağa: Seni tedavi etmiyorum

Osmaniye Cezaevi’nde tutulan Akar İkbal, Nusaybin’de gözaltına alındığında kolundan ve göğsünden yaralı olduğunu ancak götürüldüğü doktorun “Sen teröristsin, seni tedavi etmiyorum” diyerek kendisine işkence ettiğini söyledi.

20 Mayıs 2017 Cumartesi | Haber

Osmaniye Cezaevi’nde tutulan Akar İkbal, Nusaybin’de gözaltına alındığında kolundan ve göğsünden yaralı olduğunu ancak götürüldüğü doktorun “Sen teröristsin, seni tedavi etmiyorum” diyerek kendisine işkence ettiğini söyledi.

Adana Barosu Cezaevi İzleme Komisyonu Başkanı Tugay Bek, Osmaniye T-2 Kapalı Cezaevi’nde tutulan yaralı tutsakların gerekli tedavilerinin yapılmadığı, aksatıldığı ve bu sebeple sakatlıkların meydana geldiği yönünde yapılan başvurular nedeniyle 18 Mayıs’ta cezaevini ziyaret etti. Avukat Bek, cezaevinde tutulan Erzurum Karayazı Belediye Eşbaşkanı Mehmet Sait Karabakan, Akar İkbal ve Mehmet Faruk Engin ile görüştü. Avukat Bek, görüşmelerini rapor haline getirdi. Raporda, bu görüşmeler yer aldı.

Karabakan’ın durumu

4 buçuk aydır Osmaniye T-2 Kapalı Cezaevi’nde tutulan Karabakan, maruz kaldığı hak ihlali ve hukuksuzluğu şöyle aktardı: 9 defa kalp krizi geçirdim. Kalp damarlarında 8 adet stend takılıdır. Geçirdiğim kalp krizlerinde 4 defa kalbim durmuş. Halen bacaklarımdaki 3 atardamar da tıkalıdır. Yüzde 65 oranında kalp yetmezliği yaşıyorum. Ameliyat olmam için Adana, Osmaniye ve Kahramanmaraş’ta hastaneye götürüldüm ancak herhangi bir işlem yapılmadı. Boyun fıtığından cezaevi revir doktoru hastaneye sevk etmesine rağmen 4 buçuk aydır götürülmedim. Hastaneye gidiş gelişte kelepçeli olarak muayene dayatılıyor. Bunu kabul etmeyenlerin tedavisi yapılmıyor. Hastanedeyken nezarette bekletildiğim esnada dahi kelepçe açılmadı. Tedavi için gittiğim hastanede 12 saat boyunca kelepçeli olarak bekletildim.

* Eşyalar yılda 4 kez alınıyor. Bunun dışındaki günlerde eşyalar iade ediliyor. 

* Ayda bir uygulanan açık görüş 2 aya çıkartıldı.

* Haftada bir saat olarak uygulanan spor alanına çıkma hakkından da 3 haftadır mahkumlar faydalandırılmıyor.

* Daha önce rahatlıkla içeri alınan kitapların girişi engelleniyor.

* Başka bir cezaevine götürülen mahkumlara zor kullanılıyor.

* 10 Kişilik koğuşta 18 kişi kalıyor, kimi mahkumlar yerde yatıyor.

* Gece geç saatlerde, son derece provokatif bir üslupla arama yapılıyor.

* Koğuşların içinde tuvalet, banyo, yemek ve oturma alanını görebilecek şekilde kamera yerleştirildi.

* Evrensel ve Özgürlükçü Demokrasi gazeteleri verilmiyor.  

Vuruldu, işkence yapıldı, tedavi edilmedi

Nusaybin’de 26 Mayıs 2013’te gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra Osmaniye T-2 Kapalı Cezaevi’ne getirilen Mehmet Faruk Engin, şunları söyledi: Yakalandığımda sol bacak diz üzerinde yumuşak dokuda vurulmuştum. İlk gözaltına alındığımda bir okula götürülüp işkence yapıldı. Yarama tuz basıldı. Yaralı yerime vurarak dikişlerimi patlattılar. Mardin’de götürüldüğüm spor salonunda da işkence devam etti. Sonrasında götürüldüğüm TEM Şube’de de işkence gördüm. 2 Haziran 2016’da Osmaniye T-2 Cezaevi’ne getirildim. Hastaneye götürüldüğümde jandarmanın doktorlara bunlar ‘terörist’ diye tanıtması nedeniyle doktor tedavi yapmadı. 2 Mayıs 2017’de kelepçe açılmadığı için tedavim yapılmadı. Tedavim aksatıldığı için sol ayağımı diz altından hareket ettiremiyorum.

Doktor da işkence yaptı

Tutsaklardan Akar İkbal’in rapora yansıyan anlatımları ise şöyle: 26 Mayıs 2016’da Nusaybin’de yakalandım. Spor salonunda işkence gördüm. Yakalandığımda sol kolumdan ve göğsümden yaralıydım. Doktor ‘Sen teröristsin, seni tedavi etmiyorum’ dedi. Hatta kırık olan kolumu sağa sola sert bir şekilde savurarak bana işkence yaptı. Cezaevinde de Adana ve Osmaniye’de hastaneye götürüldüm. Ancak tedavim yapılmadı. Şu an yalnızca hap verildi. Hastaneye her gidişte jandarma, ‘Bunlar terörist, Nusaybin’den geldiler’ diye doktora bilgi verdiğinden, doktor da ‘Sen teröristsin’ diyerek tedavi yapmadı.” 

1 yıldır iddianame yok

Avukat Bek, İkbal’in sol elinin tamamen işlevini yitirdiğini aktardı. Bek, “Akar İkbal ve Mehmet Sait Engin hakkındaki soruşturma Mardin’de yürütülmektedir. Bir yıldır tutuklu olmalarına rağmen iddianame düzenlenmemiş. Soruşturmada kendilerini temsil eden bir avukat olup olmadığı konusunda da bilgi sahibi değiller. Şu ana dek kendilerini ziyaret eden bir avukat olmamış” şeklinde konuştu. 

Bek, suçu ne olursa olsun bu kişilerin henüz hüküm giymediğine işaret ederek, şunları ekledi: “Tedavi hakkı korunmalı. Yargılandığı suç türüne göre farklı muamele yapılması kabul edilemez.”  


 ADANA


422

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA