Rojava’ya inanan iki yürek

Bielefeld’de yaşayan Uwe Hauser Kobanê’ye hasta bakıcı olarak gitti. Hizmet vereceği bir hastane olmayınca inşaatında çalışmak için kolları sıvadı.

15 Mayıs 2017 Pazartesi | Toplum-Yaşam

MURAT MANG / BİELEFELD


DAİŞ’e karşı tarihi direnişin sergilendiği Rojava’nın kendileri için de büyük bir moral kaynağı olduğunu belirten Alman enternasyonalistler Uwe Hauser ve Gero Sinolinsky, Kobanê’ye giderek gösterdikleri dayanışmayı hala sürdürüyor. 

Bielefeld’de bir eylemde tanışıyoruz Almanya Marxist-Leninist Parti (MLPD) üyesi Hauser ve Gero Sinolinsky ile. İkisi de 14 Mayıs Pazar günü yapılan NRW seçimlerinde MLPD’nin Enternasyonal Liste adayıydı. Uwe sağlık emekçisi, Gero ise bir uçak fabrikasında çalışıyor. Uzun yıllardır Kürdistan Özgürlük Mücadelesine hayran olduklarını ve yakından ilgilendiklerini söylüyorlar. DAİŞ çeteleri Rojava’ya saldırdığında, “Kalbimiz çok acıdı, sızladı” diyerek, 2015 yıllında Kobanê’ye yardıma nasıl koştuklarını, neler yaptıklarını, neler yaşadıklarını aktarıyorlar heyecanla. Konuşurken tehlikenin henüz geçmediğini, devam ettiğinin de altını çizerek herkesi Rojava ile dayanışmayı büyütmeye davet ediyorlar.

İnsanlık için mükemmel bir örnek

DAİŞ’e karşı Rojava’da verilen mücadelenin kendisi için sarsıcı ve örnek olduğunu ifade eden Hauser, “Kürtler, Araplar, Türkmenler, Asuriler, Aleviler, Êzîdîler birlikte yaşıyorlar. İnsanlık için mükemmel bir örnek oldular. Bu durum bizi daha da heyacanlandırdı“ diyor. MLPD ve Devrici Parti ve Kuruluş Birliği’nin (ICOR) “Rojava’daki mücadeleye mutlaka destek vermeliyiz. Dünyanın yardım etmesi için de harekete geçirmeliyiz” çağrısıyla Rojava’ya gidiyor. 

Hastane inşaatında çalıştı

“Hasta bakıcıyım. Oraya gittiğimde hastanedeki hastalara yardımcı olurum” diyerek Kobanê’ye giden Hauser’in düşündüğü gibi olmuyor. “Kobanê’ye gittiğimizde hastalara yardımcı olacağımız bir hastanenin olmadığını gördük” diyen Hauser şöyle devam ediyor anlatmaya: “Kısa bir zaman için gittiğimiz Kobanê’de hastane yapma yönünde yeni bir planlamaya gittik. Bu uzun bir zaman alacağından ailemle görüştüm. Onların da onayı ile Kobanê’de kaldım. Hastane inşaatında işçi olarak çalışmaya başladık. Çok kaliteli, tam teşekküllü bir hastane yapıldı.”

‘Den Sieg Sichern’

Hastahanenin yapımına ilişkin bir film de hazırlandığını aktaran Hauser, “İsteyenler Youtube’den izleyebilir. Filmin adı ‘Den Sieg Sichern’” diye ekliyor. 

1500 çocuk dünyaya geldi

Hastanenin yapımı için MLPD öncülüğünde tüm Almanya genelinde 8 ton malzeme toplandığını, inşaat yapımında gerekli aletlerin bağış yoluyla toplandığını söyleyen Hauser güzel bir dayanışma örneği sergilendiğini şöyle anlatıyor: “Hastane personeli tamamen gönüllü sağlık personellerinden oluştu. Avusturya’dan bir hastane, ameliyat için kullanılan teknik cihazları bağışladı. Toplam 50 bin Euro değerinde malzeme yardımı toplandı. Ayrıca büyük miktarda maddi yardım toplandı. Hastanenin tamamı yardım kampanyaları ile karşılandı. Bizim kurduğumuz hastane 2016 Kasım ayında açıldı. O günden bugüne kadar 1500 çocuk dünyaya geldi.

Güç ve moral verdi

Kobanê’de yaşadıklarının kendisini için büyük bir moral kaynağını olduğunu ifade eden Hauser, “Bu güç ve moralle Almanya’ya geri döndüm. Yeni bir toplum yaratmak için verilen mücadeleye destek verdiğimi burada Almanlara, Türklere, Kürtlere, herkese, her yerde anlatıyorum. Orada savaş var, silahlı mücadele var. Almanya’da dayanışmayı büyütmek için mücadele verilmeli” diye belirtiyor. 

Rojava tanınmalı ve desteklenmeli

Hauser konuşmasını şu çağrıyla sonlandırıyor: “Başta Alman devleti olmak üzere tüm dünya Rojava’yı resmi olarak tanımalıdır. Öte yandan dünya halkları Rojava’ya destek olmalıdır.”

Rojava modeli örnek

Uçak fabrikasında çalışan Gero Sinolinsky de Kürt Özgürlük Mücadelesiyle yakından ilgilendiğini ve dayanışma gösterdiğini aktarıyor. Rojava’daki sistem, farklı halklar ve inançların birlikte özgürce yaşaması ve kadın özgürlük mücadelesinden etkilenerek Rojava’ya gittiğini belirten Sinolinsky, “Özellikle kadın ve erkeğin yaşamın her alanında eşit haklara sahip olduklarını görmek beni çok şaşırttı. Çok mükemmeldi” diyor. 

Saldırılara aldırış etmeden

Uwe Hauser ile birlikte hastane projesinde yer alan Sinolinsky, “Biz oraya gittiğimizde insanlar halen savaşdan dolayı depresyon içindeydi. Biz hastaneyle onlara yardım etmek istedik. O dönem DAİŞ ikinci kez Kobanê’ye saldırıyordu. Uluslararası birçok kurum oraya gelmişti. Biz onları bilgilendirdik. Saldırılara aldırış etmeden inşaata devam etme kararı aldık” diye anlatıyor. 

Sıra güneş enerjisinde

MLPD’den 26 kişi olmak üzere toplam 177 kişiyle birlikte Kobanê’de yürüttükleri çalışmanın 6 ay sürdüğünü belirten Sinolinsky yeni projelerine ilişkin ise şunları anlatıyor: “Tekrar gitmeyi düşünüyoruz. Güneş enerjisi sistemi kuracağız. Şu an yol güzergahımız tehlikeli olduğu için yeni bir yol bulmaya çalışıyoruz. Diğer bir planımızda bölgeye sağlık koridorunun açılması yönünde. Alman devleti Türkiye’ye bu yönde baskı yapmalı. Türkiye üzerinden bir koridor açılmalıdır.”

Rojava’da savaşın ve tehditin devam ettiğinin altını çizen Sinolinsky, “Sokaklara çıkararak eylemlerimizle Almanya’nın Rojava’ya yardım etmesini sağlamalıyız” diye belirtiyor.


465

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA