‘Dünya kadınları özerkliklerini ilan etmeli’

Kadın öncülüğünde gelişen Rojava Devrimi, kadınların özgürlük arayışına ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

20 Mayıs 2017 Cumartesi | Kadın

Kadın öncülüğünde gelişen Rojava Devrimi, kadınların özgürlük arayışına ilham kaynağı olmaya devam ediyor. YPJ’nin direnişinden etkilenip yönünü Rojava’ya çeviren Fransız gazeteci Deniz Tekoşin, YPJ’nin belgeselini çekmek için kolları sıvadı. 

Fransa’nın başkenti Paris’te dünyaya gelen Tekoşin Deniz, YPJ savaşçılarının DAİŞ’e karşı gösterdiği direnişin görüntülerinden çok etkilendiğini belirtiyor. Bu direnişi yakından görmek için Rojava’ya gittiğini dile getiren Tekoşin, “YPJ savaşçılarının belgeselini çekip, YPJ’nin gücünü ve direnişini tüm dünyaya duyurmak istiyorum. Rojava devrimi kuşkusuz kadın devrimidir.” diye konuştu. 

‘En güzel kadın, örgütlü kadındır’

Avrupa’da yaşayan insanların örgütsüzlüğüne dikkat çeken Tekoşin, “Eğer bir örgütlülük varsa bile çok küçük ve etkisizdir. Örgütlenmeler toplum içerisinde ilerlemiyor.” ifadelerine yer verdi. Deniz Tekoşin, “Avrupa sisteminde kadınların işe bağımlı kılınıp zamansız bırakıldığını, bununla da kadınların arayışlarının önünün alındığını” belirterek, kadınların toplumda rolsüz bırakıldığnı, güçlerinin yok sayıldığını” belirtti.

Dünyada kadınların meta olarak görüldüğünü söyleyen Tekoşin, “Fiziki güzellik üzerinde duruluyor. Özgürlüğü güzelleşmekte görüyorlar. En güzel kadın, tarihini en iyi bilen ve örgütlü kadındır. HPC ve HPC-JIN gücü beni çok etkiledi. Yaşça büyük kadınlar silahlarını alıp ‘biz ülkemizi koruyacağız’ diyorlar. Onları gördüğümde büyük bir anlam biçiyorum” sözlerine yer veriyor.

Feministler harekete geçmeli 

Mevzilere giderek YPJ’yi yakından takip ettiğini dile getiren Deniz Tekoşin, “Dikkatimi çeken diğer bir nokta ise mevzilerde bir savaşçı yaşamını yitirdiğinde yoldaşlarının öfkesi çetelere karşı daha da artıyor. Ön cephede savaşmak için kendilerini öneriyorlar. Rojava’da her aile bedel ödemiş. Bu benim için değerli ve anlamlı” diyor.

Rojava devriminin ve mücadelesinin doğru bir şekilde anlatılması gerektiğini kaydeden Tekoşin, “Gün direniş ve mücadele günüdür. Feminist hareketler tüm kadınların savunması için harekete geçmelidir. Kadın bedeni üzerindeki teşhirin karşısında durmalıdırlar. Feministlerin her şeyden önce örgütlenip özgür bir yaşam için mücadele etmeleri gerekiyor. Dünya kadınları özerkliklerini ilan etmeliler.” dedi.  


ŞÛJIN/RAKKA 


129

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA