Sarstı, onardı, yol gösterdi

Ona Kürtçe’nin lezzetini öğreten Fewzî Öğretmen’i bu sözlerle anmıştı Hêmin. Ölümünün 35. yılında Kürt halkı da onu, hâlâ bu duygularla anıyor. O,öğretmeninden aldığı söz’ü, halkına aktardı; sarstı, onardı, yol gösterdi.

18 Nisan 2017 Salı | Kültür-Sanat

Şair Mukriyanî, yaşamı boyunca Kürtlerin, Kürdistan’ın ve yoksulların dostluğuyla anıldı. El emeğine ve toprağa aşıktı. Bu nedenle köylüleri, toplumun en temizleri olarak gördü. Onların yanında çalıştı, ekmeklerinden böldü.

Oysa şair, zengin bir ağa ve şeyhin oğluydu; ama 26 yaşından yaşamını yitirdiği güne kadar yoksullukla yaşadı. Bu ömrün çok büyük bir bölümü Mahabad hasretiyle doluydu. 

Mukriyanî, Seyîd Mihemed Emîn Şêx Elîslamî adıyla 1921’in bahar aylarında Laçîn köyünde dünyaya geldi. Zengin ve tanınmış bir ailenin çocuğuydu. Babası onu henüz altı yaşındayken eğitim için medreseye gönderdi. Din konusunda birikim sahibi öğretmenlerden, Kur’an ve yanı sıra Farsça ve Arapça öğrendi. Daha sonra gönderildiği Mahabad şehrinde Şêx Yusif Burhan Medresesi’nde dini dersler konusunda eğitim alır. Mela Ehmed Fewzî adlı öğretmeninin yardımıyla Kürtçe okuma ve yazmayı öğrendiği gibi, Kürdistan davasına gönül verir.

Fewzî Öğretmen’e övgü

Tarık û Run adlı divanında öğretmeni Fewzî’yi hasretle anıyor: “O beni sarstı, onardı. Bana bilgi ve öğrenmenin kapılarını açtı, yaşam yolunu gösterdi... Onun sayesinde Kürt olduğumu, Kürtlerin de mahrum bırakılmış, baskı görmüş bir halk olduğunu ve bu nedenle kurtuluş için Kürt çocuklarının fedakarlık yapıp canlarını feda edeceklerini öğrendim. O edebi zevkimi nasıl süsleyip durulaştıracağımı öğretti. Devrimci Fars şairlerin divanlarını o benim için buldu ve okuyup onlardan öğrenmemi teşvik etti. Ama elimden geldiğince Kürtçe yazmam ve Farsça şiir söylemem için bana söz verdirdi.”

1942 yılında yoldaşı Hejar Mukriyanî ile birlikte tüm Kürdistan’ın bağımsızlığı için eylemlere başlayan Jiyanewey Kurd derneğine üye oldu. Mahabad Cumhuriyeti’nin yıkılışı ardından Doğu Kürdistan’dan ayrılarak Güney Kürdistan’da kaldı. Bir süre sonra çalışmalarına geri döndü. İllegal yaşadığı bu dönemde nerede yaşadığı bilinmiyor. Birkaç kez tutuklandı.

Mukriyanî, doğduğu topraklardan uzak kaldığı göçmenlik yıllarında da boş kalmadı. Bağdat’ta bir dönem Kurî Zaniyarî’de (Derin İlim) Kürt dili üzerine araştırma ve çevirilere başladı.

Sirwe’yi kurdu

1979 yılında, Pehlewî totaliter rejiminin sona ermesinin ardından İran KDP’sinin Merkez Komite üyeleri arasında yer aldı. Fakat bir süre sonra onlarla da yollarını ayırdı. Kürt dili ve edebiyatına hizmet etmek için var olan fırsatları değerlendirmek istiyordu. Bu nedenle Mukriyanî, KDP’nin ağır eleştirilerine maruz kaldı. 1983 yılında Urmiye kendinde Selahedîn Eyyûbî Yayınevi’ni kurdu. 1985 yılında ise aylık olarak bu yayınevinde yayınlanan zengin içeriğe sahip Sirwe Dergisi’nin editörlüğünü yaptı. Kısa süre içinde aydınlar ve Kürtçeye gönül verenler içinde geniş okuyucu kitlesine sahip olan Sirwe Dergisi, Doğu Kürdistan’da yeni bir süreci başlattı. Dergi, Kürtçe okuma ve yazmanın tabu olarak görüldüğü bir dönemi sona erdirdi. 

Hêmin aynı zamanda Hewarî Kurd, Hewarî Nîştiman, Girûgalî Minalan, Kurdistan (KDP resmi yayın organı), Agir ve Helale gibi dergi ve gazetelerin de yazarları arasında yer aldı. 

Hêmin Mukriyanî, değer ve saygı gören biri olarak yaşamının son yıllarında yine toprak için emek verdi. Ama en büyük kaygısı, Kürtlerin dili ve kültürü için verdiği hizmetinin sonuçsuz kalmasıydı. Bu nedenle Şêlanawê köyü ile Urmiye arasında gidip geldi.

1986 yılının baharında 65 yaşındayken Urmiye’de yaşamını yitirdi. Yaşamı zorluklarla geçse de onurlu ve minnetsiz olarak yaşadı. 


Firmêskî Geş

Qet le dinya da nebû bêcîge le naxoşî beşim

Mat û damaw û peşêw û bêkes û çare reşim

Serdemêk aware bûm û maweyekîş derbeder

Nemdî rûy asûdegî û her toşî gêre w qerqeşim

Dabî Kurd waye, kes lagîrî lêqewmaw nîye

Bo çî serkoney bikem, lêm zîze yarî mehweşim


Türkçe:

(Dünyada hastalıktan azade yok hiçbir yerim

Sessiz ve çilekeş ve kimsesiz ve bahtı karayım

Bir vakit mülteciydim, bir vakit de derbeder

Görmedim huzur yüzü, hep karmaşaya rast geldim

Kürt oldun mu böyledir; bu kavmin yoktur tarafgiri

Niye dara düşeyim, bu yufka yürekle ben mehveşim)


* Kakşar Oremar tarafından Mart 2012’de PolitikART için yazılan ‘İnsanlığın sesi ve çığlığı, Kürdistan davasının sevdalısı Hêmin Mukriyanî’ başlıklı yazıdan büyük oranda faydalanılarak derlenmiştir.



KÜLTÜR SERVİSİ




Bestum’da anıldı

Bestum Kültür ve Sanat Merkezi, 31 yıl önce hayata gözlerini yuman şair Hêmin Mukriyanî’nin ölüm yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. 

Hêmin Mukriyani’nin şiirleri ve edebiyatıyla Kürt halk tarihine yaptığı eşsiz katkıların hatırlatıldığı açıklamada, “Bugün binlerce sanatçı bu yolu takip ediyor” denildi.

Açıklamanın devamında şunlar belirtildi: “Mamosta Hêmin irade ve tutum sahibi bir kişiliğe sahipti. Kürt halkına yönelik bası ve şiddeti hiçbir zaman kabul etmedi ve mücadeleci bir tutum sahibi oldu. Bu sanatçıların geride bıraktığı mirasa sahip çıkmanın en anlamlı yolu, halka, ülkeye ve toprağa sahip çıkmaktır.” 



 ROJNEWS / BESTUM




407

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA