Kürtler sömürgeciliği reddediyor

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, referandumun 16 Nisan öncesi meşru olmadığı gibi sonrasının da meşru olmayacağını vurgulayarak, Kürt halkının da soykırımcı sömürgeciliği reddettiğini bir kez daha gösterdiğini söyledi.

18 Nisan 2017 Salı | Haber

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bütün devlet olanakları ve baskılara rağmen ‘Hayır’ diyen Kuzey Kürdistanlılar ile Türkiye halklarının kazandığını belirtti.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’a dayatılan referandum ve sonuçlarına ilişkin dün yazılı bir açıklama yaptı. 

Bozgun yaşadılar

AKP-MHP ittifakı ve iktidarının, OHAL ortamında ve oldukça eşitsiz koşullarda yapılan referandumu kaybettiği ve bozgun yaşadığı belirtilen açıklamada, “Kazanan Kürt halkı ve Türkiye halkları olmuştur” denildi. 

AKP-MHP iktidarının her yerde “PKK referandumda hayır diyor” diyerek Türkiye’de şovenizme seslenerek oylarını yükseltmek isteme taktiğinin de başarısız kılındığı kaydedilen açıklamada, şöyle denildi: “Türkiye’nin siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamını belirleyen Marmara, Ege ve Akdeniz bölgesi, Ankara gibi tüm büyük şehirlerde ve Kürdistan’da hayır oylarının yüksek çıkması AKP-MHP iktidarının çok büyük kaybettiğini göstermektedir. Kürdistan ile bu bölgeleri ve şehirleri kaybeden hiçbir siyasi güç ne meşru iktidar olabilir, ne de referanduma sunulan anayasa meşru olur. Bu sonuçlarla birlikte Türkiye’de yürürlükte olan anayasa ve mevcut iktidar meşruiyetini kaybetmiştir.’’ 

Kürdistan şamarı vurdu

Kürdistan’da OHAL’den öte bir faşist darbeyle halkın üzerinde ağır bir baskı kurulduğu; Kürt şehirleri yakılıp yıkılarak yüzlerce insanın katledildiği; tüm siyasetçiler ve belediye eşbaşkanlarının tutuklandığı; HDP’nin tüm il ve ilçe yönetimlerinin ve çalışma yapacak tüm kadrolarının zindana atıldığı; HDP’nin referandum şarkısının yasaklandığı ve her türlü hilenin yapıldığı hatırlatılan açıklamada, referandumda Kürt halkının il ve ilçelerde yüzde 65 ile yüzde 85 arasında ‘Hayır’ oyu vermesinin, AKP-MHP iktidarına vurulmuş bir şamar olduğu vurgulandı. Açıklamada, “8 Mart ve Newroz’da AKP-MHP faşizminin saldırılarına görkemli cevap veren Kürt halkı, bu referandumda da mevcut anayasa ve iktidarı meşru görmediğini ve tanımadığını açıkça ortaya koymuştur” denildi.

Zulüm sopasına halk sopası

Tüm ağır saldırılara ve baskılara rağmen öz yönetim direnişlerinin olduğu yerlerde yüzde 80’ler civarında ‘Hayır’ oyu verilmesi, Kürt halkının soykırımcı sömürgeciliği reddetmesinin ve özerk yaşamdaki ısrarının kanıtı olduğu kaydedilen açıklamada, şöyle devam edildi: “Cizre halkı bodrumdaki katliamlara yüzde 80’in üzerinde ‘Hayır’ oyuyla cevap vererek Newroz’daki muhteşem duruşunu bir daha göstermiştir. Bu referandumla soykırımcı sömürgeciliğin öz yönetim direnişleri hakkındaki karalama kampanyasına da gerekli cevap verilmiştir. Kürt’e sopa gösterenlere ve zulüm yapanlara halk sopasını vurmuştur.”

Tüm belediyeler yine alınırdı

Kürt halkı referandumdaki tutumuyla HDP’ye yönelik saldırılara ve belediye eşbaşkanlarının tutuklanmasına da cevap verdiği ifade edilen açıklamada, “Bu sonuçlar dikkate alındığında eğer bir yerel yönetim seçimi olsaydı kayyum atanan tüm belediyeleri yine Kürt yurtseverlerin kazanacağı ortaya konmuştur. Böylece kayyumların zorbalık ve gasp olduğu açıkça ortaya çıkmıştır” denildi.

Metropol Kürtleri de ‘Hayır’ dedi

Sadece Kürdistan’da değil, metropollerdeki Kürtlerin de referandumda ‘Hayır’ diyerek Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin zaferinde önemli rol oynadığına işaret edilen açıklamada, “Hayır oylarının çıktığı metropoller aynı zamanda Kürtlerin yoğun yaşadığı şehirlerdir” hatırlatması yapıldı.

Değişiklik yok hükmündedir

Seçim hilelerine dikkat çekilen açıklamada, referandumun 16 Nisan’dan önce olduğu gibi, 16 Nisan’dan sonra da meşru olmadığı vurgulandı. Açıklamada, şunların altı çizildi: “Zaten referandum sonuçlarının hileli ve şaibeli olması, anayasa değişikliklerinin Türkiye halkı nezdinde de yok hükmünde olması anlamına gelmektedir. Bu referandum sonuçlarıyla birlikte sadece yapılan değişiklikler değil tüm anayasa da yok hükmünde olmuş ve batıl hale gelmiştir. Zaten Kürdistan’da Hayır oyları ezici biçimde çıktığından anayasanın dün olduğu gibi bugün de Kürtler açısından hiçbir biçimde meşruiyeti olmayacaktır.”

Sonucun verdiği görevler

Bu referandumun sonuçlarının Kürtlere ve Türkiye halklarına önemli görevler yüklediği belirtilen açıklamada, ortaklaşmanın kazandıracağı tekrarlanarak, şunlar ifade edildi: “Değişikliklerle gerçekleştirilmek istenen faşist yönetim gerçekliği kabul edilmemelidir. Referandum sürecinde gerçekleşen ortaklıklar demokratik ittifak ve platformlarla kalıcı ve sürekliliği olan bir demokrasi hareketine dönüştürülmelidir. Türkiye tarihinde ilk defa bu düzeyde demokrasi güçleri ortaklaşmış, bu da büyük bir başarı getirmiştir. Ortak bir demokrasi hareketi yaratmanın önemi görülmeli ve gereği yapılmalıdır.”  


 BEHDİNAN


1769

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA