‘150 metre ötemdeydi annem’

14 Mayıs Anneler Günü’nü evlat acısı ile karşılayan Kürt anneleri, “Taybet, Hediye, Selamet katledilmişken biz anneler gününü nasıl kutlayalım? diye sordu. Anneleri devlet terörü sonucu katledilen onlarca Kürt çocuğunun ise, bu özel Günü’nü kutlayacağı bir anneleri bile yok artık.

15 Mayıs 2017 Pazartesi | Kadın

Antik Yunan Çağı’na dayanan Anneler Günü geleneği değişik günlerde ve değişik ülkelerde kutlanmakta. Bütün anneler için özel olan bu günü, Kürdistan’daki binlerce anne evlat acısı ve göz yaşı ile karşılamakta. Kimi çocukların ise bu özel gününü kutlayacağı bir anneleri bile yok artık. Çünkü o anneler devlet kurşunu ve şiddetinin kurbanı oldu. Özyönetimler direnişi döneminde kimi çocuklar annelerinin cenazesi ile uyumak zorunda kalırken, kimi anneler ise çocuklarının ölü bedenini günlerce evde sakladı. “Taybet, Hediye, Selamet ve daha nice anne katledilmişken biz anneler gününü nasıl kutlayalım? diye soran Kürdistan’lı anneler evlatlarının ölmeyeceği özgür bir dünya dileğinde bulundu.

Mayıs ayının ikinci haftasına denk gelen Anneler Günü bu yıl Kürdistan’da buruk şekilde karşılanıyor. Çocukları katledilen, tutsak edilen anneler bu yıl da evlatlarının infazlarına tanıklık ederek, dolaplarda evlatlarının cansız bedenlerini korumakla geçirdi. Anneler Günü’nde evlatlarının ölmediği özgür bir dünya dileğinde bulunan Kürdistan’lı anneler, “Taybet, Hediye Selamet ve daha nice anne katledilmişken biz anneler gününü nasıl kutlayalım? diye soruyor.

Hesabı sorulmadan kutlamayacağız

Annelerden Raziye Işıktaş, kayıp çocukların failleri bulunmadan, katledildikten sonra cenazesi 7 gün sokakta bırakılan Taybet İnan’ın, cenazesi çocukları tarafından iple bahçeye taşınan Hediye Şen’in hesabı sorulmadan anneler gününü kutlayamayacaklarını ifade etti. Üç çocuğu cezaevinde bulunan Işıktaş, çocukları katledilen ve cezaevinde bulunan anneler olarak anneler gününün kendileri açısından bir anlam ifade etmediğini vurguladı. 

30 yaşında katledilen Hediye İnan’ın 3 çocuğunun devlet tarafından öksüz bırakıldığını söyleyen Gule Kılıç ise, “O kadar dert gördük ki nasıl anneler gününü kutlayacağız” diye sordu. Kılıç, kanlarının son damlalarına kadar, haksızlık ve hukuksuzluklar karşısında direneceklerinin mesajını paylaştı. 

Özgürlüğü haykıracağız

Annelerden Emine Deniz ise, 2015 yılında savaşın durması için sokağa çıkan annelerin yerlerde sürüklendiğini, dövüldüğünü, katledildiğini hatırlattı.

Barış annesi Nazmiye Yürek ise, bir an önce özgürlüğün sağlanması temennisinde bulunarak, “Öldürülsek de, evlerimiz yakılsa da yine özgürlüğü haykıracağız” diyerek, savaşın son bulması için tüm annelere dayanışma çağrısı yaptı.  


‘Köpekler gelmesin diye…’

19 Aralık 2015 günü sokağa çıkma yasağının olduğu Silopi’de keskin nişancılar tarafından vurulan Taybet İnan, saatlerce yaralı halde yerde kaldıktan sonra, eşi ile çocuklarının gözleri önünde yaşamını yitirdi. Taybet İnan’ın cenazesi tam 7 gün boyunca yerde kaldı. Beyaz bayraklarla almaya giden herkese ateş açıldı. 23 gün sonra defnedilen cenazesine eşi ve çocuklarının katılmasına izin verilmedi. 

Taybet’in ardından çocuklarının şu cümleleri kayıtlara geçti: “Hiçbirimiz uyuyamadık, köpekler gelir, kuşlar konar diye, o orada yattı, biz 150 metre ilerisinde öldük… Bir insan bir insana ne kadar acı çektirebilirse devlet de bize 7 günde bunu yaptı.”

Ardında 4 çocuğu kaldı

Mardin’in Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağının 3’üncü günü olan 15 Kasım 2015 tarihinde ise hamile ve 4 çocuk annesi olan Selamet Yeşilmen evinin bahçesinde keskin nişancılar tarafından katledilmişti. Çocukları tarafından alınan Selamet’in cenazesi evinden zorla çıkarılabilindi. Katilleri hakkında yapılan suç duyuruları ise sonuçsuz kaldı.

Annelerinin cenazesi ile uyudular

16 Aralık’ta Cizre’de ‘sokağa çıkma yasağı’ döneminde Cudi mahallesindeki evinin önündeki bahçede polis tarafından açılan kurşunla katledilen 30 yaşındaki Hediye Şen de 4 çocuk annesiydi. Henüz 11 ve 8 yaşında olan iki çocuğu Hediye’yi yaralı halde attıkları iple eve çekti. Kan kaybından yaşamını yitiren Şen’in cenazesinin çıkarılmasına izin verilmediği için, çocukları gece boyunca annelerinin cenazesiyle birlikte uyudu.   


 ŞUJIN/AMED




Ağlamayan anne bırakmadılar

Urfa’nın Haliliye ilçesinde Anneler Günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte konuşan Mehmet Yavuzel’in annesi Hanım Yavuzel, “Ben bu anneler gününü kabul etmiyorum. Ne zamanki bize özgürlüğün müjdesi gelse, o zaman biz canı gönülden annelerin gününü kutlamış oluruz” dedi. Cumartesi Anneleri ise, “Adalet talebimiz karşılanıncaya kadar bizim kutlanacak günümüz olmayacak” dedi. 

HDP, TJA ve Urfa Barış Anneleri Meclisi tarafından Karşıyaka Mahallesi’ndeki Cumhuriyet Parkı’nda düzenlenen etkinliğe, HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan, Cizre’deki vahşet bodrumlarında arkadaşları ile birlikte öldürülen DBP PM Üyesi Mehmet Yavuzel’in annesi Hanım Yavuzel’in yanısıra çok sayıda kadın katıldı. Çocuklarını özgürlük mücadelesinde yitirmiş annelerin etkinlikte yaptıkları konuşmalar duygulu anların yaşanmasına neden oldu. 

‘Annelerin yüreği volkan’

HDP Urfa il Eşbaşkanı Ayşe Sürücü, yaşanan savaştan kaynaklı her gün gençlerin toprağa düştüğünü, kadınların temennisinin savaşın son bulması olduğunu söyledi. Sürücü, anaların kendi elleri ile çocuklarını toprağa verdiğini ve yeterince ağladıklarını dile getirdi. 

Savaşta kızını kaybeden Barış Annesi Hedle Oğur ise, “Bütün annelerin yürekleri volkan dağı kadar öfkeli, kederli ve acı doludur. Tüm anneler barış diyor ve barış istiyor. Anneler ağlamasın diye bir proje çıkartmışlardı. Ancak yaşanan savaş koşullarında ağlamayan anne bırakmadılar” dedi. 

‘Özgürlüğün müjdelendiği gündür’

14 Mayıs’ın anneler günü olarak kabul edildiğini hatırlatan Mehmet Yavuzel’in annesi Hanım Yavuzel, ise, “Bizim için ne zaman ki çocuklarımız yanımızda olur, o zaman anneler günü olur” dedi. “Bu devlet bizim çocuklarımızı bodrumlarda cayır cayır yakarak katletti” ifadelerini kullanan Yavuzel, “Ben bu anneler gününü kabul etmiyorum. Ne zamanki bize özgürlüğün müjdesi gelse, o zaman biz canı gönülden annelerin gününü kutlamış oluruz” dedi.   


URFA




Anne eli...

KHK ile işinden ihraç edilen ve işini geri almak için 68 gündür açlık grevinde bulunan Nuriye Gülmen’in çığlığı en çok da anne yüreğine dokunmakta. Gülmen’in annesi Cemile Gülmen, avucunun içinde kızının eriyen bedeniyle Anneler Günü’nü karşıladığını ifade etti. Gülmen’in açlığı 68’inci gününde, saçları annesinin ellerinde... Anne Gülmen, Anneler Günü’nde acı ve onuru bir arada yaşıyor; bir yandan kızının eriyen bedeni, bir yandan da kızının tüm annelere hediye ettiği direnişi ve dimdik duruşu...


 DÎHABER/ANKARA




Anneliğin kutsallığı


Bütün dişi canlılara mahsus olan koruma duygusu, hayvanlar aleminde de kimi zaman duygulu anlara neden olmakta. Tıpkı yavrusu için yakarıp ağlayan fotoğraftaki bu anne maymun gibi. Hindistan’ın Jabalphur şehrinde 31 yaşındaki fotoğrafçı Avinash Lodhi, bir anne maymunu yavrusu bayıldığı için ağlarken fotoğrafladı. Anne maymun yavrusu bayıldıktan sonra endişe duyup ağlamaya başlamıştı. Ancak küçük maymun birkaç dakika sonra kendine geldi. Telegraph gazetesine konuşan Lodhi, “Bu fotoğraf yüreğime dokunuyor. Çünkü fotoğrafçılık kariyerim boyunca böyle bir şey görmedim” dedi. Her şeyin çok hızlı olup bittiğini ifade eden Lodhi, “Fotoğrafı çekerken ne olduğunu bile anlamamıştım, anladığımda ise bir saat konuşamadım. Böyle anlara pek sık rastlanmıyor, özellikle de hayvanlarla.” dedi. 



Kaynak: Telegraph


758

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA