AGİT: Şaibe var

AGİT, Türkiye’deki anayasa değişikliği referandumunun eşit koşullarda yapılmadığını belirterek, YSK’nin şeffaf davranmadığını ve mühürsüz oyların geçerli sayılmasının da yasaya uygun olmadığını açıkladı.

18 Nisan 2017 Salı | Dünya

AGİT heyeti referandum raporunda, YSK’nin aldığı mühürsüz zarf ve pusulaların da geçerli sayılacağına yönelik kararın seçim güvenliğinin altını oyduğu ve yasalarla çeliştiğini vurguladı.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) heyeti dün Ankara’da bir basın toplantısı düzenleyerek Türkiye’deki anayasa referandumuna dair ön raporunu paylaştı. AGİT uluslararası gözlem heyeti, anayasa değişikliği referandumunun "eşit olmayan şartlarda" gerçekleştiği sonucuna vardı. 

YSK’nin kararı yasaya aykırı

Heyet, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) dışarıdan getirildiği kanıtlanmadıkça mühürsüz oyların da geçerli sayılacağını açıklamasının kanunla çeliştiğini vurguladı. YSK'nin kararı tartışma yaratmış, referandumun iptalini isteyen CHP bunun için gerekirse önce Anayasa Mahkemesi'ne (AYM), sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuracağını açıklamıştı. Gözlemlerine ilişkin soruları yanıtlayan heyetten Cezar Florin Preda, "Son dakika yapılan değişiklikler, sayım prosedürü ile ilgili önemli bir güvenlik mekanizmasını devre dışı bırakmıştır" dedi. Preda basın toplantısında, medyanın referendum yayınlarının da "tek taraflı" olduğunu ifade etti. 

Eşit koşullarda yapılmadı

AGİT heyetinin "İlk bulgular ve sonuçlar" başlıklı raporunda dile getirilen eleştiriler şöyle: 

* 16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu eşit şartlara sahip olmayan bir ortamda gerçekleşmiş ve kampanyanın iki tarafı eşit olanaklara sahip olmamıştır.

* Altyapı projelerinin açılış merasimleri gibi devlet törenleri kampanya amacıyla kullanılmış, ilgili şehirlerde etkinlik günleri için kamuya ait toplu taşıma araçları sürekli olarak ücretsiz kullanıma sunulmuştur.

* Seçmenlere tarafsız bilgi sağlanmamıştır.

* Referandum, başarısız darbe girişimi sonrasında ilan edilen vazgeçilmez olan temel özgürlüklerin kısıtlandığı bir olağanüstü hal altında gerçekleşmiştir.

* Medyada tek bir tarafın baskın şekilde yer alması ve medyaya yönelik kısıtlamalar seçmenlerin çoğulcu fikirlere erişimini azaltmıştır.

* Gözlemcilerimiz ‘Evet’ kampanyasının medyada baskın olduğunu, bunun yanında medyaya baskının, gazetecilerin tutuklanmasının ve medya kuruluşlarının kapatılmasının seçmenlerin görüş çoğulluğuna erişimi engellediğini ortaya koydu.

* Cumhurbaşkanı ve birtakım ileri gelen devlet yetkililerinin "Evet" kampanyasına etkin katılımı nedeniyle kampanya dengesiz olmuştur.

* Sayım süreçlerindeki son değişiklikler önemli bir emniyet tedbirini ortadan kaldırmış ve bu değişikliklere muhalefet tarafından itiraz edilmiştir.

* YSK sürecin bazı yönlerine yönelik düzenlemeler yapmış ve talimatlar vermiş olsa da yasal çerçeve "gerçekten demokratik bir referandum gerçekleştirmek için" yetersiz kalmıştır.

Her madde ayrı ayrı oylanmalıydı

* Anayasanın 72 maddesini etkileyen 18 maddelik anayasa değişikliği teklifi, tek bir paket halinde oylanmıştır. Bu durum seçmenlere değişikliklerle ortaya konan farklı konuların her biri için ayrı ayrı tercih yapma şansını sağlamamıştır.

* Önerilen değişikliklerin hiçbiri oy pusulalarında yer almamış; seçmenlerden basitçe "Evet" veya "Hayır" seçeneklerinden birini seçmeleri istenilmiştir.

Partilerin temsili dengeli olmadı

* Sandık Kurulları’nda siyasi partilerin temsili tümüyle dengeli olmamıştır ve muhalefet partileri tarafından atanan 170 sandık kurulu başkanının reddedilmesi ile olumsuz şekilde etkilenmiştir.

* Kamu kaynaklarının kötüye kullanımına dair durumlar ülke çapında gözlemlenmiş ve medyada geniş şekilde yer almıştır.

Evleri yıkılanlar oy kullanamadı

AGİT heyeti, Türk devletinin operasyonlar kapsamında büyük yıkımın yaşandığı Kürt kentlerindeki durumu da özellikle dikkat çekti. Heyet raporunda Birleşmiş Milletler rakamlarına göre devlet tarafından zorla yerinden edilen 355 ila 500 bin kişinin seçmen kaydı konusunda sıkıntı yaşadığını vurguladı. Raporda, "Geçen yıl güvenlik gerekçesiyle evlerini terk etmek zorunda kalanlar oylamada zorluk yaşadı, kimileri de oy kullanamadı" denildi. 

Türkiye uluslararası standartların gerisinde

İfade özgürlüğünün kısıtlandığına, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet kaynaklarını kendi çıkarı için kullandığını ve kampanya sürecinde tarafların medyada eşitsiz görünümüne dikkat çeken AGİT heyeti, bunların yasalara aykırı olduğunu belirtti: "Türkiye, bir parçası olduğu uluslararası standartların gerisinde kaldı."

‘Terörist’ suçlaması kampanyaya gölge düşürdü

AGİT heyeti, Erdoğan ve hükümet yetkililerinin ‘Hayır’cılara ‘terörist’ yakıştırması yapmasına da yer verdi: "Bazı yetkililerin ‘Hayır’cıları terörizme sıcak bakanlarla bir tutması, kampanya söylemine gölge düşürdü. Pek çok vakada ‘Hayır’cılar polis müdahalesine ve şiddete maruz kaldı."

Esas rapor daha sonra

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nden 23 parlamenter ve görevlinin yanı sıra AGİT/DKİHB’den 40 uzun dönemli gözlemci ve 63 uzman görevli olmak üzere 26 ülkeden gözlemcinin tespitlerinin bulunduğu esas rapor daha sonra açıklanacak.

ABD ile AB, AGİT raporunu bekledi

Avrupa Birliği kurumları ile ABD Dışişleri Bakanlığı, AGİT gözlemcileri ön  raporlarını açıklayıncaya kadar referandum sonuçları ile ilgili yorum yapmayacaklarını söylemişti. 

Beyaz Saray’dan da Türkiye’deki referanduma dair dün akşam gazetemizin baskıya girdiği saatlere (18:00) kadar bir açıklama gelmemişti.  


HABER MERKEZİ


542

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA